Fast Money. - 1244 Son Güncellenme - 1452 Güncelleme - 1452Siroz hastalığı nedir, vücudun ana maddelerinden birisi olan karaciğerin çeşitli etkenlere bağlı olarak bozulması ve görevlerini yerine getirememesi sonucu ortaya çıkan bir sağlık sorunudur. Siroz hastalığı nedir denildiğinde çoğu kişinin aklına karaciğer sirozu okuyarak, tdavisi oldukça zorlu olan siroz hastalığı nedir, sebepleri nelerdir öğrenerek uygun bir tedavi süreci hakkında bilgi hastalığı nedir sorusu , tedavisi uzun ve zorlu olan bu sağlık sorununun ölümcül hastalıklar listesinde ilk on içine girmesiyle birlikte daha çok karşımıza meydana gelen bozulmalara bağlı olarak ortaya çıkan siroz hastalığında, hasar gören karaciğer hücreleri yenilense bile oluşan miktar çok fazla olacağından sorunlar devam edecektir. Batı ülkelerinde oldukça büyük ölüm oranlarına neden olan siroz hastalığı nedir, sebepleri nelerdir merak edenler için yazımız önemli bir bilgi kaynağı hastalığı nedir?Siroz hastalığı; karaciğerde bulunan işlevsel birimlerin hasar alması sonucu sertleşmesi ve bu sertleşme ile birlikte geri dönülemez bir biçimde hücrelerin bozulması hastalığıdır. Vücudun kimya fabrikası olan karaciğerin bu şekilde hasar görmesi hayati tehlikelere yol açabilecek bir durumdur Buna bağlı olarak Batı ülkelerinde ilk 10 ölümcül hastalık arasında siroz hastalığı da yer hastalığı sebepleri halk arasında genellikle fazla alkol tüketimine bağlı olarak görülse de tek sebep bu değildir. Siroz hastalığı sebepleri nelerdir, hakkında çok daha fazla bilgi aşağıda maddeler halinde hastalığı sebepleri nelerdir?Siroz hastalığı sebepleri her kişide farklılık gösterebilir. Siroz hastalığının sık görüldüğü ülkelerde hastalığın en büyük sebebi fazla alkol tüketimidir. Türkiye’de siroz hastalığının en büyük sebebi olarak ise Hepatit B enfeksiyonu hastalığı sebepleri nelerdir, aşağıda maddeler halinde yer almaktadır-Alkol tüketimi,-Hepatit B,C ve D enfeksiyonları,-Otoimmün Hepatit,-Primer biliyer sirozPBC ve primer sklerozan kolanjitPSC-Hepatotoksik ilaçlar -Kardiyak siroz-Wilson hastalığı,kistik fibros-Uzun süreli açlıkSiroz hastalığı belirtileri nelerdir?Sık görülen belirtileri ile siroz hastalığı nedir daha iyi tanımlayabilirsiniz. Siroz hastalığının sık görülen belirtileri arasında şunlar yer almaktadır-Halsizlik-Sürekli yorgunluk-Vücut damarlarında karıncalanma hissi-Kilo kaybı-Bacaklarda şişkinlik-Mide bulantısı-Karında şişkinlik-Gözlerde ve cilt yüzeyinde görülen sarılık-Yüksek tansiyon-Dalak büyümesi-Kemiklerde ağrı-Ciltte uzun süreli morarma-Konsantrasyon güçlüğüSiroz hastalığı tedavisi nasıl yapılır?Siroz hastalığı sebepleri titiz bir biçimde araştırılmadan hastalığın tedavisi mümkün değildir. Yapılan testlere ve muayenelere göre siroz olduğu kesin olan hastalar için doktor tarafından uygun bir tedavi yöntemi belirlenecektir. Siroz hastalığı tedavisi yöntemleri nelerdir, işte cevabı-Alkol kullanan kişilerin alkolü hayatlarından tamamen çıkarması vitamin değerleri ölçülmeli, vitamin eksikliği olması halinde ise vitamin takviyesi tansiyon sirozda sık görülür bir sorundur. Tansiyonun düşük tutulmasına özen yağlı yemeklerden uzak önermediği ilaçlar attırıcı ve idrar sökücü etkisi olan ilaçlar kullanımı hastası ne kadar yaşar?Siroz hastalığı nedir ile ilgili merak edilenlerden birisi hastaların ne kadar yaşadığıdır. Bu konu ile ilgili net bir tahminde bulunmak doğru değildir. Dünya geneline bakıldığında siroz hastalarının ömrünün 1 ile 20 yıl arasında değiştiği görülebilir, yine de siroz hastası birisinin en fazla 20 yıl yaşabileceği hakkında net bir hüküm vermek doğru bilgi olmayacaktır. Siroz Tedavisi Genel BakışSirozun Tedavisi Nasıl Yapılır?Alkol Bağımlılığı TedavisiSiroz ve ObeziteSiroz Tedavisi İlaçlarıVücutta Biriken Sıvının TedavisiPortal Hipertansiyonun TedavisiEnfeksiyonların TedavisiSiroz için Karaciğer TransplantasyonuGelecekteki Siroz TedavileriSirozun Bitkisel TedavisiYararlanılan Kaynaklar Siroz Tedavisi Genel Bakış İnternet ortamında bir takım araştırmalar yaparken insanların sirozun tedavisi var mı, sirozun tedavisi mümkün mü, sirozun tedavisi nedir, siroz tedavisi nasıl yapılır, sirozun bitkisel tedavisi, siroz tedavisinde en iyi hastane, sirozun tedavisi bulundu, siroz tedavisinde kullanılan ilaçlar, siroz tedavi edilir mi, siroz tedavi edilmezse ne olur, siroz geriler mi, siroz tedavi ilaçları, siroza iyi gelen gıdalar, siroz hastası ne yemeli gibi aramalar yaptığını gördüm ve siroz tedavisi konusunda detaylı bir yazı hazırlamaya karar verdim. Sirozda Beklenen Yaşam Süresi ile ilgili hazırlamış olduğum yazıya buradan geçiş yapabilirsiniz. Sirozun Tedavisi Nasıl Yapılır? Karaciğer sirozu tedavisi, siroza neden olan faktörlere bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Karaciğer harabiyetine neden olan altta yatan patolojik durumun tedavi edilmesi şarttır. Bizim bu tedaviyi uygularken temel amacımız karaciğerde mevcut skar dokusunu azaltmak, skar dokusu artış hızını minimum seviyelere çekmek ve komplikasyonların önüne geçmektir. Ciddi düzeyde hasar içeren siroz tedavileri hastaneye yatış gerektirebilmektedir. Alkol Bağımlılığı Tedavisi Bildiğiniz üzere düzenli alkol tüketimi siroz oluşumuna sebebiyet veren baş faktörlerden bir tanesidir. Alkol bağımlılığı nedeniyle siroza yakalanan bireyler alkolü derhal bırakmalıdır. Alkol karaciğere toksik etki yapmakta ve karaciğer doku harabiyetini hızlandırmaktadır. Bunun için mutlaka alkol bırakma programı yapılmalıdır. Siroz ve Obezite Siroz hastalığında kontrol altına alınması gereken durumlardan bir tanesi de aşırı kilolardır. Alerjik olmayan karaciğer hastalıklarının zeminin hazırladığı siroz tedavisinde kilo vermek ve kan şekeri düzeylerini normal seviyelerde tutmak oldukça önemlidir. Sirozu kontrol altında tutmak için kilo verilirken protein alımının yeterli düzeylerde olmasına dikkat edilmelidir. Siroz Tedavisi İlaçları Bir takım hepatit kontrol ilaçları ile ilerleyen dönemde siroza neden olabilecek hepatit hastalıklarının karaciğere verdiği hasar minimalize edilebilir. İlaçlar bazı sirozların ilerlemesini yavaşlatabilir. Örneğin geçmişte primer biliyer siroz ismini verdiğimiz şimdilerde primer biliyer kolanjit olarak bilinen bu hastalığa erken evrede yakalanan bireylere uygulanan ilaç tedavileri oldukça etkilidir. Sirozun ileri evrelerine geçişi büyük ölçüde yavaşlatır. Vücutta Biriken Sıvının Tedavisi Vücutta özellikle karın bölgesinde meydana gelen sıvı birikimi veya karın şişliği tedavisi için tuz kısıtlamaları, uygun bir diyet programı ve diüretik adını verdiğimiz söktürücü ilaçlar kullanılmaktadır. Bu sıvı birikimi bazı durumlarda çok fazladır ve karaciğere zarar vermemesi için tüp takılmasını gerektirebilir. Portal Hipertansiyonun Tedavisi Karaciğeri besleyen damarlarda artan basıncı yani başka bir deyişle portal hipertansiyonu kontrol altında tutmalıyız. Gerekli durumlarda bu damarların tespit edilebilmesi için bir takım endoskopik yöntemler kullanılabilir. Şiddetli vakalarda karaciğer damarlarının basıncını azaltmak ve kanamaların önüne geçmek için tüpler kullanılabilir. Enfeksiyonların Tedavisi Enfeksiyonlara karşı hekiminizin önerdiği antibiyotikler veya diğer tedaviler kullanılmaktadır. Burada önemli bir husus ise koruyucu tedavi yapılasıdır. Gelişebilecek pnömoni ve hepatit gibi hastalıklara karşın önlem olarak aşılar yapılabilmektedir. Siroz için Karaciğer Transplantasyonu Karaciğer dokusu tamamen kaybedildiğinde ve bazı kompleks siroz vakalarında karaciğer nakli tek tedavi şansımız olabilmektedir. Sarılık, vücutta sıvı birikimi, varis kanamaları, hepatik ensefalopatiler ve böbrek fonksiyonlarında bozulmalar görüldüğünde transplantasyon düşünülebilir. Karaciğer naklinin en sık sebebi bildiğiniz üzere sirozdur. Bu nakil ölen bir bireyin karaciğerinden veya sağlıklı bir bireyin karaciğerinden alınan bir parçanın hastaya nakledilmesi şeklinde gerçekleşir. Bu nakil adayları ameliyat öncesinde bu nakilin gerçekleşmesi durumunda yeteri kadar fayda görüp görmeyeceğinin belirlenmesi için kapsamlı bir takım testlere girerler. Ayrıca alkol nedeniyle siroza yakalanan bireylere nakil gerçekleşebilmesi için öncelikle alkol bırakılmalı ve bir süre yoksunluk periyodu yaşanmalıdır. Gelecekteki Siroz Tedavileri Bilim insanları mevcut siroz tedavilerini daha iyi bir noktaya taşımak ve yeni tedaviler bulabilmek amacıyla çalışmaları sürdürmektedirler. Ancak karaciğer dopkusunun geri dönüşsüz harabiyeti nedeniyle bu çalışmalardaki başarı oranı sınırlı kalmış durumda. Temel tedavi çalışmaları sirozu ortadan kaldırmaktan ziyade sirozun ilerlemesini durdurmak ve ortaya çıkmasını önlemek üzerine yoğunlaşmıştır. Birey taramalarını arttırmak, yaşam tarzı değişikliklerini yaygınlaştırmak, yeni ilaçların bir takım kombinasyonlarını yapmak ve erken teşhis oranını artırmak gibi çalışmalarda bu amaçla yapılmaktadır. Gelecek dönemlerde fibrozise bağlı olarak ortaya çıkan sirozu fibrozisi geri döndermek yoluyla azaltmak veya tersine çevirmenin mümkün olabileceği düşünülüyor. Sirozun Bitkisel Tedavisi Sirozun neden olduğu karaciğer hasarını tedavi etmek için bir takım bitkisel ilaçların kullanıldığı bilinmektedir. Silymarin içeren devedikeni sütü siroz için en çok kullanılan bitkisel maddedir. Bunun dışında meyan kökü, şizandra ve astragalus gibi bitkilerle ilgili çalışmalarda mevcuttur. Netice itibariyle karaciğer sirozu için bitkisel ürünleri önerecek kadar bilimsel çalışma mevcut değildir. Buna ek olarak bazı bitkisel ürünlerin aşırı kullanımı neticesinde karaciğer üzerine toksik etki yaparak zarar verdiği bilinmektedir. Alternatif tıpdan yardım almak istiyorsanız bunu mutlaka doktorunuz ile konuştuktan sonra yapınız. Konuyu toparlayacak olursak günümüz şartlarında hiçbir tedavi karaciğerinizde meydana gelen hasarı geri döndüremeyecektir ancak bazı tedaviler karaciğer hasarını önleyebilir veya yavaşlatabilir. [su_box title=”Siroz ile İlgili Diğer Yazılarımızı Okumak İster misiniz?” style=”soft” box_color=”3e5ae2″] Siroz Hastaları Ne Kadar Yaşar? Kaç Çeşit Siroz Vardır? Dekompanse Siroz Nedir? Kriptojenik Siroz Nedir? Alkole Bağlı Karaciğer Sirozu [/su_box] Yararlanılan Kaynaklar Siroz konusyla ilgili olarak aklınıza takılan herşeyi yorum bölümünden sorabilirsiniz. Cevap vermekten mutluluk duyacağım. ASCITES Karın boşluğunda sıvı toplaması, Asit Dobrucalı Asit Ascites nedir? Asit Ascites sözcüğü latince içi su dolu kese anlamına gelir ve tıpta karın boşluğunda sıvı birikmesine verilen addır. Karaciğer hastalıkları, kanser, kalp ve böbrek yetersizliği gibi hastalıklarda asit gelişebilir Asit neden oluşur? Asitin en sık görülen nedeni karaciğer sirozudur. Asitli hastaların yaklaşık %80 inde neden karaciğer sirozudur. Mide, barsaklar, pankreas ve dalaktan karaciğere kan getiren toplar damarlarda vena porta siroza bağlı basınç artışı portal hipertansiyon 1 ve sirotik karaciğer tarafından yeterince yapılamayan albüminin serum seviyesinin düşmesi2 onkotik basıncı azaltarak damar içindeki suyun karın boşluğuna kaçmasına yol açar. Ayrıca siroz nedeniyle karın içi lenf damarlarındaki basınç artışı da karaciğer yüzeyinden ve karın boşluğundaki lenf damarlarından karın boşluğuna lenf sıvısının sızmasına neden olur3. Asit oluşumuna yol açan diğer bir neden de siroz sonrasında ortaya çıkan vücuttaki tuz ve su birikimidir. Siroz nedeniyle vücutta dolaşan etkin kan hacminin azalması ve böbreklere daha az miktarda kan gitmesi bazı nörohormonal mekanizmaların harekete geçmesine ve bunun sonucunda da böbreklerin su ve tuz tutmasına ve vücutta ve karın boşluğunda sıvı asicites toplanmasına yol açar4. Karaciğerde siroz olmadan da karaciğere giren ve karaciğerden çıkan toplar damarların vena porta ve hepatik ven tıkanması sonucunda asit gelişebilir. Karaciğerden çıkan toplar damarın tıkanması Budd-Chiari sendromu olarak adlandırılır. Kronik böbrek hastalıklarında hem böbreklerden protein kaybı albumin hem de su ve tuz tutulmasına bağlı olarak asit gelişebilir. Sağ kalp yetersizliği ve kalp zarı kalınlaşması konstriktif perikardit olan hastalarda da bacaklarda ödem ve karın boşluğunda sıvı birikimi görülür. Pankreasın akut ve kronik hastalıklarında, tiroid hormonu eksikliğinde hipotiroidi, karın boşluğu enfeksiyonlarında periton tüberkülozu vb. ve karın boşluğuna yayılım gösteren kanserlerde asit gelişebilir. Mide, kalın barsak ve kadınlarda over yumurtalık kanserlerinin ileri dönemlerinde, ileri evre lenfomalarda lenf bezi kaynaklı tümörler asit gelişimi sık olarak görülen bir durumdur. Kansere bağlı asitler tüm asitlerin yaklaşık %10 undan sorumludur. Asit oluşum mekanizmaları Kaç çeşit asit vardır? Klasik olarak 2 çeşit asit bulunur; transüda ve eksüda. Bu sınıflama kabaca asitin içeriğinde bulunan protein ve hücre miktarına göre yapılır. Daha nadir görünen bir üçüncü asit çeşidi içindeki yağ miktarının fazla olması nedeniyle beyaz renkte ve süt görünümünde olan şilöz’ asittir. Transüda ve eksüda ayrımının yapılmasında en sık kullanılan yöntem serum ve asit albümin farkının hesaplanmasıdır. Bu fark serum-asit albumin gradienti SAAG olarak adlandırılır. SAAG >1,1 olduğunda transüda, 1,1 den küçük olduğunda ise eksüda olarak kabul edilir. Örneğin hastanın serum albumin seviyesi 3,5g/dl, asit albumin seviyesi 1,5g/dl ise SAAG 2g/dl dir. Bu durumda SAAG >1,1 olduğundan asit transüda’ dır. Şilöz asitlerde asit içindeki yağ miktarı artarken pankreas hastalıklarına bağlı asitte asit içinde amilaz gibi pankreas enzimleri yüksek değerlerdedir. Transüda cinsi asit karaciğer sirozu, siroz dışı portal hipertansiyon Budd-Chiari sendromu vb., kalp yetersizliği ve böbrek yetersizliği gibi durumlarda görülürken eksüda cinsi asit transüda cinsi asitin enfekte olması halinde, karın içi enfeksiyonlarında tüberküloz gibi, pankreatitte ve tümörlerde görülür. Asit sıvısındaki hücre sayısının >400/mm3 veya polimorf nükleer lökosit sayısının >200/mm3 olması asitte enfeksiyon geliştiğini gösterir. Bu durumda asitten alınan örnekte bakteri üreyebilir. Altta yatan nedene göre asit çeşitleri Farklı asit çeşitlerinin görünümleri. Soldan itibaren transüda berrak, amber rengi, eksüda bulanık görünümlü, ve şilöz asit. Farklı etyolojilere bağlı asitlerin özellikleri Asitin belirtileri nelerdir? Karın içinde 400-500ml den az asit oluşumu hasta tarafından fark edilmeyebilir. Zayıf insanlarda asit daha kolay fark edilir. Daha fazla miktarda sıvı toplanması halinde karında şişkinlik hissi ortaya çıkar. Asit miktarı arttıkça karın dışarıdan görünür şekilde şişmeye başlar. Karın boşluğunda aşırı miktarda asit biriktiğinde hasta nefes almakta güçlük çekebilir. Bazen karın boşluğundaki sıvı diaframdaki doğal açıklıklardan geçerek göğüs boşluğunda da sıvı birikmesine yol açabilir. Bazı hastalarda asitin oluşmasına neden olan hastalığa ait diğer belirtiler daha ön planda olabilir. Asitli hastada karnın görünümü Asit nasıl teşhis edilir? Karın boşluğunda biriken asit 500ml den fazla olduğunda beden muayenesi sırasında doktor tarafından teşhis edilebilir. Muayene ile anlaşılamayacak miktardaki asitin varlığı ultrasonografi ile anlaşılabilir. Ultrasonografide tecrübeli ellerde 50ml kadar az miktardaki asit bile saptanabilir. Bir hastada asit olduğu anlaşıldığında altta yatan nedenin anlaşılması gerekir. Bu amaçla başka biyokimyasal testlerin, endoskopik incelemelerin ve ileri görüntüleme yöntemlerinin kullanılması ve asit sıvısından örnek alınması gerekebilir. Asit saptanan bir hastada altta yatan sebebin kronik karaciğer, kalp ve böbrek hastalığı olduğu bilindiğinde, bazı özel durumlar dışında, asit sıvısından örnek alınması genellikle gerekmez. Bazı hallerde altta yatan nedenin anlaşılması güç olabilir. Bu durumda asit sıvısından örnek alınarak incelenir. İnce bir iğneyle asit sıvısından örnek alınması işlemi diagnostik parasentez’ olarak adalandırılır teşhis amacıyla karından bir miktar sıvı alınması işlemi. Bu işlem genellikle ağrısızdır. Asit sıvısının analiz edilmesi için 20-30cc kadar asit alınması yeterlidir. Alınan sıvı hücre sayımı, biyokimyasal ve mikrobiyolojik testler ve sitopatolojik incelemeler için laboratuvara gönderilir. Patolojik inceleme için daha fazla miktarda sıvı alınması gerekebilir. Biokimyasal incelemede asit sıvısında hücre sayımı, glukoz, albumin, sodyum, LDH laktik dehidrogenaz ve amilaz, ölçümü yapılır. Sitopatolojik inceleme özellikle tümöre bağlı asitlerin araştırılmasında önemlidir. Bilgisyarlı tomografide karında asitin görünümü Asit nasıl tedavi edilir? Asit tedavisi altta yatan hastalığa göre farklılık gösterir. Karaciğer sirozu, kalp yetersizliği ve böbrek yetersizliği gibi durumlarda diyetteki tuzun ve sıvı alımının kıstılanması ve gerektiğinde idrar söktürücü ilaçların kullanılmasıyla düzelme sağlanabilir. Tuz kısıtlaması günlük tuz alımının 2g a indirilmesiyle yapılır. Normal miktardaki bir günlük diyette yemeğin tamamen tuzsuz yapılarak normal ekmeğin yenmesiyle günde 4g kadar tuz alınır. Ekmeğin de tuzsuz olması halinde bu miktar yaklaşık 2g a iner. Bu nedenle asit tedavisinde uygulanacak diyette hem yemeğin hem de ekmeğin tuzsuz olması gerekir. Hastanın tuzsuz diyete uyup uymadığı idrarda atılan sodyum miktarı ölçülerek anlaşılabilir. Bazı durumlarda bir miktar daha fazla tuz alımına müsaade edilebilir ancak buna hastayı izleyen doktoru karar verecektir. Tuz kısıtlanması ve yatak istirahati ile yeterli tedavi sağlanamayan hastalarda tedaviye idrar söktürücü ilaçlar eklenir Diüretikler. Bu amaçla en sık kullanılan iki ilaç sprinolakton’ ve furosemid’ dir. Gerektiğinde bu iki ilaç birlikte kullanılabilir. Günlük doz furosemidde 40-160mg, spironlaktonda 100-400 mg dır. Kalp ve böbrek yetersizliği olan hastalarda ilave ilaçların kullanılması ve hemodiyaliz gerekebilir. Hangi tür ilacın hangi dozda kullanılacağına laboratuar sonuçlarınızı ve klinik bulgularınızı değerlendiren doktorunuz karar verecektir. İdrar söktürücü ilaçlar hastanın gece boyunca sık sık uykudan uyanmasını önlemek amacıyla sabah saatlerinde verilmelidir. İlaçların yüksek dozda kullanılması vücutta sıvı ve elektolit dengesini bozarak sodyum, potasyum, üre ve kreatinin seviyelerinde bazen hayati tehlike yaratabilecek değişikliklerin oluşmasına neden olabilir. Karaciğer sirozu olan hastalarda beyin fonksiyonlarında bozulma görülebilir Hepatik ensefalopati. Bu nedenle diüretik tedavisi altındaki hastaların belirli aralıklarla değerlendirilmesi ve meydana gelebilecek bu tür istenmeyen değişikliklerin izlenmesi gerekir. Asit sıvısında enfeksiyon saptandığında hasta uygun antibiyotiklerle tedavi edilir. Bu durum karaciğer sirozuna eşlik eden asitli hastalarda seyrek olmayarak görülen bir durumdur ve spontan bakteriyel peritonit’ olarak adlandırlır. Asitte enfeksiyon varlığı diüretik tedavisine yanıtı azaltır ve tedavi edilmediğinde böbrek yetersizliği, hepatik ensefalopati ve septik şoka yol açabilir. Enfeksiyon ve kansere bağlı asit diüretik tedavisine genellikle iyi yanıt vermez. Diyet ve diüretik tedavisine yanıt alınıp alınmadığı vücut ağrılığı ölçülerek anlaşılabilir. Etkili bir diüretik tedavisinde asitli hastaların günde en az 0,5kg vermesi gerekir. Asitle birlikte bacaklarında ödemi olan hastalarda bu kayıp günde 1kg olmalıdır. Tedaviye dirençli asitlerde tedavi değişikliğinden önce hastanın tedaviye uyumu tuzsuz diyet ve ilaç kullanımı ve asitte enfeksiyon olup olmadığı kontrol edilmelidir. Etkin ilaç tedavisine rağmen bir hafta içinde 1kg ve üzerinde bir ağırlık kaybı sağlanamaması durumunda tedaviye dirençli asit’ ten söz edilir. Bu durum karaciğer sirozu olan hastaların yaklaşık olarak %15 inde görülür ve yaşam süresini kısaltan önemli bir bulgudur. Bu durumdaki vakalarda parasentezle bir seferinde 5-10L kadar asit boşaltılarak hasta rahatlatılır [Tedavi edici terapötik parasentez, geniş hacimli parasentez]. Özellikle kansere bağlı asitlerde bu yöntem diüretik tedavisinden daha etkilidir ve bazen haftada bir yapılması gerekebilir. Sirozlu hastalarda geniş hacimli parasentez kan basıncı düşüklüğü, aşırı halsizlik, böbrek yetersizliği ve elektrolit bozukluğuna yol açabileceğinden deneyimli kliniklerde ve doktor gözetiminde yapılması gerekir. Parasentez Karaciğer sirozlu hastalarda tedaviye dirençli asitte uygulanabilecek diğer tedavi yöntemleri TIPS Transjugular intrahepatic portosystemic shunt ve karaciğer transplantasyonudur. TIPS de yapılan işlem, boyundaki toplar damarlardan girilerek karaciğer toplar damarına ulaşılıp karaciğer içinden geçirilen bir stentin karaciğer toplar damarıyla portal ven arasına yerleştirilmesidir bkz. Asit neden oluşur? . Bu sayede portal basınç düşürülerek asitin hızla gerilemesi sağlanır. Stentin tıkanması ve hepatik ensefalopati beyin fonksiyonlarında bozulma en sık görülen yan etkilerdir. TIPS bu işte tecrübeli radyologlar veya gastroenterologlar tarafından hastane ortamında ve steril şartlarda uygulanır. TIPS Transjugular intrahepatic portosystemic shunt Karaciğer transplantasyonu tedaviye dirençli asiti olan karaciğer sirozlu hastalarda başvurulabilecek son yöntemdir transplantasyonu. Tıbbi tedaviye yanıt alınamayan kalp yetersizliğine bağlı asiti olan hastalarda uygun vakalarda kalp transplantasyonu bir çözüm olabilir. Asitte prognoz altta yatan nedene göre değişiklik gösterir. Karaciğer sirozlu hastada asit gelişmesi hastalığın ilerlediğini ve sirozun dekompanse hale geldiğini gösterir bkz. karaciğer sirozu. Bu hastaların %50’si 3 yıl içinde, %75’ i de 5 yıl içinde kaybedilir. Kalp hastalığı varlığında asit gelişmesi halinde de prognoz kötü olup uygun tedavi uygulanan hastalarda ortalama yaşam süresi 2-4 yıl arasında değişir. Kanser ve diğer tümörlere bağlı asitte prognoz kötüdür ve bu hastalar genellikle aylar içinde kaybedilir. KAYNAKLAR 1-Starr SP, Raines diagnosis, management, and Fam Physician 2011;841353-9. 2-Sonali S,Sakaria hypertension. In; Essentials of Gastroenterology. Ed; Shanti V Sitaraman and Lawrence S Sorularınız için; Dobrucalı 0216 3505372 adobrucali 1214 Son Güncelleme 1216 Siroz karaciğer fonksiyonlarının kaybıyla sonuçlanan, normalde karaciğerde bulunan lobül işlevsel birimlerinin sertleşme ve nedbeleşme ile yerini geri dönüşümsüz fibrozis dokusunun aldığı patolojik duruma verilen addır. Ancak bu terim hemen her zaman kronik karaciğer iltihabı için kullanılır. Siroz sözcüğü Antik Yunanca'da portakal sarısı ya da koyu sarı renk anlamına gelen "scirrhus" sözcüğünden kaynaklanmakla birlikte ilk defa 1826 yılında Laennec tarafından kullanılmıştır. Siroz nedenleri Karaciğer sirozu farklı hastalıkların sonucu olarak meydana gelebilir. Gelişmiş ülkelerde görülen sirozların %50’sinin sebebi alkol bağımlılığıdır. Ülkemizde görülen karaciğer sirozlarının başlıca sebebi ise hepatit B enfeksiyonudur. Bunlar dışında hepatit C & D enfeksiyonları da karaciğer sirozuna sebep olmaktadır. Diğer nedenler aşağıdaki gibidir -Otoimmün Hepatit -Primer biliyer siroz PBC ve Primer Sklerozan Kolanjit PSC -Bazı konjenital karaciğer hastalıkları Wilson hastalığı, hemokromatoz, kistik fibros, alfa-1 antitirpsin eksikliği -Kardiyak siroz uzun süreli sağ kalp yetmezliğine bağlı olarak -Hepatotoksik ilaç ve ya toksinler Genel Belirtiler -Bitkinlik, çabuk yorulma, -Davranış değişiklikleri, sinirlilik hali, uyku bozuklukları, unutkanlık -Üst karında basınç hissi, meteorismus Karaciğer belirtileri -Spider naevi Üst gövdede ve yüzde görülen örümcek damarsal benlerdir, gebelikte de görülebilir -Palmar eritem Avuç içinde - tenar ve hipotenar bölgelerinde - artan östrojen miktarı sebebiyle görülür. -Kuru ve kırmzı dil ve dudaklar Lackzunge, Lacklippen Hormonal belirtiler -Erkeklerde erkeğe özgü kıllanmanın kaybı, erektil disfonksiyon, testiküler atrofi, jinekomasti -Kadınlarda menstrüasyon bozuklukları ve sekonder amenore Diğer Belirtiler -Hemostaz buzuklukları Sentezi karaciğerde yapılan koagulasyon faktörlerinin yeterli üretilememesi sonucu -Portal hipertansiyon ve varis kanamaları -Bacaklarda ödem ve karında sıvı birikmesi Assit -Hipersplenizm -Hepatik ensefalopati SİROZ TEDAVİSİ Karaciğer nakli dışında sirozun tedavisi yoktur. Siroz yeterince erken teşhis edilirse, altta yatan nedeni veya ortaya çıkan çeşitli komplikasyonları tedavi ederek hasar en aza indirgenebilir. Siroz hastalığına sebep olan başlıca etkenler fazla alkol kullanımı, hepatit B ve C virüsleri, doğuştan gelen karaciğer hastalıkları, beslenme bozuklukları, aşırı derecede kilolu olmak, çok aç kalmak ve mantar zehirlenmesi olarak sayılabilir. Siroz tedavisinde yapılması gerekenler şunlardır – Kişi alkol kullanıyorsa hemen alkolü bırakmalıdır – Hastanın acilen vitaminlerinin düşük olup olmadığına bakılmalıdır. Ek vitamin takviyesi yapılmalıdır. – Siroz hastalığında yüksek tansiyon görüleceği için mutlaka yüksek tansiyon sürekli düşük tutulmalı ve tansiyon düşürücü ilaçlar kullanılmalıdır. – Karın ve bacak şişmesini giderebilmek amacıyla idrar söktürücü ödem attırıcı ilaçlar verilmelidir. – Aşırı yağlı yemeklerden kesinlikle hasta uzak durmalıdır. – Doktorun önermediği ilaçların hiç birisi kesinlikle kullanılmamalıdır. Siroz direkt olarak karaciğere etki eden çok ciddi bir rahatsızlıktır. Hastalığın ilerleyen evrelerinde hastanın karın bölgesinde şişkinlik görülebilir ve bu şişkinlik git gide artabilir. Siroz hastalığının pek çok belirtisi vardır. Bunlardan biri de şişkinlik hissidir. Birçok hasta şişkinlik şikayeti ile doktora başvurduktan sonra siroz olduğunu öğrenir. Hastalığın ilerleyen dönemlerinde karın bölgesinde yüksek oranda asit birikir ve karın bölgesi şişmeye başlar. Sert ve gergin bir şekilde şişen karın kişiye rahatsızlık ve acı verebilir. Sirozda Karın Şişmesi Siroz hastalarının vücutlarının pek çok farklı noktasında şişkinlikler ve ödemler meydana gelebilir. Fakat en rahatsız edici durum kişinin karnında biriken asit ve su karışımıdır. Bu birikme sebebiyle hastanın karnı adeta bir balon gibi şişmeye başlar. Oldukça sert ve gergin olur. Suyun ve asidin mutlak suretle boşaltılması gerekir. Aksi takdirde deri, bu gerilme ile başa çıkamayarak infilak edebilir. Şişen karın bölgesinde damarlar ortaya çıkmaya başlar. Karaciğer yavaş yavaş işlevini kaybetmeye başladığından dolayı kan temizlenemez ve damarlardan akan pis kanlar göz ile görülebilecek düzeyde gün yüzüne çıkar. Deri gerildikçe incelmeye başlar ve bu kişiye zaman zaman zarar verebilir. Bu tip durumlarda hastaya aynı zamanda psikolojik destek uygulanır. Artık rahat hareket edemeyen hasta korkmaya ve panik yapmaya başlayabilir. Burada doktorlara çok büyük bir görev düşer. Sirozda Karın Şişmesi Siroz Hastasından Su Alınması Aşırı oranda karın şişliği görülen hastalara farklı yöntemler önerilebilir. Bu yöntemler hastanın durumuna ve doktorun bakış açısına göre değişkenlik gösterir. Sağlık firmaları, karın bölgesine uzanan bir hortum sayesinde fazla asidi dışarı çıkartmaya yarayan bir cihaz üretmişlerdir. Fakat bu tabii ki çok güvenli veya en sağlıklı yöntemdir diyemeyiz. Diğer bir yöntem ise parasentez yöntemidir. Bu yöntem ile hastanın karnından çeşitli iğneler yardımı ile su çekilir. Hasta karnındaki fazla su boşaltılır. Karında su birikimi sadece siroz sebebi ile değil farklı hastalıklar sebebi ile de olabilir. Karın zarı kanseri gibi durumlarda da karın zarının içerisinde fazla miktarda su biriktiği görülmüştür. Bu gibi durumlarda başvurulacak en güvenli yöntem parasentez olacaktır. Parasentez yapılmadığı takdirde hastanın karnı büyümeye devam eder. Bu oranda hastanın derisi de gerilir ve hasta çok yüksek oranda ağrı ve acı ile karşı karşıya kalabilir. Bu durum genellikle sirozun ilerleyen evrelerine görülür. Karnından su alınacak olan hasta operasyondan önce herhangi bir şey yememiş veya sıvı tüketmemiş olmalıdır. Operasyon biraz acılı olabilir. Lokal anestezi ile gerçekleştirilebilir. Karın bölgesinin farklı noktalarından bir şırınga yardımı ile fazla su ve asit çekilir. Hasta rahatlatılır. Bu operasyondan sonra hastanın karnındaki deride bir miktar sarkma yaşanacaktır. Siroz hastalarında bu durum bir defadan fazla yaşanır. Dolayısı ile hasta birkaç defa aynı operasyon yapılabilir. Siroz Karın Şişliği Nasıl İner? Parasentez yöntemini tercih etmeyen hastalar pompa görevi gören bir cihaz ile karındaki fazla asidi boşaltabilir. Farklı firmaların çeşitli ürünleri arasından doktorunda önereceği güvenilir bir ürün seçilebilir. Bunun yanı sıra ödem söktürücü çaylar ve besinler tüketilebilir. Ödem atıcı sular bu tip durumlarda çok da etkili olmamaktadır. Fakat hastayı bir nebze de olsa rahatlatmaktadır. Hastanın karnından büyük bir ameliyat işlemi ile sıvı alınmaz. Sadece basit bir parasentez işlemi uygulanır. Karın şişliği yaşayan hastaların tercih etmeleri gereken bir numaralı yöntem kesinlikle parasentez olmalıdır. Şayet doktor, hasta için en uygun yöntemi zaten tavsiye edecektir. Fakat şişliğin mutlak surete ciddiye alınması gerekir. Aksi takdir de deri daha gerilebilir ve hastanın karın bölgesi bu basınca dayanmayabilir. Bu durumda da oldukça tatsız bir sonuç ile karşılaşılır. Aynı zamanda hastaya çeşitli ödem atıcı ve söktürücü ilaçlar da verilebilir. Bu, tamamen doktorun tercihine kalmış bir şeydir. Kaynaklar Loading...

siroz hastalığında karından su alma