20- Kuvvet sahibidir. Arşın sahibi Allah katında yücedir. 21- Orada kendisine itaat edilir, güvenilir. 22- Arkadaşımız deli değildir. 23- Şüphesiz (Muhammed) onu apaçık ufukta görmüştür. 24- O, gayb hakkında töhmet altında tutulamaz. 25- O, kovulmuş şeytanın sözü değildir. 26- O halde nereye gidiyorsunuz?
Gerçek şu ki, Allah katında ayların sayısı, gökleri ve yeri yarattığı günden beri Allah’ın kitabında on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır. İşte dosdoğru olan hesab (din) budur. Öyleyse bunlarda kendinize zulmetmeyin ve onların sizlerle topluca savaşması gibi siz de müşriklerle topluca savaşmayın.
AllahTeâla şöyle buyurur: “Kadınlarınızdan zina edenlere karşı içinizden dört şahit getirin. Eğer şahitlik ederlerse onları ölünceye veya Allah onlar için bir yol açıncaya kadar evlerde hapsedin.” (Nisa 4/15) Liân ile ilgili âyetler kadınların zina şahitliği konusuna açıklık getirir. Allah Teâlâ şöyle buyurur:
İslamiaçıdan hamile bir kadının doğurduğu çocuğun anında konuştuğunu görmesi ise, ahiret hayatında iyi bir makama ereceğine, bazı yorumculara göre ise de kişinin ahirete göç edeceğine delalet eder. Bir başka yoruma göre de, çocuk sahibi olamayan bir kadın böyle bir rüya görürse, Allah ona bir çocuk ihsan eder.
Kız çocuklarına İslâm’ın verdiği değer ise şu mevkie yükseldi: “Her kim üç kız çocuğunu veya kız kardeşlerini himâye edip büyütür, güzelce terbiye eder, evlendirir ve onlara lütuf ve iyiliklerini devam ettirirse, o kimse cennetliktir.” (Ebû Dâvûd, Edeb, 120-121/5147; Tirmizî, Birr, 13/1912)
Fast Money. Rüyada hamile kadın görmek bolluğu, bereketi ve zenginliği bulacağına, hakkında asılsız yere adli süreç başlatılan bir kişiye büyük yardımının dokunacağına, endişelerin bitip yerini mutluluğun alacağına, bedenen ve ruhen dinleneceğine, İslami olarak Allah katında sevilen ve sevapları çok olan bir kul olunacağına, insan ya da hayvan demeden Allah’ın yarattığı her canlıyı seveceğine yorumlanır. Tabirciye göre rüya sahibi kimsenin düşmanı yenmeye, rakibi alt etmeye, çocuklarının ve torunlarının daima dizinin dibinde yaşayacaklarına, onlarla doyasıya ve uzun vakit geçirme mutluluğuna ve şansına nail olacağına, yapılacak başarılı işlerle çok büyük bir şöhrete sahip olunacağına, hem ruhsal hem parasal olarak çok iyi olunacağına, işlerini yoluna sokacağına ve çok mutlu ve huzurlu olacağı bir döneme gireceğine, aile içerisinde sorun yaşasalar da her sıkıntının hane içinde kalacağına işarettir. Rüyada ağlayan hamile kadın görmek dik durmaya çalışacağına, rakiplerini alt edeceğine, çok güzel ve hayırlı adımlar atılacağına yorumlanır. Rüyada akraba hamile kadın görmek zorlukları aşacağına, kendisini çok iyi yerlere getirecek bazı büyük adımlar atacağına, her türlü illet hastalığın iyileşeceğine, kurulan ortaklıkların büyük başarı ve kazanç getireceğine, her zaman başkalarına borç verecek kadar ferah bir hayata sahip olacağına, elini attığı her işten muvaffak olacağına ve kafasına koyduğu her amacı gerçekleştireceğine işaret eder. Rüyada anneyi hamile kadın görmek illet hastalıklara tutulmayacağına, hayallerinin ve isteklerinin gerçekleşeceğine, çalışmaların ve projelerin beklentilerin üstünde başarı getireceğine, arkadaş çevresinde özel muamele göreceğine delalet etmektedir. Rüyada arkadaşını hamile kadın görmek etrafındaki kişilerin takdirlerini kazanacağına, tüm sıkıntılarından ve sorunlarından yakın bir zaman içinde kurtulup çok güzel işlere imza atacağına, hayatına bolluğun ve bereketin geleceğine, hayatı içinde süren belirsiz durumların yavaş yavaş düzeleceğine, iş hayatında ortaya koyacağı bazı çalışmalar ve alacağı başarılar sayesinde büyük bir özgüvene kavuşacağına, maddi ve manevi olarak uğranılan zararların telafi edileceğine delalet ettiğine inanılır. Rüyada başka hamile kadın görmek rahatsızlık veren kişilerin uzaklaştırılacağına, huzur ve mutluluk ortamının yaratılacağına, kapanan bütün kapıların açılacağına, rahatlığa erileceğine, yaşam kalitesinin ve standartlarının artacağına, gençliğin verdiği acemiliğini geride bırakacağına alamet etmektedir. Rüyada bekar hamile kadın görmek işlerinin düzene gireceğine, atılacak adımlar sayesinde iş konusunda ferahlığa çıkılacağına, tecrübe edeceği bir olay yaşayarak, bundan sonra hep başarılı işler yapacağına, maddi ve manevi olarak çok iyi bir noktaya gelineceğine, maddi anlamda güç ve kuvvet kazanacağına, çok başarılı olacağına, ilerleyeceğine alamet eder. Rüyada birden fazla hamile kadın görmek sıkıntılarını ortadan kaldıracağına, elinde bulunan imkânları çok iyi değerlendirip büyük kazançlar elde edeceğine, şifaya kavuşacağına, sorunları ortadan kaldıracağına, uzun zamandan beri çekilen zorluğun kısa bir süreliğine de olsa biteceğine, daha derin bir ruhani hayata sahip olması ile beraber çevresindekilere de inancı hakkında doğru bilgiler vermeyi vazife edineceğine, insanları yönlendiren, onlara iş öğreten ve öncülük ederek yol gösteren kişi konumuna geleceğine işaret etmektedir. Rüyada camide hamile kadın görmek kendini ifade etmenin çarelerini bulacağına, müşkül durumların üstesinden geleceğine, maddi açıdan çok kazanç elde edeceğine, kazanacağı paralar sayesinde aile hayatında yaşanan tartışmaların sona ereceğine, bir ev alma konusunda kısa sürede önemli adımla atılacağına, ruhsal sorunlarından gülmek suretiyle şifa bulacağına işaret ettiği söylenir. Rüyada çarşaflı hamile kadın görmek iş ortamındaki sorunların ve sıkıntıların çözümüne katkıda bulunacağına, aile hayatının çok güzel bir hal alacağına, hayat boyu kendisine yardım eden insanlar sayesinde hiçbir zorluk çekmeden yaşayacağına rivayet eder. Rüyada çirkin hamile kadın görmek yakın bir zaman içinde iş hayatında ve aile hayatında çok güzel gelişmelerle karşılaşacağına, arkadaşlarla ve akrabalarla eğlenceli vakitler geçirileceğine, anlayışlı eşe ve çocuklara sahip olunacağına ve ferahlığa çıkacağına, dini bütün kimselerin takdirini toplayacak kadar önemli işler yapacağına, sıkıntılarını çözmek için adım atacağına, bazı büyük çalışmalar yapacağına rivayet etmektedir. Rüyada denizde hamile kadın görmek gidilecek yerde tanışılan biriyle evlilik yapılarak o şehre veya ülkeye temelli yerleşileceğine, bereketin ve karın artacağına, şansının bir ömür yaver gideceğine, kısa zamanda çok iyi işlere imza atacağına, iş hayatının düzeleceğine, sıkıntılarının son bulacağına, sıkıntı veren bir tanıdığından veya arkadaşından uzaklaşacağına işarettir. Rüyada dördüz hamile kadın görmek projelerin yeni ve hayırlı kapılar açacağına, kazancının çoğalacağına, rızkının genişleyeceğine, işlerinin bir türlü düzeleceğine, çok tahsilli bir kişi olacağına, yakın bir akrabanın desteğinin alınacağına ve kaybedilen işe ve kariyere tekrar kavuşmak için büyük bir çaba gösterileceğine, ailesi içindeki tatsızlıkların yerini sevince ve mutluluğa bırakacağına, çok iyi yatırımlar yaparak büyük ve hayırlı kazançlar elde edeceğine delalet etmektedir. Rüyada düğünde hamile kadın görmek her şeyi kaybedip sıfırdan bir hayat kurmak zorunda kalınacağına, ailesine rahat bir hayat sağlayacağına, gelişim içine girileceğine işaret eder. Rüyada erkeğe hamile kadın görmek yaptığı işin çok başarılı bulunması sayesinde işin uzayacağına buna bağlı olarak ta maddi kazancının artacağına, anne babanın hayır dualarının alınacağına, daha önce hiç tatmadığı mutluluklar tadacağına, çok hayırlı çalışmalara imza atarak büyük kazançlar elde edeceğine, çok uzun bir zaman boyunca her işinde büyük başarılar kazanacağına, kendisine zarar vermek isteyenlerin kendi dertlerine düşeceklerine ve yakın zamanda hayatında çok daha hayırlı bazı olayların yaşanacağına delalettir. Rüyada erkek çocuğa hamile kadın görmek çok uzun zamandan beri hayal ettiği ve çok istediği şeylere en kısa zamanda kavuşacağına, asla gururundan ödün vermeyeceğine, kötü şansının yakasını artık bırakacağına, atacağı her adımda çok büyük başarılar kazanacağına ve hayırlı kazançlar elde edeceğine, emeklerinin ve umutlarının boşa gitmeyeceğine, kimseyle küs olmadan, kırgınlıkları unutarak yola devam edileceğine ve kendi kararlarının arkasında durup, yolunda azimle ilerleyecek olan kişinin her zaman inandığı gibi yaşayacağına işaret ettiği söylenir. Rüyada evinde hamile kadın görmek sorunsuz ve sıkıntısız bir döneme girileceğine, işlerinin açılacağına, başarılarının ve mutluluğunun da daim olacağına işarettir. Rüyada evli hamile kadın görmek oturduğu yerden yeni bir yere taşınacağına, aile bireyleri ile ortak hareket edip, hem fikir olduğu konular üzerinde çalışmalar gerçekleştireceğine, mutlulukların her geçen gün daha da artacağına, ailesinin hayat standardında da olumlu bir değişim yakalayabilmek için işbirliği yapacağına, yaptığı işlerde çok büyük kazanca sahip olacağına, azmi ve sabrı sayesinde içine düştüğü maddi ve manevi zararları telafi edeceğine delalet ettiği söylenir. Rüyada gelinlikli hamile kadın görmek güzel sözler işitip, hayırlı haberler duyacağına, maddi zararının giderileceğine, kendisine hayır ve uğur getirecek adımlar atacağına, huzursuzluğundan ve korkularından kurtulacağına, çeşitli iş ortaklıkları kurulacağına, sorunlu ve üzüntülü günlerin geride kalacağına ve dileklerin Allah’ın izni ile bir bir gerçekleşeceğine, sorunlarından çok yakın zaman içinde kurtularak herhangi bir sıkıntı çekmeyeceğine alamet ettiği söylenir. Rüyada güzel hamile kadın görmek yeni başladığı bir işi çok iyi bir şekilde öğrenip çok kolay ve kazançlı şekilde projeler üreteceğine, darlığa düşmeyeceğine, ailesi ile daha çok vakit geçirerek yaşlanacağına alamet ettiği söylenir. Rüyada hasta hamile kadın görmek verdiği zekâtların ve fitrelerin amacına ulaşacağına, İslami olarak günahlarının artacağına, daha önce yaptığı bazı çalışmaların devamını getirmeye çalışacağına, borçların kısa süre içinde ödeneceğine, sevdiklerine hep layık olmaya çalışacağına, herhangi bir para sıkıntısı çekmeden, yolunda huzurla devam edeceğine yorumlanmaktadır. Rüyada hastanede hamile kadın görmek iş hayatı içinde yeni bir sayfa açılacağına, eline geçen fırsatları çok iyi bir şekilde değerlendireceğine büyük kazançlar elde edeceğine, uzun zaman sonra çok sevineceği olaylar yaşayacağına, eline geçen bütün imkânları kullanarak başka insanları çok mutlu edecek ve çok hayır duası almasını sağlayacak bazı işlere gireceğine işaret etmektedir. Rüyada iki hamile kadın görmek yapacağı akıllıca bir karar sayesinde bu sayede yüklü miktarda kazanç elde edeceğine, yaşanan ekonomik sorunların aile bireyleri ile birlikte atılacak adımlar sayesinde sona ereceğine, uzun zamandan beri çok sorun yaşadığı bir konuda hayırlı bir sonuca varacağına, maddi olarak çok iyi adımlar atarak kazancının daha da artıracağına ve ortaya koyacağı bazı çalışmalar sayesinde üst mevkide bir yere terfi edileceğine işaret ettiği söylenir. Rüyada ikiz hamile kadın görmek rahat edeceğine, zorlu çalışmaların yakın zaman içinde biteceğine, ikilemde kaldığı bir konuda doğru olanı seçeceğine alamet ettiğine inanılır. Rüyada ikizlere hamile kadın görmek çekilen hasretin biteceğine, kırgınların ve küskünlerin barışacağına, çok farklı bir kişi olacağına, hayatına şans ve uğur getirecek işler yapacağına, geleceğin kişiye çok büyük ve güzel sürprizler hazırlayacağına, çok sevdiği ve değer verdiği bazı çalışmalara gireceğine, çevresinde ona yol gösterecek çok sayıda insan olacağına inanılır. Rüyada kapalı hamile kadın görmek gönlü ve kadri yüce bir kimse haline geleceğine, hayırlı, helal lokmalar yiyeceğine, sorunlarının çok çabuk bir şekilde çözüme kavuşacağına delalet ettiğine inanılır. Rüyada karnı burnunda hamile kadın görmek iş hayatında engel olmaya çalışan rakiplerin yenilgiye uğratılacağına, başın sıkıştığı bir anda çok sevilen ve değer verilen bir arkadaştan gelecek yardımla sorunun çözüleceğine, hayatında hiçbir üzüntü verici olayın kalmayacağına, dert ettiği maddi sorunları ve bunlara bağlı olarak ortaya çıkan ailevi sorunları yakın bir zaman içinde çözeceğine, bayram tadında bir ömür geçireceğine, sevdiği kişiler ile çok mutlu olacağına, hanesine bolluk ve bereketin geleceğine alamet ettiği söylenir. Rüyada karnı şiş hamile kadın görmek aile bireyleri ile ortak hareket edip, hem fikir olduğu konular üzerinde çalışmalar gerçekleştireceğine, beklenmeyen yerden gelecek yardımlara, kendisini üzen kişiler ile arasının açılacağına ve ters gitmekte olan her şeyin normale döneceğine yorumlanmaktadır. Rüyada kusan hamile kadın görmek dualarını, sevaplarını ve tövbelerini eksik etmeyeceğine bu durumdan da büyük bir manevi huzur duyacağına, işlerine bereket geleceğine, sadece bu dünya için bir şeyler yapmakla kalmayacağına ahiretini de düşünüp hayırlı adımlar atacağına alamettir. Rüyada mavi gözlü hamile kadın görmek güzel devam eden aile ilişkilerinin iş hayatına olumlu yansıyacağına, dünya hayatında isteklerinin gerçekleşeceğine, yaşanan rahatsızlıkların son bulacağına, geçmişte yaptığı hataları tekrar etmemek için kesin bir karar alacağına, rakiplerine ve düşmanlarına karşı büyük atılımlar yapacağına, ilerleyeceğine, ailesini de maddi olarak rahat ettireceğine rivayet etmektedir. Rüyada mezarlıkta hamile kadın görmek kendisi için çok yardım etmiş ve hala yardım eden birisine bir sürpriz yapılacağına ve bu sayede mutu edileceğine, elinin darda kalmayacağına, mutlu bir birlikteliğe yol alacağına, uzun uğraşlar sonucu biriktirdiği zenginliği günden güne daha da arttıracağına, maddi olanaklarının artacağına, kendini çok mutlu ve hafif hissedeceğine inanılır. Rüyada mutlu hamile kadın görmek sevdiği kişi ile dünyaevine gireceğine, çok kazançlı yatırımlara gireceğine, çok zor zamanlar geçirdiği dönemlerde eline geçen fırsatlar sayesinde sorunlardan kurtulacağına işarettir. Rüyada namaz kılan hamile kadın görmek ticaret hayatında ön plana çıkacağına, hayırlı bir kısmet ile mutlu bir yuva kurulacağına, çok uzun bir zamandan beri hayalini kurduğu şeyleri gerçekleştirme fırsatı yakalayacağına delalettir. Rüyada ölmüş hamile kadın görmek muradına ereceğine ve bol kısmet alacağına, yeni kararlar alarak bunlardan yana yüzünün güleceğine, yeni yerler göreceğine delalet ettiği söylenir. Rüyada ölü hamile kadın görmek ayrıcalık gerektirecek bir zekaya sahip olması sayesinde ticaret dünyasında en çok aranan, kalifiye elemanlar arasına gireceğine, sevinçli ve huzur dolu bir döneme girileceğine, neşesinin, ağız tadının, keyfinin ve sağlığının yerine geleceğine, aile fertleri ile birbirlerine her konuda destek olacağına, elinde bulunan imkânlar sayesinde sıkıntılarının ve sorunlarının çok yakın bir zaman içinde sona ereceğine, istediği kadar kazanca ve mala sahip olacağına yorulmaktadır. Rüyada oynayan hamile kadın görmek çocuklarına istediği geleceği hazırlamak için gerekli olan tüm fırsatlara sahip olacağına, huzura erileceğine, mesleğinde çok başarılı olacağına, maaşının artacağına ve bir nebze olsun rahat nefes alacağına, çok hayırlı ve güzel adımlar atacağına, mesleğinde güzel ve akıllı atılımlar gerçekleştireceğine işaret ettiği söylenir. Rüyada sancı çeken hamile kadın görmek uzun zamandan beri birlikte olduğu hayırlı bir kısmet ile dünyaevine gireceğine, kazancını arttıracağına, ferahlığa ereceğine işaret eder. Rüyada sarışın hamile kadın görmek çok büyük girişimlerde bulunularak hem kazanç elde etmeye hem de işleri düzeltmeye çalışılacağına, işlerinin iyileşme ve düzelme göstereceğine, büyük bir sevinç duyacağı bir haber alacağına, rahatsızlık veren durumların yakın zaman içinde ortadan kaldırılacağına, maddi ve manevi olarak çok iyi bir duruma gelineceğine, engel tanımayan biri olacağına, dünyanın sonsuz nimetlerinden ve her türlü keyfinden bolca faydalanacağına rivayet etmektedir. Rüyada silahla hamile kadın görmek çok huzurlu bir döneme gireceğine, kazancından başkalarına da vereceğine, ilişkinizin evliliğe doğru gidececeğine, mutlu ve sağlıklı olacağına, yaşayacağı her güzellik için Allah’a şükran borçlu olacağına, yapılacak olan bir çalışmanın büyük ses getireceğine alamet ettiğine inanılır. Rüyada şişman hamile kadın görmek fırsatlarla ve kısmetlere sahip olacağına, kendisine karşı kem gözlerle bakan kişileri bertaraf edeceğine, sıkıntılarından ve sorunlarından kurtulacağına ve eline geçecek mal mülk sayesinde ömür boyu rahat bir hayat süreceğine yorulmaktadır. Rüyada sürekli hamile kadın görmek meslek hayatında fark edilir şekilde aşama kaydedeceğine ve terfi alacağına, kardeşler arasında uzun zamandan beri yaşanan büyük tartışmaların sonlanacağına, yapacağı ortak bir iş sayesinde ömrünün sonuna kadar rahat bir hayat yaşayacağına, kendisini mutsuz eden, heyecanını azaltan, umutlarını kıran ve yaşama karşı isteksiz yapan problemlerinden kurtulmasını bileceğine, iş hayatı içerisinde insanlara vefa gösterileceğine, hayal edilen her şeyin yakın bir zaman içerisinde gerçekleştireceğine işaret ettiği söylenir. Rüyada tanıdık hamile kadın görmek kendi gelişimini destekleyen konulara açık durması ile daha iyi bir kariyer elde edeceğine, uğradığı haksızlığın düzeltileceğine, çalışılan işte büyük bir zam alınacağına, masa başı bir işe gireceğine işaret etmektedir. Rüyada üç hamile kadın görmek sıkıntısız, dertsiz ve tasasız bir döneme girileceğine, sorunlarından ve dertlerinden kurtulacağına, bazı kişiler ile kurulacak çeşitli iş birliktelikleri ile hayal edilen her şeye kavuşulacağına, sıkıntılı ve zor günlerinin biteceğine, yardım isteyen kişilere maddi ve manevi olarak her türlü yardımın yapılacağına, yarıda kalmış ya da askıya alınmış olan çalışmaların kısa süre içinde tekrar hayata geçirileceğine delalet eder. Rüyada ünlü hamile kadın görmek zorluklarını aşacağına, vereceği yerinde kararların kendisine kar ve mutluluk getireceğine, kendisine verilen görevleri yerine getireceğine, kısa süre içinde hiç tahmin edemeyeceği kadar büyük bir mevkiye terfi edileceğine, eline geçen kazançla kendi işini kuracağına, dargın olduğunuz insanlarla yeniden barışacağınız ve aradaki küslüklerin biteceğine alamet ettiği söylenir. Rüyada yabancı hamile kadın görmek mevcut ilişkilerinin tartışma olmadan ve sarsılmadan devam edeceğine, bolluk içinde yaşamanın keyfini süreceğine, daha fazla gelir elde edeceğine, atılacak doğru adımlar ile mutluluğa kavuşulacağına, bir akrabası ile aradaki tatsızlığın kısa sürede halledileceğine, büyük sorumluluklar alacağı bir mevkiye yükseleceğine delalet etmektedir. Rüyada yatan hamile kadın görmek müjdeli ve hayırlı haberler alınacağına, askıda kalan bir projenin tekrar hayata geçirileceğine ve zamansızlıktan ötürü bir türlü çıkılamamış olan bir seyahate ya da yolculuğa çıkılacağına, sıkıntıların kısa süre içinde ortadan kalkacağına, kendisini çok daha iyi hissedeceğine, güvenilirliği sayesinde iş hayatında da zorluk çekmeyeceğine, işlerini toparlayacağına işarettir. Rüyada yeni hamile kadın görmek doğru yolu bulacağına, arif ve alim kimseler arasına gireceğine, çektiği cefa kadar da sefa süreceğine, var olan borçların kısa bir zamanda ödeneceğine, çalışmalarının herkesin dikkatini çekeceğine, iş hayatında yeni bir sayfa açılacağına yorumlanır. Rüyada kıza hamile kadın görmek Rüyada hamile kadın göğsü görmek Rüyada hamile kadın bebek görmek Rüyada hamile kadın karnı görmek Rüyada hamile kadın göbeği görmek Rüyada hamile kadın doktor görmek Rüyada hamile kadını ölmüş görmek Rüyada hamile kadının boncuk görmek Rüyada hamile kadın vajinası görmek Rüyada hamile kadını yüzerken görmek Gönderdiğiniz Rüyanın Tabiri En Kısa Sürede Bu Sayfada Yayınlanacak. Sayfayı Hemen Kaydet Bu web sitesi, size en iyi deneyimi sunabilmek için çerezler kullanır. Daha fazla bilgi için Gizlilik Politikası
Sual Günümüzde Hayat müşterektir denilerek, kadına zulmediliyor. En ağır, en adi işlerde bile çalıştırılıyor. İslamiyet’te kadın ev içinde ve dışında çalışmak, para kazanmak zorunda mıdır? Dinimizde kadın hakları hususunda bilgi verir misiniz? CEVAP İslamiyet’ten önce kadının hiç değeri yoktu. Araplar, kız çocuklarını diri diri gömüyorlardı. Kâbe etrafında bile kadınlar çıplak dolaşırlardı. Müslümanlık gelince bu kötü âdetler son bulmuştur. Bugün de dünyanın birçok yerinde kadınlar horlanmaktadır. Rusya’da da kadına zulmedildi. Zorla Kolhozlara sokuldu. Erkek gibi, en ağır işlerde, erkek şeflerin baskısı altında, insafsızca boğaz tokluğuna, hayvanlar gibi, en ağır işlerde zorla çalıştırıldı. Fakat zulüm payidar olmadı. Bilinen akıbete uğradı. Hür dünya dedikleri Hıristiyan ülkelerde ve İslam ülkeleri denilen Arap ülkelerinde, Hayat müşterektir denilerek, kadınlar da, fabrikalarda, tarlalarda, ticarette, erkekler gibi çalışıyorlar. Çoğunun evlendiklerine pişman oldukları, mahkemelerin boşanma davaları ile dolu olduğu, günlük gazetelerde sık sık görülmektedir. Bir kadın yazar da diyor ki Ne zaman bir fuara gitsem, bacaklarını açıp son model arabaların üstüne oturmuş mini etekli mankenleri görsem içim kalkıyor, midem bulanıyor. Ve şaşıyorum İyi kötü birer kişilikleri olan bu kadınlar, orada öylece durup o arabaların birer aksesuarı gibi pazarlanmayı nasıl içlerine sindiriyorlar? Hem, kadın cinsini bu kadar aşağılatan o kadınlara karşı, hem de onları oraya oturtup müşteriyi kandırarak mal satmaya çalışanlara karşı öfke doluyor içim. Kadınlar, İslam dininin kendilerine verdiği kıymeti, rahatı, huzuru, hürriyeti ve boşanma hakkına malik olduklarını bilmiş olsalar, bütün dünya kadınları, hemen Müslüman olurlardı. Müslümanlıkta kadın sultandır. Dinimiz kadına çok değer vermiş, erkeğe de çok mesuliyet yüklemiştir. İslamiyet’te kadın ev içinde ve dışında çalışmak, para kazanmak zorunda değildir. Evli ise erkeği, evli değilse babası, babası da yoksa, en yakın akrabası çalışıp onun her ihtiyacını karşılamaya mecburdur. Kendisine bakacak hiç kimsesi bulunmayan kadına, devletin yardım sandığı bakar. İslamiyet’te geçim yükü erkek ve kadın arasında paylaştırılmamıştır. Bir erkek, hanımını tarlada, fabrikada veya herhangi bir yerde çalışmaya zorlayamaz. Eğer kadın isterse ve erkek de razı olursa, kadın kendine uygun bir işte çalışabilir. Fakat, kadının kazancı kendisinindir. Müslüman kadının ev işi yapması bir ihsandır, çok sevaptır. Yapmazsa, günaha girmez. Zorla yaptırılamaz. Resulullah efendimizin zamanından bugüne kadar, Müslüman kadınlar bu ihsanı yapmıştır. Her kadın, bir erkeğin ya kızıdır, ya kardeşidir, yahut hanımı veya annesidir. Kadınlara kötü şeyler reva görülmemeli, onlara layık olduğu değer verilmelidir. R. Nasıhin Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki Hanımlarınızı üzmeyin. Onlar, Allahü teâlânın size emanetidir. Onlara yumuşak olun, iyilik edin! [Müslim] Bir mümin, kötü huylu diye hanımına kızmasın! İyi huyu da olur. [Müslim] Kadın, zayıf yaratılışlıdır. Zayıflığını susarak yenin! Evdeki kusurlarını görmemeye çalışın! [İbni Lal] Hanımının kötü huylarına katlanan erkek, belalara sabreden Hz. Eyyüb gibi mükafatlara kavuşur. Kocasının kötü huyuna sabreden kadın da, Hz. Asiye gibi sevaba kavuşur. [ Hanımı ile iyi geçinip şakalaşanı Allahü teâlâ sever, rızklarını artırır. [ En üstün mümin, hanımına, en iyi, en lütufkâr davranan güzel ahlaklı kimsedir. [Tirmizi] En iyi Müslüman, hanımına en iyi davranandır. İçinizde, hanımına en iyi davranan benim. [Nesai] Hanımına güler yüzle bakan erkeğin defterine, bir köle azat etmiş sevabı yazılır. [ Hanımının haklarını ifa etmeyenin; namazları, oruçları kabul olmaz. [Mürşid-ün-nisa] Hanımını döven, Allah’a ve Resûlüne asi olur. Kıyamette onun hasmı ben olurum. [ Kadınlara ancak asalet ve şeref sahibi kimse değer verir. Onları ancak kötü ve aşağılık kimseler hor görür. [ Sual Kız çocuğunun dinimizdeki yeri nedir? CEVAP Peygamber efendimiz, Kız çocuklarını hor görmeyin buyurdu. Hor görmek dini bilmemekten ileri gelir. Dinimizde, kadının ve kız çocuklarının fazileti büyüktür. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki Kızlarınızı altın ve gümüş ile süsleyin! Elbiseleri güzel olsun! İtibar kazanmaları için en güzel hediyelerle ihsanda bulunun! [Hakim] Kız çocuğunu güzelce terbiye edip, Allahü teâlânın verdiği nimetlerle bolluk içinde yedirir giydirirse, o kız çocuğu onun için bir bereket olur, Cehennemden kurtulup kolayca Cennete girmesine vesile olur. [Taberani] İki kız evladına güzel muamele eden, mutlaka Cennete girer. [İbni Mace] İki kızı veya iki kız kardeşi olup da, maişetlerini güzelce sağlayanla Cennette beraber oluruz. [Tirmizi] Çarşıdan aldığı şeyleri, erkek çocuklardan önce kız çocuklarına verene, Allahü teâlâ rahmetle nazar eder. Allahü teâlâ rahmetle nazar ettiğine de azap etmez. [Harâiti] Çarşıdan turfanda meyve alıp evine getiren, sadaka sevabı alır. Getirdiğiniz meyveyi, erkek çocuklarından önce kız çocuklarına verin! Kadınları, kızları sevindiren, Allah korkusundan ağlayan gibi çok sevap kazanır. Allah korkusundan ağlayana Cehennem haramdır. [İbni Adiy] Üç kızına, ihtiyaçtan kurtulana kadar iyi bakan, yedirip giydiren, elbette Cenneti kazanır. [Ebu Davud] Üç kız veya kız kardeşinin geçim veya başka sıkıntılarına katlananı, Allahü teâlâ Cennete koyar. Eshab-ı kiramdan biri, İki tane olursa da aynı mıdır? diye sual edince, Peygamber efendimiz Evet, iki tane olursa da aynıdır buyurdu. Başka birisi, Ya bir tane olursa? diye sual etti. Cevabında buyurdu ki Bir tane de olsa gene aynıdır. [Hakim, Harâiti] Görüldüğü gibi, kız ve kadınlara değer vermeyenler, Müslümanlığı bilmeyen kimselerdir. Müslüman, dinini iyi öğrenip kadına layık olduğu değeri vermelidir! Sual İslamiyet kadına değer vermiyor deniyor. İslam’da kadının yeri nedir? CEVAP Dinimizi bilmeyen bir kimsenin İslamiyet’in kadına verdiği değerden bahsetmesi, körlerin fili tarif etmesine benzer. Körün biri, filin bacağına dokunur. Fil direk gibi der. Biri karnına dokunur, Fil duvar gibi der. Diğeri de hortumuna dokunur. Fil yılan gibi der. Görenle görmeyen bir olmadığı gibi, bilenle bilmeyen de bir olmaz. Erkek hep kendini kusurlu görmeli Kur’an-ı kerimde, insana gelen musibetlerin, günahları sebebiyle geldiği bildirilmektedir. Fudayl bin İyad hazretleri, Hanımım huysuzluk yapınca, dine aykırı bir iş yaptığımı anlardım. Hemen o işime tevbe edince, hanımın huysuzluğu da giderdi. Böylece tevbemin kabul edildiğini de anlardım buyurdu. O halde, Müslüman erkek, hanımı ile iyi geçinir. Çünkü kadınların da, erkekler üzerinde hakları vardır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki Hanımlarınızı üzmeyin. Onlar, Allahü teâlânın size emanetidir. Onlara yumuşak olun, iyilik edin! [Müslim] Eve gelince hanımına selam verip hatırını sormalı, üzüntü ve sevincine ortak olmalı. Çünkü, o başkalarından ümitsiz ve yalnız kendisine alışmış bulunan dostu, dert ortağı, kendinin neşelendiricisi, çocuklarının yetiştiricisi ve çeşitli ihtiyaçlarının gidericisidir. Erkek, hep kendini kusurlu görmeli, Ben iyi olsaydım, o böyle olmazdı diye düşünmelidir. Hanımının iyiliğini, iffetini Allahü teâlânın büyük nimeti bilmelidir. Onun huysuzluklarına iyilikle muamele etmeli, iyiliği çoğalıp, her işi seve seve yapınca, ona dua etmeli ve Allahü teâlâya şükretmelidir. Çünkü, uygun bir kadın büyük bir nimettir. İyi davranmak, sadece hanımı üzmemek değildir. Onun verdiği sıkıntılara da katlanmak demektir. Yani bir erkek, ben iyi bir kocayım diyorsa, hanımından gelen sıkıntılara katlanması lazımdır. Hadis-i şerifte, Hanımının kötü huylarına katlanan erkek, belalara sabreden Hz. Eyyüb gibi mükafatlara kavuşur buyuruldu. İyi Müslüman olmak için hanım ile iyi geçinmek şarttır. Kur’an-ı kerimde de mealen, Onlarla iyi, güzel geçinin! buyuruluyor. Al-i imran19 Aklı olan karı koca, birbirini üzmez. Hayat arkadaşını üzmek, incitmek, ahmaklık alametidir. Zalim, huysuz kimsenin eşi, devamlı üzülerek sinirleri bozulur. Sinir hastası olur. Sinirler bozulunca, çeşitli hastalıklar hasıl olur. Hayat arkadaşı hasta olan bir eş, mahvolmuş, mutluluğu sona ermiş demektir. Eşinin hizmet ve yardımlarından mahrum kalmıştır. Ömrü, onun dertlerini dinlemekle, ona doktor aramakla, ona alışmamış olduğu hizmetleri yapmakla geçer. Bütün bu felaketlere, bitmeyen sıkıntılara kendi huysuzluğu sebep olmuştur. Dizlerini dövse de, ne yazık ki bu pişmanlığının faydası olmaz. O halde; eşine yapılacak huysuzluğun zararı kendine olur. Ona karşı, hep güler yüzlü, tatlı dilli olmaya çalışmalı! Bunu yapabilen, rahat ve huzur içinde yaşar, Allahü teâlânın rızasını da kazanır! Kadınların yaratılışı Sual Kadınlar zayıf yaratıldığı için erkeklere emanet edildiği, erkeğin evde aile reisi olması gerektiği, erkeklerin kadından mesul olduğu, fakat kadının erkekten mesul olmadığı söyleniyor. Böyle bir âyet ve hadis var mıdır? CEVAP Evet vardır. Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki Ey iman edenler, kendinizi ve çoluk çocuğunuzu öyle bir ateşten koruyun ki, onun tutuşturucusu insanlarla taşlardır. [Tahrim 6] Erkeklerin kadınlar üzerinde, kadınların da erkekler üzerinde hakları vardır. Ancak erkekler, kadınlara göre bir derece üstünlüğe sahiptir. [Bekara 228] Erkekler, kadınlar üzerine hâkimdir. Çünkü Allahü teâlâ, bazı kullarını bazısından üstün yaratmıştır. [Nisa 34] Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki Kadınları, Allahü teâlânın emaneti olarak aldınız ve onlara yaklaşmanız Allah’ın emri ile helal kılındı. Sizin onların üzerinde hakkınız olduğu gibi, onların da sizin üzerinizde hakları vardır. Yatağınızı kimseye çiğnetmemeleri ve maruf olan hususlarda size baş kaldırmamaları, onlar üzerindeki haklarınızdandır. Onlar, bu haklarınıza riayet ederlerse, maruf üzere rızıklandırılıp giydirilmeleri onların hakkıdır. [İbni Cerir] Kadın, kaburga kemiğinden yaratılmıştır. Hiç bir şekilde doğru olamaz. Onu doğrultmaya çalışırsan kırarsın. Kadının kırılması boşanması demektir. [Buhari] Kadın zayıf yaratılmış ve avrettir. Kadınların avretlerini evde tutarak örtün! [İbni Lâl] Sual Kadın mı üstün yoksa erkek mi? CEVAP Bu soru yanlış. Bu mühendis mi üstün, avukat mı demek gibi bir şeydir. Avukattan üstün mühendis, mühendisten üstün avukat olur. Erkekten üstün kadın çoktur. Cinsleri, vasıfları farklı olanlar arasında mukayese olmaz. Mesela elma armuttan veya armut elmadan iyidir denmez. Çünkü cinsleri farklıdır. Onun için elma ile armut toplanmaz denir. Yüz kiloluk pehlivan ile elli kiloluk pehlivanı birbiriyle güreştirmiyorlar. Her pehlivan, kilosundaki pehlivanlarla güreşiyor. Ağır sıkletteki bir pehlivan, rakiplerine yenilse, fakat elli kilodaki bütün pehlivanları yense madalya alamaz. Aynı cinsler arasında bile bazı vasıflar aranıyor. Çalışan kadınların maaşını öğrenmek üzere, Amerika’dan iki kişi gelse, birisi, bakanlık yapan bir kadının maaşını öğrense, öteki de yeni işe giren ilkokul mezunu bir kadının maaşını öğrense, verecekleri rapor elbette birbirinden çok farklı olur. İşçi kadın ile bakan olan kadının maaşı mukayese edilmez. Kadınla erkek mukayese edilerek, Kadın doğum yapıyor, erkek yapmıyor, böyle eşitlik olmaz denemez. Allahü teâlâ, kadını, erkeği ayrı işler için yaratmıştır. Fiziki yapısı birbirine benzemez. Birbirine benzemeyen iki şey, birbiri ile kıyaslanamaz. Bir erkek kalkıp da, Madem kadın-erkek eşitliği var, niye kadınlar da bizim gibi yer altında, kömür ve maden ocaklarında çalışmıyor dememeli. Çünkü kadının bünyesi buna müsait değildir. Bazı ülkelerde, kadın böyle zor işlerde çalıştırılıyorsa da, bu bir hak değil, zulümdür. Herkese, bünyesine uygun iş verilmelidir! Cenab-ı Hak, kadını da, erkeği de her işe elverişli olarak yaratmamıştır. Kadının boksör, güreşçi olmaması onun değerini düşürmez. Limonun ekşi olması limon için bir eksiklik değildir. Çünkü limon ekşiliği için alınır. Allahü teâlâ da kadını ağır işlere elverişli olarak yaratmamıştır. Kadın ile erkek iki ayrı cinstir. Elma ile armut mukayese edilmediği gibi, bunların da birbirine üstünlüğü söz konusu olmaz. Ancak vasıfları eşit olan iki şey arasında kıyas yapılır. Vasıfları farklı olan şeyler arasında kıyas olmaz. Mesela vapur, uçak ve otobüs binek vasıtası olduğu halde, birinin diğerine üstünlüğü söylenemez. Uçak, denizde yüzemediği için vapurdan aşağı sayılmaz. Vapur, karada gitmediği için bisikletten aşağı olduğu söylenemez. Vapur başka bir vapurla, uçak başka bir uçakla mukayese edilebilir. İkisi de kara vasıtası olduğu halde, bir tankla bir taksi mukayese edilemez. Tank taksi kadar hızlı gitmediği için aşağı kabul edilemez. Her birinin görevi ayrıdır. Boksta iki kadın, ancak bir erkek kadar dövüşebilir dense, bu, kadına hakaret olmaz. Cenab-ı Hak, kadını akıl ve beden yönünden erkeğe göre farklı yaratmıştır. Akıllı kadın yarattığı gibi, deli erkek de yaratmıştır. Kadınların da, erkeklerin de akılları aynı değildir. Biri kalkıp da, Ya Rabbi insanların aklını niçin eşit yaratmadın diyemez. Yaratıcı sorguya çekilemez. Birçok bakımdan kadınla erkek, mukayese edilemez, ikisi de her yönden eşit olmalı denemez. İki erkek de her yönden eşit değildir. İki kadın da böyledir. Üstünlük, Allah indindeki kıymete göredir. Müslüman fakir bir zenci, gayri müslim kraldan mukayese edilemeyecek kadar üstündür. Dinimizin, zenginlerin ve kadınların çoğunun Cehenneme gideceğini bildirmesi, zengine ve kadına hakaret değildir. Zenginlerin ekserisi, parasını faydalı işlerde kullanmadığı, zararlı işlerde kullandığı, israf ettiği için, onları ikâz etmek maksadı ile, şunları yapmazsanız, Cehenneme gidersiniz buyurulmuştur. Keza kadınlar da, erkeklere nispetle daha fazla tesir altında kalarak daha fazla günah işlediği için, günah işlemeyin, Cehenneme gidersiniz diye ikâz ediliyor. İyi kadınları ve servetini iyi yolda harcayanları da Cenab-ı Hak övüyor. Malı hayırlı şey olarak bildiriyor, saliha kadınları da övüyor. Kâfir erkeklerin Cehenneme gideceğini bildirirken, Müslüman kadınların Cennete gideceğini haber veriyor. Şu halde, İslamiyet kadına fazla değer vermiyor demek, din düşmanlığından başka şey değildir. Allah’a isyan eden kadın veya erkeğin Cehenneme gitmesi normal değil midir? Devleti yıkmaya çalışan anarşist kadınlar hapse atıldığı için, devlete, kadın düşmanı denebilir mi? Dinimiz kadına çok değer vermiş, erkeğe de çok sorumluluk yüklemiştir. Kadın, evde ve dışarıda çalışmak zorunda değildir. Evli ise kocası, evli değilse babası, kadına gerekli şeyleri getirmeye mecburdur. Hidâye, R. Nasıhin Kadınların şehid olması Sual Kadınlar cihad edemeyip şehid olamadıklarına göre, Cennete girmeleri zor değil midir? CEVAP Müslüman kadının Cennete girmesi, şehid olması kolaydır. Bir kadın salih kocasına itaat ederse cihad sevabı kazanır. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki Müslüman bir kadın beş vakit namazını kılar, Ramazan orucunu tutar kocasına itaat edip namusunu muhafaza ederse, Cennete istediği kapıdan girer. [İbni Hibban] Kadının cihadı, kocası ile iyi geçinmektir. [Taberani] Koca hakkına riayet, Allah yolunda cihad etmek gibidir. [Taberani] Hamile iken, doğururken veya lohusa iken ölen Müslüman kadın şehiddir. [Taberani] Müslüman kadın, hamilelikten doğuma kadar ve çocuğu memeden kesene kadar Allah yolundaki mücahid gibi olup ölürse şehid sevabı verilir. [Taberani] Müslüman kadın, hamile iken, gündüz saim, gece kaim ve Allah korkusu kendisinde galip olan bir mücahid sevabı hak eder. Onu ağrı tuttuğunda kendisine verilecek sevabı hiç kimse bilmez. Bebeğin her emişinde bir can ihya etmiş gibi sevap alır. Sütten kestiğinde ise, bir melek, onu takdir ederek, “haydi bir daha” der. [Ebuşşeyh] Saim = oruçlu demektir, kaim = gece kalkıp namaz kılmak, ibadet etmek demektir. Bir kadının kocası kendisinden razı olduğu halde hamile kaldığında Allah yolunda gündüz oruç tutup gece ibadet eden bir kişinin sevabı kadar ona sevap verilir. Doğum sancısı tutunca ona verilecek sevabı ancak Allahü teâlâ bilir. Doğum yapınca çocuğun emdiği her yudum süte karşılık kendisine bir sevap yazılır. Gece çocuk onu uykusuz bırakınca Allah rızası için 70 köle azat etmiş gibi sevap kazanır. Ey Selame, bunları söylemekteki maksadımı biliyor musun? Namusunu muhafaza eden, kocasına itaat eden ve kocasından gördüğü iyilikleri inkâr etmeyen saliha hanımları kastediyorum. [Taberani] Kadına niye hitap yok? Sual Ben ateist ve feminist bir bayan değilim. Hikmetini bilmesem de İslamiyet’in emirlerine inanırım. Ancak hem feministlere cevap verebilmek için, hem de merakımın gitmesi için bazı sorularım var. Niçin Kur’anda, hadiste ve İslam âlimlerinin yazılarında genelde hitap erkeğedir, kadına hitap yok. Kadın insan değil midir? Bir de âyet ve hadislerde erkeğe kadından önce hitap ediliyor. Mesela şu âyetlerde hitap hep erkeğedir Erkekler, kadınlar üzerine idareci ve hâkimdir [evin reisidir.] Ey iman edenler, hicret ederek gelen mümin kadınları imtihan edin. Eğer imanlı iseler, kâfirlere geri göndermeyin. Çünkü mümin kadının kâfirle evlenmesi helâl değildir. [Mümtehine 10] İman etmedikçe, müşrik [ateist] kadınlarla evlenmeyin. Kadınlarınızı da, iman edinceye kadar müşrik erkeklerle evlendirmeyin! [Bekara 221] Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı. [Bekara187] Kitap ehli [Yahudi ve Hıristiyan] kadınlarla evlenmeniz helaldir. [Maide 5] Naşize kadınlara öğüt verin, yataklarına girmeyin. [Nisa 34] Kadın naşize olur da erkek naşiz olmaz mı? Ne diye, Allah, erkeğin kadına öğüt verip onu terbiye etmesini emrediyor? [Naşiz Eşine zulmeden erkek. Naşize Kocasının yatağına gelmeyen ve ondan izinsiz evi terk edip giden kadın.] CEVAP Âyet ve hadisten din öğrenilmez. Din öğreniyorum derken, yanlış anlayıp dinden çıkılabilir. İlk yazdığınız âyetin başında bildirildiği gibi, Allah, erkeği âmir olarak yaratmıştır. Köpek ve yılan olarak da yaratabilirdi. Allah’ın emrine razı olmak gerekir. Bir fabrikada, çeşitli kısımların müdürleri veya âmirleri olur. Patron, her işçiye teker teker şunu yapacaksınız demez. İdarecilere söyler. İşlerden idarecileri sorumlu tutar. İşte Allahü teâlâ da, evin reisine emrediyor, onu sorumlu tutuyor. Erkeklerin işledikleri günahlardan kadını sorumlu tutmuyor, fakat kadınların işledikleri günahlardan erkekleri sorumlu tutuyor. Her nimet bir külfet karşılığıdır. Sorumlunun, idarecilik görevini yapması da normaldir. Maide suresinin 38. âyetinde, Hırsızlık eden erkek ve kadın ifadesi geçiyor. Önce erkeğin bildirilmesi onun Allah katında yüksek olduğunu göstermez. Belki de hırsızlık daha çok erkekler tarafından yapıldığı için önce söylendi. Nur suresinin 2. âyetinde, Zina eden kadın ve erkek ifadesi geçiyor. Burada belki kadının rolü daha çok olduğu için, kadın erkekten önce bildirdi. Önce hitap edilmesi onun üstün veya aşağı olduğunu göstermez. Bir âyet meali de şöyle Erkek veya kadın, mümin olarak iyi işler yapan, cennete girer. [Nisa 124] Bu âyet de, erkeğin kadından üstün olduğunu bildirmiyor. Üstünlük mümin olarak iyi iş yapmaktır. Erkek olsun, kadın olsun, kâfirin iyi iş yapmasının kıymeti yoktur. Allahü teâlâ kadını erkeğe emanet edip, emanete riayet etmesini de emretti. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki Eşinizi üzmeyin. O, Allahü teâlânın size emanetidir. [Müslim] En üstün mümin, eşine, en iyi, en lütufkâr davranandır. [Tirmizi] Eşinin haklarını ifa etmeyen erkeğin namazları, oruçları kabul olmaz. [Mürşid-ün-nisa] Eşini döven, Allah’a ve Resulüne asi olur. Kıyamette onun hasmı ben olurum. [
Halvetiyiz biz erenler Nişansızlık nişanımız Soyumuz İbrâhim soyu Muhammed pirimiz bizim Ey aşıklar ey garipler Bu diyar hangi diyar Kerbeladir gam yüklüdür Kan gölüdür bu diyar Cemal yolu bulunur Allahı zikretmekle Resulullah bilinir Daim tevhit etmekle Aşık olan söz eylemez Aslına yalan söylemez Söz veripte geri dönmez Muhammede bak ibret al Söyledin özünde ara kendini Özünde gizlidir senin Muhammed Sözünde anlattın bize tevhidi Özünde gizlidir senin Muhammed Açılınca güller dalda Bülbüller ötüyor onda Hasan Hüseyinim gonca Kokulmuyor Muhammedsiz Cemalini seyredince Resulullah kim bilince Ehlibeyit söylenince Yanıyorum cemaline Güzel aşık cevrimizi Çekemezsin demedim mi Bu bir rıza lokmasıdır Yiyemezsin demedim mi Gel aşıklar gel arifler Gel Muhammedi bulalım Ey dost yolunda sadıklar Gel Muhammedi bulalım Previous Next Rüyada Hamile Kadının İncir Görmesi Görmek Rüyada hamile kadının incir görmesi görmek tüm bunların ardından bazı büyük ve güzel haberler alınacağına ve bu haberler sayesinde işlerin çok iyi bir şekilde ilerleyeceğine, her türlü onur, umut bağladığı meselelerin kendisine mutluluk ve başarı getireceğine, kibir nedeni ile karşısına çıkacak kısmetleri beğenmeyip, giriştiği bütün işlerde sorunlarla karşılaşacağına, bu yüzden çok zor zamanlar geçireceğine, ancak hayırlı kısmet gelirse çok mutlu olunacağına, tabir olur. Ayrıca rüyada hamile kadının incir görmesi görmek yaşam tecrübesi edineceğine ve gerek mesleğinde gerekse hayat okulunda öğrendiklerini insanlara aktaracağına, mutluluğunun da artacağına, sahip olduğu imkânlar ve fırsatlar sayesinde kendini hem şanslı hem de ayrıcalıklı hissedeceğine, maddi olarak epey kayıp verileceğine, endişe edilen durumların eş, üzerinden büyük bir yükün kalkmış olacağına ve kira masrafını bundan sonra birikim için kullanacağına, yorumlanır. ondan her zaman iyi haberler alınacağına tabir edilir. ailesini de yanına alarak üzerindeki stresi atacağına delalet eder. kişinin yurt dışında da ismi bilinen önemli kişiler arasında bulunacağına alamet eder. gereksiz ve değersiz birinden yardım isteneceğine ancak bu kişinin herhangi bir yardımda bulunmayacağına yorulur. Dini olarak rüyada hamile kadının incir görmesi görmek tabiri Dini olarak rüyada hamile kadının incir görmesi görmek iş ve alışverişinde durgunluk olacağına, tehlikeli sayılabilecek ortamlara veya işlere girişileceğine, iş konusunda büyük tecrübeye ve çevreye sahip bir kişi ile kurulacak bir ortaklık sayesinde güzel bir projeye girileceğine ve dertlerin, eğlenceli ve güzel ortamlarda bulunacağınıza, verilecek olan kararları tek başına vermediğine ve daha iyi bir hale geleceğine, ölmüş büyüğünün cennette olduğuna, büyük üzüntüler yaşayabileceğine, rüya sahibi hakkında söylenen bazı kötü sözlerin unutulup, delalet eder. Psikolojik olarak rüyada hamile kadının incir görmesi görmek yorumu Psikolojik olarak rüyada hamile kadının incir görmesi görmek manevi olarak çok büyük bir sıkıntıya düşeceğine, çalışmalarının kazanacağı başarı ile işadamlarının dikkatini çekeceğine, kazanç elde edeceğine, üzüntülerin mutluluğa döneceğine, planlarının işe yaramayacağına bu nedenle elinin dara düşeceğine, yapılan bazı ortaklıklar ile işleri büyütmek konusunda büyük fırsatlarla karşılaşılacağına, rahat bir hayat sağlayacağına, Hamile görmekRüyada hamile bir kimse ile karsilasmak, is yerinizde veya aile içinde sizi bazi süprizlerin bekledigine, kendinizin hamile oldugunu görmek, beklediginiz önemli bir isin hakikat olacagina veya müjdeli bir haber alacaginiza KONULARDA RÜYA TABİRLERİ ESERLERİMİZ SON EKLENENLER GÜNÜN AYETİ İnsan, kendisinin başıboş bırakılacağını mı zanneder.KIYÂMET - 36 ÖZLÜ SÖZLER Ezeli ervahta nur-u Muhammedi ile beraber olmaya halvetilik denir. Adem "ben hata yaptım beni bağışla " dedi, İblis ise" beni sen azdırdın" dedi ya sen!... sen ne diyorsun? Edep, söz dinlemek ve gönle sahip olmaktır. Güzelliğin zekatı iffet ve edeptir. Hz. Ali Zeynel Abidin oğlu Muhammed Bakır'a "Ey oğul, fasıklarla cimrilerle yalancılarla sıla-i rahimi terk edenlerle arkadaşlık etme." diye buyurmuştur. Kemalatın bir ölçüsü de halden şikayet etmemektir. En güzel keramet gönlü masivadan arındırmaktır. Alem-i Berzah insanın kendisidir. Zahir ve batının karşılığı aşk-ı sübhandır. Mutaşabih ayetler ledünidir. Ölüm ve cehennem korkusu Hak'ka dost olmayanlar içindir. Şartlanmalardan ve önyargılardan arınmadan kimse masum olamaz. Uzlaşmak için bahane arayan düşman zıtlaşmak için bahane arayan dosttan daha iyidir. Baki hakikatler fani merkezli inşa edilemez. Her zorluğun çözümü sevgidir. Allah var gayrı yok sevgi var dert yok. Allah de ötesini bırak. Sorunları erteleyen ve örten değil çözüm üretip sorunları çözen olmalıyız. Kişinin irfanı kemalatı nispetinde şeytanı da nefsinin şiddetinde olur. Kötü huylardan kurtulmanın en keskin yolu ilahi aşka yanmaktır. Mücevherden sarraf olan anlar, başkası bilemez. Ne fark eder kör için elmas da bir, cam da bir. Eğer sana bakan kör ise sakın sen kendini cam sanma.Mevlana Kendini oldum ve doğru zannedenler kendileri gibi düşünmeyenlerden rahatsız olurlar. Eflatun'a dediler ki "Ne kadar çok çalışıyorsun". O da dedi ki "hayır ben sevdiğim işi yapıyorum" Allah kuluna sevdirdiği her işi kuluna kolaylaştırır. Kurtuluş hidayete tabi olanlar içindir. Selam olsun hidayete tabi olanlara. Tevhid-i Ef-al meratibi ihvanın kendi gerçeğine seyir haritasıdır. Kişi ilk önce kendisinin arifi olacak ki Rabbinin arifi olabilsin. İnanmak başka şey, teslim ve tabii olmak başka şeydir. Kalıcı dostluklar edinin. İhvan gibi yaşa, gerisine karışma. Mutlu insan başkalarının mutluluğu için yaşayandır. İslam dini istişare esaslıdır. Allah için affet, Allah için paylaş. İhvanlığını işine göre değil, işini ihvanlığına göre ayarlayacaksın. Kul, iradesini Allah’a teslim edendir. Hakk'ı hatırladığımız unuttuğumuzdan fazla olsun. "Olacağım" diyene engel yok, "olmayacağım" diyene bahane çok. Ben merkezli değil, biz merkezli olun. Dervişçe yaşamak, tevhitçe yaşamaktır. Yaptığınızı azimle yapın, hırs ile yapmayın. Kullukta devamlılık esastır. Önce emin insan olmalıyız. Derviş, halinden belli olmalıdır. Beşeriyet kemalâtın hammaddesidir. Mükemmeliyet istikamette daim olmaktır. İnsanın cismi arza, ruhaniyeti semaya mensuptur. Yaradılış farziyetimiz hakkı bilmektir. Hakk'ı tanımanın ön şartı Resulûllah’ı tanımaktır. İnsanın sırrında Allah’ın sonsuzluğu vardır. Kulluğa bahane yok değer üreteceksiniz. Şikayet, Mevla’ya hürmetsizliktir. Kulluk adına yapmadıklarımıza hiçbir bahane geçerli olmayacak. Bu âleme kavga için gelmedik. Telkin öncelikle bizim nefsimize olmalıdır. İnsan, Allah’ın sırrı Allah da insanın sırrıdır. Varlığımızın sebebi zuhuru, Cenab-ı Resulûllah’tır. Kullukta teslimiyet “Rağmen” olmalıdır. Kazası olmayan tek şey hayatımızdır. Sevgi dışındaki bütün hallerde zorluk vardır. Nefsinde mevsimi hazan olanın, gönül mevsimi bahar, Ahireti bayram olur. Hayat yaşamak, yaşamaksa sevmektir. En güzel keramet istikamet üzere olmaktır. Kişinin Rabbini tanıması için kendini tanıması lazım. Hakk’ı ancak Mirat-ı Muhammet’ten görebiliriz. İnsanı Hakk’ta sonsuzlaştıran ve yaşatan, sevgidir. Sevgi bütün yaratılanların varoluş mayasıdır. Sevgisiz olan her mekân ve mahâl mundardır. Sevgi Allah için yanmak ve olmaktır. Allah’ın ve Resulullah’ın sevgisi ile yanmayan gönül hamdır, ahlâttır. Hakikat ehlinin sermayesi aşk-ı sübhandır. Talepte kararlılık, kararlılıkta da sabır esastır. Sabır, sadrın genişliği kadardır. Sadır genişliği ise; kabulümüz, sevgimiz kadardır. Kamil insan demek;Bütün duygularda,düşüncede ruhta olgunlaşmış insan demektir., Dervişân, Mürşidinin eşiğinde sadık olduğu sürece, farkında olsa da olmasa da tekamül halindedir. Kim ki Allah’ı ciddiye almaz ise; Allah o kimseyi ciddiye almaz. Hakkı görmeyen gözler amadır. Gayret olmadan kişinin ulaşacağı hiçbir âliyet olamaz. Kendi gerçeğimize yol bulmak için arz üzerinde var olan bütün mevcudiyetten istifade edeceğiz. Bu fırsat âleminin bir tekrarı daha yoktur. Hiçbir oluşum kendi halinde, kendi başına müstakil değildir. İhvan isek bir iddianın sahibiyiz demektir. İhvanın kemâlâtı, olgunluğu, karşılaşmış olduğu olumsuz tecellilere verdiği tepkilerle ölçülür. Kişi muhatabı ve müdahili olmadığı hiçbir meselenin şahidi olamaz. Herkes kazanımlarını kayıplarını tespit etsin ki şuurlu bir hayat yaşayabilsin. Birebir uyarılar insanı daha çok uyandırır. Bütün canlılara dostça yakın olmalıyız. Tekâmül için her anı yeniden yaşamak , her anın yeniden talibi olmak zorundayız. Gayret etmeyen kişiden Kâmil insan olmaz. Ehl-i talip bu Kâinatın özelidir, özetidir. Kul, hizmeti kadardır. Kul, sevgisi kadardır, Kul hoş görebildiği kadardır. Kul feragat edebildiği kadardır. Kul paylaşabildiği kadardır. Ehl-i ihvan’ın sevgisi Rabbi’nin sevgisi, meşguliyeti Rabbi’nin meşguliyeti olmalıdır. Her an Rabbi ile meşgul olanın, muhatabı Rabbi olur. Güzel bakmalı, güzel konuşmalı, güzel dinlemeliyiz. Hayırları geciktirdiğimiz zaman şerre dönüşür. Şerleri geciktirdiğimiz zaman hayra dönüşür. İhvanın irşad olmasının ön şartı teslimiyattır. İlmen yâkinlik; bilmek ve kabul etmektir. İhvan telkin edileni yaşadıktan sonra Hakkel yâkina ulaşır. Kul, Rabbini ne kadar ciddiye alırsa, Rabbi’de onu o kadar ciddiye alır. Rahman’ın sevgilisi olmak gönlü cenab-ı Resulullah’a yönetmek ve tabi olmakla orantılıdır. İhvan, kendi özünde kâmil duruşa ulaşırsa, onda bir değil de nice esmanın açılımı, nice sıfatın inkişaf ve izhariyeti yaşanacaktır. Dünkü gibi konuşan, dünkü gibi anlayan, dünkü gibi yaşayanın anı ve akibeti hüsrandır. Ehli gönül olan, ,Resulullah’a ve Ehli Beyt’egönül veren Ehl-i İhvan’ın seyr-i sülüğü nefis merkezli akıl ile değil gönül merkezli akıl iledir. İhvan, hayırda ve şerde damlayı derya mesafesinde görecek kadar Rabbini önemseyen olmalıdır. Hakka vuslat, ancak aşk- sübhân ile olur. Aşığın, sevgisinin sancısıyla uykularının kaçması lazım ki, orada aşktan söz edilebilsin. Hayatla zıtlaşan değil hayatla uzlaşan olmalıyız. Eğer kişi yarışacaksa hayırda yarışsın selâmda, yarışsın, paylaşmada hoş görüde affetmede yarışsın. Kişi tercihinin neticesini yaşar. İnsan, sevebildiği kadar, değer üretebildiği kadar insandır. İhvan, arif olmalı ve gönlünü bütün olumsuzluklardan arındırmalıdır. Herkes yaptıklarının neticesini yaşayacak. Biz kulluğumuzu her gün yeniden yenilemeliyiz. Üstünlük ancak takva ile sevgi iledir. Allah hiçbir zaman abes ile iştigal etmez. Her işte bizim için hikmet ve hayır vardır. Ehl-i ihvan hiçbir zaman olumsuzluk adına hesap yapmamalıdır. Herkesin şeytanı, Cebrail’i, Mikail’i, İsrafil’i ve Azrail’i kendisiyle beraberdir. Ehl-i ihvan demek arif olan, Hakk'a eren demektir. Sevginin tezahürü ibadettir. Eğer inanıyor, iman ediyor, seviyorsanız, yap denileni yapacak ve aksatmayacaksınız. Sevenin ne gecesi ne gündüzü ne yorgunluğu ne bahanesi ne de mazereti olur. Karşılaştığımız zorlukların tamamı tekâmül için ikrarımızı ispat içindir. Bu âlem teşbih, tespit, tenzih, takdis ve şahadet âlemidir. İnsanın Hak katında kadri, kıymeti sevgisi kadardır. İnsan, yaşadığı zorluklar aşabildiği engeller kadar insandır. Hiç zorluk, acı çekmeden, uğraş ve çaba sarf etmeden kimsenin başarıya ulaştığı görülmemiştir. Hepimiz Allah’ın Resulûllah’ın ve Ehlibeyt’in aşkından muhabbetinden istifade edip Hakk’ta bakileşebilecek yetilere sahibiz. İnsan, asliyeti kendisine unutturulmuş varlıktır. Müsemmâ ehli olan için, isimler değişşe de asliyet değişmez. Hiçbir güzelliği kendimize mal etmeden, bütün güzellikleri Rabbimizden bilmeliyiz. Herkesin imtihanı iddiası kadar olur. Yani iddiası büyük olanın, imtihanı da büyük olur. Kâinat, insan için, insana hizmet için halk edilmiştir. Hayatın tamamı, kulluğun ve dostluğun talimidir. Kişi bilgisinde değil yaşantısında kâmil insan olur. Bizim yaşadıklarımız; tercihlerimizin, taleplerimizin ve dualarımızın neticesidir. Mezheplerin farklı olması, dünya iklimlerinin, ırkların ve kültürlerin farklı olmasındandır. İrfan mekteplerinin temelde aynı, detaylarda farklı farklı olması insanların, meşreplerinin farklı farklı olmasındandır. Kimi takva ile kimi zikrullah ile, kimi hizmet ile, kimi de ibadet ile Hak rızasına ulaşmak ve kâmil insan olmak arzusundadır. Din adına zıtlaşmalar, taraflaşmalar ve tefrikalar çıkarmak Rahman’ın ve Kuran’ın reddettiği duruşlardır. Elin eksiğiyle uğraşan, kendi eksiğini hiçbir zaman göremez. Biz bu âleme eksik tespit zabıtalığına gönderilmedik. Âşık; mâşûkunu hususiyetle geceleyin, en çok yalnızlık halindeyken düşünür. Geceleri ve seher vakti çok özeldir. Dostluğun ilk şartı sevmektir. Fakat çıkarsız beklentisiz sevmektir. Dost olmak, dostun her türlü yüküne katlanmaktır. Bizim için yaşamak bir gündür, o da bugündür. Kulluk adına yapmamız gereken ne varsa sabırla ve ihlâsla yapmalıyız. Hak katında gıdalanmanın birinci esası, âdab-ı Muhammediye ve hakıkati Mahmudiye ile kıyam durmaktır. Biz eyvallah tacını, sensin’ tacını başımızdan, hiçlik hırkasını da eğnimizden hiçbir zaman çıkartmayacağız. Bir damlanın hiçliğe ulaşması, onun deryaya düşmesiyle olur. Bize ulaşan her tecellinin, Mevlâ'dan olduğunun bilincinde olalım ve rıza gösterelim. Sakın tecellilerden kahreden, kederlenen olmayalım. Tecellilerden şikayetçi olmak, kulun Rabbine olan saygısızlığıdır. İhvan, hangi tecelli içinde olursa olsun, mutlaka güzel düşünmeli ve güzel değerlendirmelidir. Edep ve âdap dışında nefes almayalım. Biz, Cenâb-ı Resûlullah’ın vitrini olmalıyız. Bütün nimetler ve âliyetler, gayret ve hizmet iledir. Biz hangi hali yaşıyorsak bizim için hayırdır ve hikmetlidir. Hikmete tabi olanlar hikmet ehli olurlar. "Senin için Ya Rabbi" zevkiyle hayatı yaşayalım. Huzur, ancak tevhid ile aşk ile sevgi ile Allah’a ve Resûlun’e yönelmek iledir. Güzel ahlâk ve sevgi insanlığın omurgasıdır. Her gününü son gün, her namazını son namaz, her muhabbetini son muhabbet gibi kabul eden kişinin yaşantısı Ehl-i ihvanca olur. Büyük laf etmemeye sahibi olalım. Ehl-i Beyt olmak, hem nesebi hem de mezhebidir. Ehl-i Beyt, Kur’an’ın ete kemiğe bürünmüş halidir. Yaptığımız her şey kulluğumuzu ispat edercesine olmalıdır. Halkı memnun etmek için Hakk'ı incitmeyelim. Kemalat, hissedilen ilk nefesten son nefese kadar sadece Allah ve Resûl’u için say ve gayret etmektir. Tevhid-i Ef-al hakikatin zübdesi, tevhidin nüvesidir. Kullukta edebi olmayanın Hak’ta izzet bulması mümkün olamaz. Hikmetleri seyretmenin tek şartı, tecellilere karşı sabırlı olmaktır. Kişi yaşamış olduğu imtihanları aşabildiği kadar tekâmül etmiş olur. Aslında bize zor gelen tecelliler, bizim için ikramdır. Kulluğun esasında yap denileni yapıp sonucuna da razı olmak vardır. Bütün kâinat, kişinin kendi hakikatine misaldir. Öncelediğimiz Allah ve Resûl’u olmalı. Ertelediğimiz ise nefsimizin arzu ve istekleri olmalıdır.. Dervişi tekâmül ettirecek olan iştiyakı, kendine olan telkini, ve gayretindeki kararlılığıdır. Her günü yaşamak, her günü diğer günden farklı bir alana taşımak için biz bugünün talebesiyiz. Hatasını kabul edip hatasından dönen kul hayırlı kuldur. Hedefi olmayanın istikameti de olmaz. İhvan ne dünle ne de yarınla zaman kaybedecek sadece anını ve gününü değerlendirecek. İhvanlık, halde örnek olmaktır. Aile yaşantımızla, tecellilere olan tepkilerimizle, kişilerle olan ünsiyetimizle, her halimizle hele hele de ibadete olan düşkünlüğümüzle fark edilmeliyiz. Cenab-ı Resûlullah’ın tezahür etmediği hiçbir mekân, Hak katında şerefli olamaz. İbadet etmenin hoşnutluğunu yaşarken bu hoşnutluğu, ibadet etmeyenlere karşı bir üstünlük saymadan fail Allah'tır zevkiyle yaşamalıyız. Kıyas, şeytani sıfatlardandır. Karşımızda gördüğümüz eksikliği önce kendimizde tetkik etmeliyiz. Hiç kimse kendi gerçeğine olan seyrine mürşitsiz yol bulamaz. Baki olabilmenin, sonsuzluğa ulaşabilmenin tek şartı; Hak ile Hak olmak Hak’ta ölüp Hak’ta dirilmektir. Hayata ders veren değil de hayattan ders alan talip olmalıyız. Anlayan ve öğrenen olmalıyız. Anladığını genişleten, hayatına uyarlayan olmalıyız. Tasavvuf önce şeriat-ı Muhammediye ile hakikat-ı Mahmûdiye ile hikmetler talim edilir. Bir meselenin görevlisi olmak ayrı şeydir, gönüllüsü olmak ayrı şeydir. Ehl-i ihvanla konuşularak halledilmeyecek hiçbir mesele olmamalıdır. Hak dostları bir araya geldikleri zaman bakışmaları bile muhabbettir. İhvanlığın dört ana esası vardır; ihlas, şecaat, cesaret ve cömertliktir. Hayatın tamamında, her adımda, her bir nefeste; bir tuzak, bir imtihan vardır. Gönül, Rahman ile coşarsa; kişi karşılaştığı her türlü tecelliye sabır ve tefekkür ile mukavemet gösterir. İhvan, ne Dünya ne de ahiret beklentisi olmaksızın kulluğunu fi-sebilillah yaşamalıdır. Kur’ân'ı öğrenmeye, okumaya, okutmaya, anlamaya ve yaşamaya çalışalım. İslam, yap denileni yapmak; yapma denilenden uzak durmaktır. Kulluğunu yarına erteleyenin Allah sevgisi yeterli değildir. Tekâmül etmek için sürekli gayret halinde olmalıyız. İnsana olan sevgisizlik Allah’a olan sevgisizliktir. Allah’a vuslat ancak Aşk-ı sübhan ile olur. Hak’ta bâki olabilmek için kayıtsız şartsız teslim olmalıyız. Dilimizde zikrullah ile gönlümüzde her daim muhabbetullah ile inşa olmaya çalışmalıyız. Şeriatın ihlâl olduğu yerde hakikat olmaz. Her türlü tecelliden istifade edecek kadar arif,hiçbir zorluktan yılmayacak kadar da dirayetli olalım. Arif olan baktığı her zerreden, karşılaştığı her tecelliden kendisine istikamet arar. Ehl-i ihvan hatasında ve günahında ısrar etmeyen ve tövbesinde aceleci davranandır. Âşık maşukundan gelen cefalardan haz duymazsa gerçek aşık olamaz. Kendisindeki gayrilikten arınan insan için dışarıda ve içeride gayri olan hiçbir şey kalmaz. Kişinin samimiyeti, sadakati ve sevgisi ona istikamet verir. Bizden istenilen öncelikle safiyet, samimiyet ve sadakattir. Ehl-i ihvan öyle bir kristalize olacak, safiyet kazanacak, kendi benliğinden öyle bir sıyrılıp latifleşecek, şeffaflaşacak, kendine ait bir renk zan düşünce ve duygu kalmayacak ki Allah’ın boyasıyla boyansın yani Resûlullah’ın haliyle hallenmiş olsun. Gayret, kulluğun esasıdır. Biz bildiklerimizle amel edelim. Bilmediklerimiz, bize bildirilecektir. Her Ehl-i ihvan bulunduğu cemiyette fark edilmelidir. Bizim sabrımıza, bize kötülük yapanların şahitlik etmesi lazım. Asli maksadımız, nefsimizi ve Rabbimizi tanımaktır. Gayret etmeyen kişiden kâmil insan olmaz. İhvan, kendi hakikatine seyri sülük ederken hem dünyasını hem de ukbâsını saadete erdirmiş olur. Muhabbetimiz Resûlullah’ın ve Ehl-i Beyt’in muhabbeti, davamız Hak davası olsun. Eğer insan Rahman’ın aynası olacaksa yansıtıcılığının çok net,arı ve duru olması lazımdır. Eğer bir olumsuzlukla, zorlukla karşılaşıyorsak, bu bizim olumsuzluluğumuzdandır. Arz ve semada her ne olursa insan ile ilişkilidir. Sözümüzün ilk müşterisi kendi kulağımız olmalıdır. İslâm şahitlik ile başlar, şuhut ile yaşanır. Ve yine şahitlik ile kemal bulur. Hangi başarı vardır ki uğraşsız gayretsiz ve gönülsüz zuhura gelsin. Aşığın ölümü Hakk’ta vuslat, sonsuzluğa uyanmak ve sonsuzluğu yaşamak olur. Artık etrafımızla ve kendimizle olan kavgamızı bitirip, sevgiyle nefes almanın gayretinde olmalıyız. Kişinin kararlılığı tecellilere gösterdiği mukavemeti kadardır. Aşık hep maşukundan söz etsinler, hep ondan konuşsunlar ister; zaten gayrı şeyler aşığı rahatsız eder. Kişi mutmain olmadıkça kulluğunda, dostluğunda hep hüsrandadır. Cemal aşıkları için gayri olan her şey haramdır. Zikrin esası namazdır, muhabbetullahdır. İhvan, hayatın tamamında Rahman’ın iradesi altında yaşamaya dikkat ve özen göstermelidir. Her şeye rağmen seveceğiz Her şeye rağmen hizmette gayretli olacağız Kulluk, içinde Rabbi'nden başkasını bulundurmayan, gayrilerden boşalmış hiçlik makamıdır. Hayatın ve kulluğun emanetçisi olduğumuzu, bu emaneti taşımamız ve ehline teslim etmemiz gerektiğini hatırdan çıkartmamalıyız. Hayatı hep Hakkça yaşamanın gayretinde olmalıyız. Hayat, bizi kullukta belirli bir kıvama taşımak içindir. Kendine gafil olan, Allah’a arif olamaz. Her varlık Hakk'tandır ve Hak ile kaimdir. Bütün masivalardan arınmak, “ölmezden önce ölmek” Hak’ta ebed olmak; olağanüstü bir azim ve gayret ister. Kişinin kararlılığı, cesareti, azmi ve sevgisi bir arada tekmil olursa; kişinin önünde aşamayacağı engel ve mâni olmaz. Talibin âli ve en yüce değerlere ulaşabilmesi, Allah ve Resûlu’ne olan muhabbeti, sevgisi ile orantılıdır. Hedefimiz ve gayemiz, bugün tevhid noktasında Allah’ı Resulullah’ı ve Ehl-i Beyt’i dünden daha farklı idrak etmek ve yaşamaktır. Tevhid adına bize yapılan teklifatın tamamını yaşamak, bizi kendimize döndürmek ve kendi hakikatimizle tanıştırmak içindir. Tevhid meratiplerindeki yaşam talimlerinin tamamı, bizi kendi ruh derinliğimizdeki iç potansiyelimizden istifade ettirmek adınadır. İhvanın bilip, yapmak isteyip de yapamamasının sebebi kendisinde yetersiz olan kararlılığı, gayreti ve talebidir. Cenab-ı Resûlullah’ın tezahür etmediği hiçbir mekân, mükerrem ve münevver olamaz. Hiç kimse kendi gerçeğine olan seyrinde mürşitsiz yol kat edemez. Kulluk adına yaşanılacak ne kadar âli değerler varsa, bunların tamamı ancak mürşid-i kâmilin nezaretinde ve refakatinde yaşanılabilir. Bâki olabilmenin, sonsuzluğa ulaşabilmenin tek şartı; Hak ile Hak olmak, Hakk’ta ölüp Hakk’ta dirilmektir. Yaşadığımız ne tür olumsuzluk olursa olsun, bizim hedefimize olan iştiyâkımızı arttırmalıdır. Her türlü olumluluk ve olumsuzluktan istifade eden olalım. Ehl-i ihvan hiçbir zaman olumsuzluk adına hesap yapmamalıdır. İhvan, kendisini yargılayan, kendisini öz eleştiriye açık tutan ve kendini kemâle taşıyan olmalıdır. İhvan, ancak telkin edilen hikmetli sözleri, hadisleri ve ayetleri yaşantısına uyarlayarak gayretinde istikamet bulabilir. Kim hidayeti dilerse hidayete ulaşacak; kim hidayete ulaşmak istemezse Rahmân da ona hidayet etmeyecek. İnancı olmayanın istikameti olmaz. İnsan-ı asli Allah’ın aynasıdır. Nurun olduğu yerde zulüm, dinin olduğu yerde kin, sevginin olduğu yerde nefret olmaz. Ehl-i ihvan demek arif olan gerçeklere eren demektir. Herkes tercihinden yönelişinden meyil ve rızasından sorumludur. Nimete ulaşmak için mutlaka hizmete talip olmalıyız. İhvan düşünmekle, keşfetmekle ve gayret ile kemâlat bulur. “Rabbim” diyen için zaten zorluk yoktur. Hedefi olmayanın istikameti de olmaz. İslam, aslen teslim olmak ve selamet bulmaktır. NAMAZ VAKİTLERİ
Hamilelikte okunacak dualarHamilelikte çocuğun hayırlı bir evlat olması için anneler bol bol dua edip Kuran-ı Kerim okumalıdır. Fakat hamilelik sırasında dil ile yapılan duaların yanında hal ile yapılan dualarda çok anaya, babaya hayırlı bir evlat olmasında büyük yarar sağlar. Annenin hamileyken yada hamilelikten sonra yaptığı davranışlar çocuğun ruh ve beden sağlığı bakımından olumlu yada olumsuz olarak etki eder. Çocuğunun vatana,millete hayırlı bir evlat olmasını isteyen anne davranışlarını Allah'ın istekleri doğrultusunda düzene koymalıdır. Hamilelik sırasında veya hamilelikten sonraki davranışlarının çocuğun hayatında olumlu yada olumsuz yönde etkilerinin olacağını unutmamalıdır. Hamilelikte kolay doğum yapmanın bir güzel yolu da İnşikak suresini okumaktır. Doğum yaklaştığı zamanda Ayetel kürsi, Araf suresinin 54. ayeti ve felak-nas sureleri okunmalıdır. Hamile kadınlar doğacak çocuğun üzerine ellerini koyarak el-musavvir zikrine devam ederlerse,doğacak çocuk inşallah güzel ve sağlıklı Okunacak Dualar 41 Yasin-i Şerif okumak hakkında alimler bir çok hayırlı kapının açılması için bir tılsımdır demişlerdir. Hz. Peygamber buyurdu ki; Her şeyin bir kalbi vardır Kuran'ın kalbi de Yasin' dir. Bir kadın hamileliği belli olduğu zaman yemesine içmesine dikkat etmelidir. Bilhassa haram ve şüpheli şeylerden uygunu zifaf gecesi ve daha sonrası erkek ve kadın yemelerine ve içmelerine dikkat etmelidir. Çünkü, kendisi, kadını, kendilerinden olacak çocuk bu dünyada şeytandan, ahirette ise cehennem azabından korunurlar. Ala suresi hamile kadın için yazılır. Bu sureyi cuma günü yazıp üzerinde taşıyan hamile bayanlar her türlü felakete karşı kendisini koruma altına almış bayanlara 9 ay boyunca yapabilecekleri genel tavsiyeler;Daima abdestli olmakHamilelik sırasında düzenli beslenmek ve temiz olmakBütün günahlardan kendini korumakHelal olan şeyleri yapmaya özen göstermekKuran dinleyip okumaya çalışmakHamilelik boyunca 1 kere de olsa Kuran-ı Kerim hatmi yapmakNamazlardan sonra tövbe etmekçocuk hareket ettiği zaman el karın üzerine konarak salavat getirip,ihlas suresini okumakYasin suresini bolca okumak Son Güncelleme 091100 Hamilelikte Okunacak Dualar ile ilgili bu madde bir taslaktır. Madde içeriğini geliştirerek Herkese açık dizin kaynağımıza katkıda bulunabilirsiniz. 0 Yorum Yapılmış "Hamilelikte Okunacak Dualar" Kayıtlı yorum bulunamadı ilk yorumu siz ekleyin Zevk Suyu Orucu Bozar Mı Zevk Suyu Orucu Bozar Mı, Zevk suyu genelde şehvet hallerinde erkeklik organından çıkan iki sıvı vardır. Bunlardan birine meni diğerine mezi denir. Meni, şehvetin doruğuna fışkırarak çıkar. Mezi ise şehvetten önce ve sonra sızıntı halinde olur. Meni ... Şans Duası Şans Duası, Şansın açılması ve işlerinizin rast gitmesi nedeni ile Rabbimize yönelip el açarak gönülden ve samimi bir şekilde dualar ederiz. Şans ve kısmetin açılması için günlük düzenli okunması gereken pek çok dualar vardır. Rabbimiz samimi ve ... Adet Olmak İçin Dua Adet Olmak İçin Dua, Adet kanı, kadının normal bir vücut fonksiyonudur. Adet kanı gebelik olmadan her ay düzenli vakitlerde hazne dışına atılan kandır. Her ay bu döngü bu şekilde sırayla devam eder. Adet sancısı, bir gün öncesinde... Miftahul Cennet Duası Miftahul Cennet duası, en güçlü ve en büyük dilek duasıdır. Peygamberimiz Hz Muhammed bir gün ashabıyla mescitte bulunurken, Cebrail yanına gelerek, "Ya Muhammed! Hak Teala sana selam gönderdi. Bu duayı sadece sana gönderdi. Senden ö... Temre Duası Temre duası, elde, yüzde ve vücutta çıkan temrelerin, siğillerin yok olması için, yer gök dua diyerek Allah'a sığınmalıyız. Dualara devam edersek, Allah'ın izniyle şifa bulunacaktır. Yapılan dualar içtenlikle ve inanarak okunursa, daha çabuk ve kesin... Ders Çalışmak İçin Dua Ders Çalışmak İçin Dua, Dua bir isteğin, bir dileğin olması için Allah yalvarmaktır. Derse başlamadan önce dua okuyan öğrencinin Allah Teala zihnini açar. Onu unutkanlıktan korur. Dersi en iyi şekilde anlamasını sağlar. Çocuklarımızın dersler... 52 Gece Duası Kabir Duası, 52 Gece Duası, Büreyde radıyallahu anh şöyle dedi; Hz. Peygamber asm ashab-ı kirama, kabristana gittikleri zaman şöyle demelerini öğretirdi; "Esselamü aleyküm ehled diyari minel-müminin. Ve Inna inşallahu biküm lahikun. Es'elullahe len... Huysuz Çocuğa Okunacak Dua Huysuz Çocuğa Okunacak Dua, En önemli olan ise her durumda Allah'a dua etmek ve sabretmektir. Unutulmamalıdır ki; Yüce Allah duada ısrarcı olan kullarını sever. Anne ve babalar bir çocuk sahibi olduklarında onunla ilgili gelecek hayali kurarlar. Onun... Bir Malın Satılması İçin Dua Bir malın satılması için dua, elinizde olan ev, araba, arsa gibi değerli bir malınızı satışa çıkardınız, fakat değerine bir alıcı çıkmıyorsa dualardan yatdım alarak, malınızın tez elden satışına yardımcı olabilirsiniz. Allah'ın izniyle tez elden... Saç Duası Saç duası, saç dökülmesi ve zayıf saçlara sahip olan kişilerin şifa bulmak için okuyacakları bir duadır. Saç duası büyük bir inançla okunmalıdır ve şifanın yalnızca Allah 'tan geleceği dökülmemesi için şu dua okunmalıdır Ve... Sivilce Duası Sivilce Duası, vücudumuzun bazı bölgelerinde bazı zamanlar sivilceler ve siğiller ve çıbanlar meydana gelebilir. Böyle durumlarda ilk olarak bir hekime başvurmak ve bunların nedenini öğrenmek gereklidir. Bu çıkıntıların nedenleri bazı iç hastalık... Mahkeme Duası Mahkeme Duası, Dua etmek, Allah'a yaklaşmanın en güzel yoludur. Sıkıntıların, dua etmek, isteklerin ve beklentilerin Rabbimize açılmasıdır. Ne kadar içten, yürekten, yüreğin derinliklerinden seslenilirse o ölçüde yankı bulur. Dua etmek, işin başında,... Zevk Suyu Orucu Bozar Mı Şans Duası Adet Olmak İçin Dua Miftahul Cennet Duası Temre Duası Ders Çalışmak İçin Dua 52 Gece Duası Huysuz Çocuğa Okunacak Dua Bir Malın Satılması İçin Dua Saç Duası Sivilce Duası Mahkeme Duası Birinin Seni Sevmesi İçin Dua Mübin Duası Kuduriye Duası 41 Yasin Duası Küsleri Barıştırma Duası Hilye İ Şerif Duası Haksızlık Karşısında Okunacak Dua Güç Duası Nasip Duası Ramazan Duası Hacet Duası Söz Dinlemeyen Çocuğa Okunacak Dua Bir İşin Olması İçin Okunacak Dua Yasin Duası Birinin Rüyasına Girmek İçin Dua Aileyi İkna Etme Duası Gelin Duası Heyecanlanmamak İçin Dua Popüler İçerik Birinin Seni Sevmesi İçin Dua Birinin seni sevmesi için dua etmek, sonunda hayırlı bir izdivaç planını da içerdiği taktirde Allah katında kabul görebilir. Allah ki, sizin için kimi... Mübin Duası Mübin Duası, Hayırlı dileklerin yerine gelmesi için önce sebepleri oluşturan bir plan yapılır. Bununla gerekilen her şeyin yapılması sonucunda dilekle... Kuduriye Duası Kuduriye duası, Allah nazarında makbul olan ve tutulan dileklerin gerçekleşmesi için Allah'ın kullarına gönderdiği dualardan biridir. Her k... 41 Yasin Duası 41 Yasin Duası, herhangi hayırlı bir niyet için okunan, 41 Yasin Suresi okunduktan sonra okunan duadır. Bilinen ve bilinmeyen, görünen görünmeyen nim... Küsleri Barıştırma Duası Küsleri Barıştırma Duası Küsleri barıştırma duası olarak bilinen bir birine küsmüş iki kişinin arasının düzelmesi ve barışması için okunur. Özellik... Hilye İ Şerif Duası Hilye İ Şerif Duası, Bismillahirrahmannirrahim Ahir zaman Peygamberi Hazreti Muhammed Mustafa vefat edeceğine yakın bir zamanda, dünyadan ah...
Yaygın inanca göre kadın, erkeğin kaburga kemiğinden yaratılmıştır. Tevrat’ta geçen bu söz bize, Allah’ın elçisinin sözü diye aktarılmıştır. Tevrat’ın ifadesi şöyledir“Rab Tanrı Âdem’e derin bir uyku verdi. Âdem uyurken, Rab Tanrı onun kaburga kemiklerinden birini alıp yerini etle kapadı. Âdem’den aldığı kaburga kemiğinden bir kadın yaratarak onu Âdem’e getirdi. Âdem, İşte, bu benim kemiklerimden alınmış kemik, etimden alınmış ettir’ dedi, Ona Kadın denilecek, çünkü o adamdan alındı.” Yaratılış 1/21-23Bir tek nefisten yarattı’Ebu Hureyre’den gelen şöyle bir rivayet vardır“Allah’ın elçisi sallallahu aleyhi ve sellem dedi ki Kadınlara karşı görevinizi yerine getirin; çünkü kadın kaburga kemiğinden yaratılmıştır. Kaburganın en eğri yeri üstüdür. Onu düzeltmeye çalışırsan kırarsın; bırakırsan eğri kalır. Siz kadınlara karşı görevinizi yerine getirin.” Müslim, Rada 60- 1468Kurân, Tevrat’ı tasdik eder ama onun tasdiki, Tevrat’ta da bulunan Kurân âyetleriyle sınırlı kalır. Kurân’a göre erkek ile kadın, aynı şeyden yaratıldığı için Ebu Hureyre kanalıyla gelen söz, Allah’ın elçisine ait olamaz. Alla Teâlâ şöyle buyurmuştur“Ey İnsanlar, Rabbinizden çekinin; o sizi atanızı bir tek nefisten yarattı. Eşini de o nefisten yarattı ve o iki kişiden pek çok erkek ve kadını yeryüzüne yaydı” Nisa 4/1Kadınlar birer tarladır’Şu âyet, Âdem’in yaratıldığı nefsin ne olduğunu gösterir“Biz o insanı, nutfetun emşâcdan yarattık...”İnsan 76/1-2Nutfetun emşâc, üç veya daha fazla karışımı olan sıvı yani döllenmiş yumurta demektir.“O insanı” diye tercüme ettiğimiz el-insan kelimesi “bütün insanları” diye de tercüme edilebilir. Öyleyse Âdem ile eşi, diğer insanlar gibi döllenmiş yumurtadan yaratılmışlardır. Bir de şöyle buyrulmuşturİnsanı çamurdan oluşan bir özden yarattık. Sonra onu, güçlü ve etkili bir yerde döllenmiş yumurta haline getirdik. Müminûn 23/12-13İnsanın bütün gıdası çamurdan, yani su ile toprağın birleşmesinden oluştuğu için yumurta ve spermin kaynağı da çamurdur. Ana rahmi tohumun ekildiği tarla gibidir. Bir ayet şöyledir“Kadınlarınız sizin için bir tarladır.”Bakara 2/223Bundan dolayı insanın oluşması, bitkinin oluşmasına benzetilmiştir.“Allah sizi yerden bir bitki gibi bitirmiştir.”Nuh 71/17İsa’nın yaratılışı da Âdem ile Havva’nın yaratılışına benzetilmiştir.“Şüphesiz İsa örneği Allah katında Âdem örneği gibidir. Âdem’i topraktan yaratmış, sonra ona ol demiş o da oluşmuştur.” Ali İmran 3/59Ona ruhumuzdan üflemiştik’Ayetler üzerinde dikkatle düşünülünce Meryem’in rahminin de toprak gibi hem ana, hem de baba görevi gördüğü anlaşılır. Mahrem yerini koruyan Meryem’e ruhumuzdan üflemiş, onu ve oğlunu, âlemler için bir belge yapmıştık. Enbiya 21/91“Mahrem yerini korumuş olan İmran kızı Meryem de bir örnektir. Ona ruhumuzdan üflemiştik. Tahrîm 66/12Türkçe’de kelimeler erkek ve dişi diye ayrılmadığından bu âyetleri doğru tercüme etmek zordur. Birinci âyette Meryem’e dişi zamiriyle ikincisinde erkek zamiriyle işaret edilmiştir. Bu, Meryem’in rahminde yumurta ve sperm üretme özelliğinin olduğunu gösterir. İsa’nın yaratılışı, Âdem’inkine benzetildiğine göre Âdem’in yaratıldığı toprakta da bu iki özellik olmalıdır. Yani Âdem, topraktan gelen yumurtayla spermin birleşmesinden oluşan döllenmiş yumurtadan yaratılmıştır. Havva da aynı şeyden kadar ayrıntıya girmemiz, kadının yaratılışıyla ilgili doğru bilgileri bulmak içindir. Zira kadını eğri kaburga kemiğinden yaratılmış saymak, onun küçümsenmesine yol açmaktadır. KURAN’A SORALIMİlk insan, halifesi olan varlık olarak yaratılmıştır. Yani kendinden sonra gelen kişi, onda olanı ele geçirmeye çalışacaktır. Allah Teâlâ şöyle buyurmuşturBir gün Rabbin meleklere “Yeryüzünde, halifesi olan bir varlık oluşturuyorum” dedi. Melekler “Orada çevreyi bozacak ve kan dökecek kimseler mi oluşturuyorsun? Ama sen güzel yaparsın, sana içten boyun eğmemiz bundandır. Tertemiz olanı yapmak senin işindir” dediler. O da; “Ben sizin bilmediklerinizi bilirim” dedi. Bakara kelimesi burada ism-i mef’ûl yani halifesi olan varlık anlamındadır. Çünkü Allah bu sözü söylerken Âdem ve Havva vardı. Âdem gerekli bilgilerle donatıldı. Meleklerden daha bilgili olduğu ortaya çıkınca ona secde edilmesi emredildi. Dolayısıyla Âdem ve Havva kimsenin halifesi değillerdi. Onlardan sonra gelecek olanlar onların halifesi olacaktı. Öyle olunca da sonradan gelenler, onlarda olana sahip olmaya çalışacak ve bu yüzden çatışma bilmedikleriAllah meleklere “Yeryüzünde halifesi olan bir varlık oluşturuyorum” deyince melekler hayvanlar âlemini hatırlamış olmalıdırlar. Meselâ kümeste tavuklar bir birlerinin halifesi değildir. O yüzden aralarında kavga olmaz. Ama horozlar arasında mevki ve makam mücadelesi olduğu için iki horoz bir kümeste barınamaz. Biri diğerini, ya öldürür veya oradan insanlar arasındaki iktidar mücadelesine kadınların da karışacağını anlayınca hemen şu tepkiyi verdiler “Orada çevreyi bozacak ve kan dökecek kimseler mi oluşturuyorsun? Ama sen güzel yaparsın, sana içten boyun eğmemiz bundandır. Tertemiz olanı yapmak senin işindir.”Allah Teâlâ, insanın çevreyi bozmayacağını ve kan dökmeyeceğini söylemedi, çünkü insanlar eğer hayvanlar gibi davranırlarsa onlarla kıyaslanamayacak kadar tehlikeli olurlar. Ama meleklerin bilmediği bir şey olduğu için Allah, “Ben sizin bilmediklerinizi bilirim” dedi.Allah Âdem’e, isimlerin hepsini öğretti, sonra onları meleklere gösterdi. “Doğruysanız, bana şunların isimlerini haber verin” dedi.Bu yarışta kan dökülmez’İsim, bir şeyi bilmeye ve zihinde canlanmaya yarar. Böylece o şeyin ne olduğu ortaya çıkar.“Allah Âdem’e o isimlerin hepsini öğretti” âyetindeki isimleri gösteren zamir akılsız varlıklar için olan “hâ” olduğu halde, “...sonra onları meleklere gösterdi” âyetindeki zamir, akıllı varlıkları gösteren “hum”dur. Bu da meleklerin akılsız varlıklar olarak algıladıkları eşyada akıllı varlıklara yarayan bir bilginin olduğunu gösterir. Meleklere gösterilen bir başka şey de insanoğlunun, o bilgileri kullanacak güçte ki, meleklerin bilmediği; bilim ve medeniyet yarışına dönüşecek halifelik mücadelesiydi. Bilim ve medeniyetteki yarış, en iyiye ve en güzele ulaşma yarışıdır. Bu yarışta kan dökülmez, rakiplerin yaşamasına, özellikle destek verilir. Rakipler ne kadar güçlü olursa başarı o ölçüde yüksek olur. Ama halifelik, yani iktidar mücadelesi hayvanlar gibi olursa kan gövdeyi götürür. Mücadelenin böyle olmaması için de kanunlar konur, kolluk kuvvetleri ve mahkemeler CEVAPSoru Ramazanda yurtdışına çıkacak kişilerin oruç tutması gerekir mi, gerekmez mi? Yolculuğun uçakla olmasının bir önemi var mıdır?Cevap Bir yere gitmek üzere bulunduğunuz yerden çıkmanız seferî olmanız için yeterlidir. Bu yolculuğun yürüyerek olmasıyla araba veya uçakla olması arasında bir fark yolculuk yapanlara oruç tutmama ruhsatı vermiş ve şöyle buyurmuştur “Sizden kim hasta veya yolculukta olursa, o günler sayısınca diğer günlerde oruç tutsun. Onu tutabilenlere bir çaresizi doyuracak fidye de gerekir. Kim bir hayrı içten gelerek yaparsa onun için daha hayırlı olur. Oruç tutmanız sizin için daha iyidir. Bir bilseydiniz!” Bakara, 2/184 Soru Kadınların özel durumlarından dolayı oruç tutamadığı günlerde, işyerinin yemekhanesinde yemek yemesi uygun mudur?Cevap Kadınların adetli olmaları oruca engel değildir. Ama kendini oruç tutamayacak kadar rahatsız hissedenler hasta tanınan ruhsatı kullanarak oruç tutmazlarsa ramazandan sonra bu oruçlarını kaza ederler. Bunların, işyerinin yemekhanesinde yemek yemelerinde bir sakınca için mail adresimiz fetva bildiğimiz yanlışlar İsa gelecek mi?Bazı müslümanlar, İsa’nın ölmediğine, manevi semalardaki özel yerine yükseltildiğine, kıyametten önce tekrar geleceğine inanırlar. Hâlbuki Kurân’a göre İsa ölmüştür. Bir gün Allah, İsa aleyhisselama şöyle demişti “Bak İsa, seni vefat ettireceğim ve katıma yükselteceğim. Görmezlikten gelen şu kişilerden seni arındıracağım. Sana uyanları, kıyamet gününe kadar o kâfirlerden üstün kılacağım.” Al-i İmran 3/55 İsa vefat ettikten sonra ilk konuşmasını mahşer yerinde, bütün ölülerin tekrar dirilip hesaba çekildikleri yerde yapacaktır. İlgili âyetler şöyledir “Bir gün Allah şöyle diyecektir Meryem oğlu İsa! İnsanlara sen mi dedin ki; “Beni ve anamı Allah ile aranızda aracı tanrılar edinin?”İsa şu cevabı verecektir“Ben sana boyun eğerim. Benim doğru olmayanı söylemem olacak şey değildir. Eğer söylediysem, zaten bilirsin. Sen, benim içimdekini bilirsin ama ben senin içindekini bilmem; bütün gaybı her şeyin içyüzünü bilen sadece sensin. Allah diyecektir ki, bugün doğruların doğruluklarından faydalanacağı gündür. İçinden ırmaklar akan cennetler onlarındır ve ebediyen orada kalacaklardır. Allah onlardan razıdır, onlar da Allahtan razı olacaklardır. En büyük kurtuluş işte budur.”Mâide 5/116-119Hiçbir müslüman, “İsa gelece, dünyayı düzeltecek” diye bir beklenti içinde olmamalıdır. Dünya ancak bizim gayretimizle düzelir. Allah Teâlâ şöyle buyurur“Bir toplum, kendini değiştirmedikçe Allah, onlarda olanı değiştirmez.” Ra’d 13/11Temel dini bilgiler Kitabımızı tanıyalım1İslâm’da “Kitap” denince Allah’ın son kitabı olan Kuran anlaşılır. Nebimiz Hz. Muhammed’e Arapça olarak indirilen, çok güvenli tevatür yollarla bize ulaşan Kuran, Fatiha Sûresi ile başlayıp Nâs Sûresi ile biten 114 süreden oluşur. Sürelerin içinde yer alan küçük bölümlere de âyet Allah’ın elçisidir. Elçi, bir kimsenin sözünü bir başkasına ulaştırmakla görevli kişidir. Muhammed 610 yılından Allah’ın Elçisi olmuş ve onun sözlerini içeren Kuran âyetlerini yaklaşık 23 yıllık bir süre boyunca insanlara ulaştırmıştır. Kuran bir tek kitap olarak inmemiş, küçük bölümler halinde inmiştir. Mekkî ve Medenî ne demektir?Allah’ın Elçisi, 13 yıl Mekke’de, 10 yıl kadar da Medine’de görev yapmıştır. Mekke’de inen âyetlere Mekkî, Medine’de inenlere de Medenî âyetler Âyetiİyiliği sonsuz, ikramı bol Allah’ın adıyla“Muhammed sadece elçidir. Ondan önce de elçiler geldi, geçti. O ölse veya öldürülse, gerisin geri mi döneceksiniz? Gerisin geri dönen, Allah’a zarar veremez. Allah şükredenleri ödüllendirecektir.” Âl-i İmrân 3/144
hamile kadının allah katında yeri