Fast Money. Bebeğiniz şu an hiç olmadığı kadar meraklı ve keşfetmeye hazır. Göz açıp kapayana kadar sekiz aylık oldu bile! Bebeğiniz şu an hiç olmadığı kadar meraklı ve keşfetmeye hazır. Göz açıp kapayana kadar sekiz aylık oldu bile! Bebekler sekizinci aylarında çevrelerine karşı daha duyarlı ve meraklı olurlar. Eğer bebeğinizi gözlemlerseniz bu dönemde oldukça meşgul olduğunu fark edebilirsiniz. Bebekler bu dönemde yalnızca nesneleri ağızlarına sokarak keşfetmezler, onlara ulaşmaya ve dokunmaya da çalışırlar. Bu dönemde bebeğiniz yürümeye de hazırlanır. Bebeğinizi ve sizi sekizinci ay macerasında neler beklediğini merak ediyorsanız "8 aylık bebek gelişimi" rehberimiz tam size göre. Uyku ve beslenmeden, güvenlik ve fiziksel hareketlere kadar gün içinde işinize yarayacak ipuçlarını listeledik. 8 Aylık Bebeğin Gelişimi Bu dönemde bebeğiniz yalnızca tüm evi dolaşmakla kalmaz, her yeri kurcalamaya da başlar. 8 aylık bebekler fiziksel olarak yeni güçler de kazanmıştır. Daha hareketli ve daha sesli bir sürecin ilk adımları atılırken, gerçek anlamdaki ilk adımların da provası başlar. Bir sandalyeye veya kanepeye tutunarak ayakta durabilirler. Etraftaki her mobilyayı destek amaçlı kullanmaya başlayabilirler. Bebekler yeni keşfettikleri yeteneklerinden de zevk alırlar. Ayrıca yasakları çiğneme konusunda sizinle inatlaşabilirler. Dokunmasına izin vermediğiniz bir örtüyü çekip indirebilir, dolapların içine girmeye çalışabilirler. Bebeklerin özellikle meraklı olduğu bu dönemde, ev içi güvenliğini sağlamaya çok dikkat etmelisiniz. 8 Aylık Bebeğin Fiziksel Gelişimi Nasıl Olur? 8 aylık bebekler hızlı bir fiziksel gelişim sürecine girerler. Bebekler bir yandan emeklerken bir yandan da eşyalara tutunarak ayağa kalkmayı ve hatta sıralamayı öğrenirler. 8 aylık bebeklerin çoğu artık desteksiz oturabilirler. Zaman zaman devrilseler de karnının üstünde nasıl yuvarlanacağını ve tekrar nasıl oturma pozisyonuna döneceklerini kavrarlar. Bebeğiniz 9 aya kadar kendi başına oturamıyorsa doktorunuza danışın. Bebeğiniz artık dönmeyi de öğrenir. Bu da yatarken bile rahatça hareket edebileceği anlamına gelir. Giyinirken veya alt değiştirirken sabrınızı sınayabilirler. 8 Aylık Bebeğin Kilosu ve Boyu Kaç Olmalı? Bebeğiniz bu dönemde hızla büyümeye devam eder. 8 aylık bir erkek bebek ortalama olarak 8 ile 10 kilogram arasındadır. Kız bebeklerde ise kilo durumu erkek bebeklere göre yarım kilo daha aşağıda gözlenmektedir. Bir çocuğun ortalama ağırlığı ilk doğum gününe kadar üç katına çıkma eğilimi gösterir ve boyu da 71 ile 81 cm aralığında konumlanır. Bu durumda bebeğiniz 3 kilo doğduysa 1. yaş gününde 9 kilo olma ihtimali yüksektir. 8 ile 12 ay arasındaki kafa büyümesi, ilk 6 aylık sürece kıyasla yavaşlama eğilimi gösterir. 8 aylık bebeklerin tipik kafa çevresi boyutu yaklaşık olarak 44,5 cm'dir. 1. yaşına ulaşan bebeklerde kafa boyutu 46 cm'ye kadar büyür. Ancak bu değerlerin hepsi 8 aylık bebeklerin ortalaması alınarak hesaplanır. Her bebeğin kendine göre bir büyüme hızı vardır. Büyüme hızında en doğru sonucu alabilmek için düzenli olarak doktor kontrollerine gitmenizde fayda vardır. 8 Aylık Bebek Nasıl ve Ne Sıklıkla Beslenmelidir? Bebeğiniz artık katı gıdaları rahatça tüketmeye başlar. Bebeğinize gün içinde katı gıdalardan oluşan öğünler hazırlamalısınız. Ancak bebeğinizin 1 yaşına kadar ana öğününün anne sütü olması gerektiğini unutmamalısınız. Vereceğiniz ek besinler anne sütünü hayatınızdan çıkararak verilmemelidir. Bebeğiniz bu dönemde günde 5 öğün beslenmeye ihtiyaç duyar. Kahvaltı için anne sütünün yanında yumurta sarısı, peynir veya haşlanmış sebze verebilirsiniz. İlk ara öğün olarak meyve verebilirsiniz. Öğle yemeği için anne sütüyle birlikte et, tavuk veya balığın yanında sebze verebilirsiniz. Akşam yemeği olarak anne sütü ve yoğurt, gece öğünü olarak ise yine anne sütü vermelisiniz. Tüm bu yiyeceklerin miktarlarını doktorunuza danışmanız doğru olacaktır. Çünkü her çocuğun kendine özgü bedensel yapısı vardır. 8 Aylık Bebek Ne Yemeli, Ne Yememeli? Bebeklerin bu dönemde günlük olarak 750 ile 900 kalori alması yeterlidir. Bunun 400 ila 500 kalorisini anne sütünden veya hazır mamalardan almalıdır. Anne sütü beyin gelişimi için son derece önemlidir. Bebeğinize süt veremiyorsanız, anne sütünün muadili sayılabilecek kaliteli mamalara yönelmelisiniz. Katı Besinlere Başlayan Bebeğin Kabızlık Problemi Bebeğiniz katı besinleri tüketmeye başladığı için kabızlık problemiyle karşılaşabilir. Bu sorunun üstesinden gelmek için bol miktarda sıvı tüketmesini sağlamalısınız. Bebeğinize su ile birlikte kayısı, erik ve elma püresi yedirebilirsiniz. 4 ila 8 aylık bebekler günde 180 mililitre meyve suyu tüketebilir. Bol miktarda sıvı tüketimi ve lifli gıdalar sayesinde bebeğinizin kabızlık problemini çözebilirsiniz. Dişlerin Çıkmasıyla Gelen İlk Parmak Besinleri Bebekler yeni çıkan dişleriyle birlikte parmak besinleri de rahatça tüketmeye başlar. Bebeklerin büyük bir kısmı kaşıkla alınan gıdalardansa kendi başına tüketebileceği parmak gıdalara daha sıcak bakar. Bebeğinize parmak gıda olarak haşlanmış sebze havuç, patates, brokoli, karnabahar, kabak ve yumuşak meyveler verebilirsiniz. Haşlanmış makarna, yumuşak peynir ve ekmek parçalarını da bu öğüne ekleyebilirsiniz. Öte yandan parmak besinleri tüketirken bebeğinizin yanından ayrılmamalısınız. Çünkü büyük parçaları ağzına alabilir, çiğneme ve yutma problemleri yaşayabilir. Yanında olup ona yardım edebilirsiniz. 8 Aylık Bebeğin Görme ve İşitme Gelişimi Yeni doğan bebek sadece büyük nesneleri, yüzleri ve parlak renkleri görürken, 8 aylık bebek neredeyse bir yetişkin ile aynı şeyleri görmeye başlar. Bu sayede gördüklerini anlamaya ve öğrenmeye devam eder. Görme kabiliyetindeki gelişim işitmede de yaşanır. Bebeğiniz artık neredeyse bir yetişkinle aynı şeyleri duyabilir. Ona seslendiğinizi anlayabilir veya ona bakmanız için size seslenebilir. Her çocuğun kendine özgü hızda geliştiğini unutmayın. Ancak her doktor muayenesinde gözlerini ve kulaklarını kontrol etmekte fayda var. 8 Aylık Bebeğin Dil Gelişimi - 8 Aylık Bebek Nasıl Konuşur? Bebeğiniz önceki aylarda çıkardığı seslerin aksine artık anlamlı heceler çıkarabilir. Çığlıkların yerini "ma, ba, de, da, ga" gibi heceler alır. Böylece bebeğiniz yanlışlıkla "baba", "dede", "mama" gibi kelimeler söyleyebilir. Sizin heyecanlanmanız ve tekrar ettirmeniz sayesinde bunların anlamlı kelimeler olduğunu ve söylediği zaman o kişiye veya nesneye ulaşabileceğini kavrar. Bu aylarda bebeğinizle bol bol konuşmanız ve resimli kitaplar okunmanız dil gelişimine katkı sağlar. 8 Aylık Bebeğin Zihinsel Gelişimi 8 aylık bebekler her şeyi merak eder. Ancak dikkat süreleri oldukça azdır. Bir oyuncakla en fazla 15 dakika boyunca oynayabilirler. Bu dönemde gizli nesneleri kolayca bulurlar. Jestleri taklit edebilirler. Nesneleri amaçlarına uygun şekilde kullanmayı öğrenirler. Düşürdükleri bir nesneyi kimsenin yardımı olmadan alabilirler. Bu aylarda bağımsızlık duygusuyla hareket ettikleri için çok daha tehlikeli durumlarla, kazalarla karşılaşabilirler. Bu nedenle bebeğinize her zamankinden daha fazla dikkat etmelisiniz. 8 Aylık Bebeğin Sosyal Gelişimi 8 aylık bebekler fark edilir ölçüde sosyal gelişim sağlarlar. Bebeğiniz yabancılara karşı utangaç ve endişeli bir tutum sergileyebilir. Ebeveynlerinden ayrıldığında ağlamaya başlar. Belirli insanları ve oyuncakları tercih eder. Oyunda insanları taklit etmekten hoşlanır. Parmak gıdalar sayesinde kendi kendini besleyebilir. Sizden belli taleplerde bulunabilir. Bu dönemde bebekler için etkinlik fikirlerine göz atabilirsiniz. Bebeğinizle ne kadar çok vakit geçirirseniz sosyal gelişimine de aynı ölçüde katkı sağlamış olursunuz. 8 Aylık Bebek Neler Yapabilir? Motor Gelişimi Bebeğiniz bu dönemde hiç olmadığı kadar güçlü ve hareketli olur. Bebeğinizin motor gelişimi 1 yaşına gelene kadar sizi şaşırtacak hızda ilerleme kaydeder. 8 aylık bebekler şunları yapabilir Mobilyalara tutunarak ayağa kalkabilir. Desteksiz oturabilir. Uzaktaki nesnelere ulaşabilir. Elindeki nesneleri serbestçe bırakabilir. Kendi ağırlığını taşıyabilir. 8 Aylık Bebeğim Emeklemiyor, Bu Bir Sorun mu? 8 aylık bebekler emekleme sürecine de başlar. Ancak bebeğiniz henüz emeklemiyorsa hemen paniğe kapılmayın. Her bebeğin kendine göre bir gelişim hızı vardır. Bazı bebeklerin hareket etmesi birkaç ay daha sürebileceği gibi emekleme adımını atlayarak direkt yürümeye de başlayabilir. Bebeğinizi emeklemeye teşvik edebilirsiniz. Emekleme dönemi için özel olarak geliştirilen oyuncaklara yönelebilir veya evde ilgisini çekecek nesneler ile harekete geçmesini sağlayabilirsiniz. Öncelikle evin içinde hangi nesnelerin bebeğinizin ilgisini çektiğini dikkatlice gözlemleyin. Daha sonra bu nesneyi görebileceği fakat ulaşamayacağı bir uzaklığa yerleştirin ve ilerlemesi için ona yardım edin. Bu alıştırmaları gün içinde tekrarlayarak bebeğinizin emekleme sürecini hızlandırabilirsiniz. Bazı bebekler emeklemek yerine yere oturarak bir sağa bir sola hareketlerle ilerleyip istedikleri noktaya ulaşırlar. Bu da gayet normal bir durumdur. 8 Aylık Bebeğin Gelişim Geriliği Bebeğinizi en iyi tanıyan kişi sizsiniz. Onu gözlemleyerek gelişiminin yolunda gidip gitmediğine belli bir ölçüde karar verebilirsiniz. Bebekler motor becerilerini her geçen gün geliştirirler. Öncelikle kafa ve üst vücut kontrolünü geliştirirler. Ardından yuvarlanma, oturma, emekleme ve yürüme gelir. Fiziksel ve motor becerilerindeki gecikme belirtileri Geç yuvarlanma, oturma ve yürüme. Baş ve boyun kontrolünün sağlanamaması. Yutma zorluğu. Ses çıkarmada ve konuşmada gecikme. Yukarıdaki belirtilerden herhangi biri size tanıdık geliyorsa mutlaka doktorunuza danışmalısınız. 8 Aylık Bebek için Oyuncak Seçimi Nasıl Olmalıdır? Bebeğiniz pek çok yeni bilgiyi oyuncakları sayesinde öğrenir. Bu nedenle yaşa göre oyuncak seçimi yaparken dikkatli olmalısınız. 8 aylık bebeklerin gelişimine katkı sağlayabilmek için onları yürümeye teşvik edecek oyuncaklar seçebilirsiniz. Konuşan oyuncaklar ve renkli kitaplarla dil becerilerinin gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz. 8 Aylık Bebeklerde Uyku Düzeni Nasıl Olmalıdır? Her bebeğin kendine özgü bir uyku düzeni vardır. Bu nedenle bebeğinizin uykusunu arkadaşlarınızın bebekleriyle kıyaslamanız çok doğru olmaz. 7 ila 11 aylık bebekler ortalama olarak 10 ila 12 saat uyuyabilirler. Ancak bebeğinizin uyku süresindeki değişimler, doğumunun etkisi bile olabilir. Erken doğan bebekler ile normal zamanında doğan bebeklerin uyku saatleri arasında fark vardır. Anne sütüyle beslenen bebekler ile ek gıdalarla beslenen bebekler arasında da yine uyku saati farkı oluşabilir. İlk üç ay içerisinde bebeklerin uyku saati değişken olsa da 6. aydan sonra belli bir uyku düzeni oturtmaya başlayabilirsiniz. Bebeğinizi gün içinde aynı saatlerde beslemeye ve yatırmaya özen gösterebilirsiniz. Böylece uyku saati ve uykuda geçirdiği süre de düzene oturur. Bebeğinizin daha sakin ve rahat şekilde uykuya dalması için masaj yağı veya rahatlatıcı göğüs balsamı kullanabilirsiniz. 8 Aylık Bebekler Hakkında Diğer Dikkat Edilmesi Gerekenler 8 aylık olan bebeğiniz daha hızlı bir ivmeyle sosyalleşmeye, etrafında olup bitenleri anlamaya ve anlamlandırmaya başlayacaktır. Siz de ona bu konuda yardımcı olabilirsiniz. Hava şartları çok kötü olmadıkça bebeğinizle her gün sabah ve ikindi saatlerinde 20 dakikalık kısa gezintiler yapabilirsiniz. Bebek arabasıyla onu gezdirebilir, güneş ışığı almasını sağlayabilirsiniz. Hareketlenmenin başladığı bu dönemde eğer mümkünse parkta, bahçede çimlerin üzerinde emeklemesine, oynamasına izin verebilirsiniz. Bu etkinlikler, bebeğinizin fiziki çevresine olan güven duygusunu geliştirir ve eğer başka bebekler de varsa, bu durum bebeğinizin sosyalleşmesine katkıda bulunur. Kaynakça ’İçerik bilgilendirme amaçlıdır, tedavi ya da tedaviye yönelik sağlık hizmeti bilgileri içermemektedir. Tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.’’ Bebeklerde Dudak Bağı Nedir? Son birkaç yılda bir bebek bekliyorsanız veya bir bebek sahibi olduysanız, muhtemelen dudak bağlarını duymuşsunuzdur. Emzirmeyi etkileyebileceklerini ve bazen bunu aşırı derecede zorlaştırabileceklerini duymuş olabilirsiniz . Veya dudak bağlarının emzirme üzerinde çok az etkisi olduğunu duymuş olabilirsiniz ve her şey abartılı. Dudak bağlarının çocuğunuzun dişlerinin aralığını ve hatta konuşmasını bile etkileyebileceğini duymuş olabilirsiniz. En azından söylemek gerekirse, hepsi biraz kafa karıştırıcı olabilir. Yeni bir ebeveyn neye inanır? Çocuğunuza dudak bağı gibi bir şey teşhisi konulursa, bu konuda ne yapmalısınız? Gelin dudak bağlarının ayrıntılarını, bebeğinizi nasıl etkileyebileceklerini ve bunları yönetmek için nasıl bir hareket tarzına karar verileceğini gözden geçirelim. Dudak Bağı Nedir? Hepimiz ağzımızda frenulum adı verilen küçük bir deri parçasıyla doğarız. Çoğumuz bu ince zarları dilimizin altında ve üst dudaklarımızın altında kolaylıkla bulabiliriz. Frenula normaldir ve hepimizde vardır, ancak bazı durumlarda doğduğumuz frenulum çok kalın ve sıkıdır, bu nedenle dilimizin ve dudaklarımızın hareketini kısıtlar. Dilimizin altında sıkı, kısıtlayıcı bir frenulum olduğunda, buna genellikle dil bağı veya ankyloglossia denir . Çocukların yaklaşık %10’unun dil bağıyla doğduğu tahmin ediliyor , ancak uzmanlar bu sayının ne kadar doğru olabileceği konusunda hemfikir değil çünkü dil bağı için neyin önemli olduğuna ilişkin kriterler bir sağlık hizmeti sağlayıcısından diğerine değişiyor. Üst dudağımızın altındaki frenulum kalın veya kısıtlayıcı olduğunda buna dudak bağı denir. Çoğumuzun üst dudağının altında çok küçük veya neredeyse hiç olmayan bir frenulum var. Ancak dudak bağınız olduğunda, bu zar yoğun hissedilebilir ve diş eti çizgisine kadar uzanabilir veya yakınına kadar uzanabilir. Dudak bağları farklı bebeklerde farklı şekillerde bulunur, bu nedenle kendi kendinize teşhis koymak yerine çocuk doktorunuzdan, pediatrik diş hekiminizden, pediatrik plastik cerrahtan veya pediatrik KBB’den teşhis almanız en iyisidir. Sıkı oral frenulanın genetik farklılıklardan kaynaklandığı düşünülür ve genellikle ailelerde bulunur. Bu nedenle, bebeğinize dudak bağı teşhisi konulursa, kendi üst dudağınızın veya eşinizin dudağının altına bir bakın ve bir dudak bağı da bulabilirsiniz. Dudak Kravatının Belirtileri Nelerdir? Bebeğinizin dudak bağı olduğundan şüpheleniyorsanız, bunu kendiniz bile görebilirsiniz. Bebeğinizin üst dudağını nazikçe yukarı kaldırıp bakabilirsiniz. Çoğu bebeğin diş etlerinin en üstünde çok küçük, neredeyse görülmesi zor bir zar bulunur. Ancak bebeğinizin orada açıkça görülebilen bir frenulumu varsa, kalın hissediyorsa ve/veya diş eti çizgisine yaklaşıyorsa, dudak bağı sorunu yaşıyor olabilirsiniz. Ama bu sadece görsel bir şey değil. Sorunlu dudak bağlarının çoğu, bebekler için hem emzirirken hem de biberon emerken beslenme sorunlarına neden olur . Üst dudakları diş etlerine sıkıca bağlı olduğundan, üst dudaklarının hareketliliği kısıtlanır, bu da meme veya biberon emziği etrafında sıkı bir sızdırmazlık oluşturmayı ve sütü düzgün şekilde çekmeyi zorlaştırır. Ayrıca emziren anneler dudak bağı nedeniyle meme başı ağrısı yaşayabilirler. Dudak Bağları Emzirmeyi Nasıl Etkiler? Bebeğinizin iyi emebilmesi için göğsünüzde iyi bir mandal oluşturması , bu mandalı koruması ve emmek için dudaklarını ve dilini koordineli olarak kullanabilmesi gerekir. Bazı bebekler, dudak veya dil frenulumlarında bir kısıtlama olmasına rağmen bunu iyi yapabilir; diğerlerinin daha çok sıkıntısı var. İşte bebeğinizin dudak bağı nedeniyle emzirmede zorluk yaşayabileceğine dair bazı işaretler Mandallamada sorun ve mandalın bakımıEmzirirken dudaklar “dışarı çıkmıyor”Üst dudak sıkışmış veya katlanmış görünebilirMemeyi emmede zorlukAnne meme ucu ağrısı, meme ucu kırışması ve meme ucu aşınması yaşayabilirAnnem tıkalı kanallar ve mastitis yaşayabilirBebek düzgün ememez veya ememezse annenin sütü azalmış memede sinirlenebilirBebek emzirirken uyuyabilirBebek kilo alımı yavaş olabilirBebek hava yutmaktan gaz alabilir Dudak Bağları Biberonla Beslemeyi Nasıl Etkiler? Dudak bağının etkileyebileceği sadece emzirme değildir. Dudak bağları biberonla beslemeyi de etkileyebilir . Örneğin, biberonla beslenen bebeğinizin dudak bağı varsa Şişe emziğinde yüzeysel olarak emziği ağızdan kolayca kayabilirBeslenmeleri uzun sürebilirEkstra gazlı olabilirlerEmzik emmede sorun yaşayabilirler. Dudak Bağlarının Bebeğiniz Üzerinde Başka Ne Etkileri Olabilir? Çoğumuz dudak bağlarının bebek beslenmesini nasıl etkilediğini düşünürüz, ancak şiddetli dudak bağları bebeğiniz büyüdükçe de etkileyebilir. Katı Gıda Besleme Bebek üst dudağıyla kaşığını temizleyemiyorBebek beslenirken kolayca yorulabilirBebek dokunsal hassasiyet yaşayabilirBebek yutma güçlüğü yaşayabilir Yürümeye Başlayan Çocuk/Parmakla Besleme Çiğneme ve yutma zorluğuYiyecek zorlukları seçici yemeye neden olabilirDudak bağları “telafi edici stratejilere” ve ek beslenme komplikasyonlarına yol açabilir Çocuklarda Diş Sorunları Yiyeceklerin sıkışması nedeniyle üst dişlerde diş çürümesiDudak bağının ciddiyetine bağlı olarak önemli olabilecek iki ön diş arasındaki boşluk Bebeğinizin Dudak Bağı Varsa Ne Yapmalısınız? İşte milyon dolarlık soru Bebeğinizin dudak bağı varsa ne yapmalısınız? Her şeyden önce, kendi kendinize dudak bağı teşhisi koymayın. Dudak bağının nasıl yönetileceğine dair tavsiyelerin yanı sıra teşhis için emzirme danışmanı, diş hekimi veya pediatrik KBB gibi bir uzmana danıştığınızdan emin olun . Emzirme veya başka bir beslenme sorununuz varsa, dudak bağının serbest bırakılması gibi bir şey yapma fikri konusunda stresli olabilirsiniz. Yine, bu sizin ve sağlık uzmanınızın tartışacağı bir şey. Araştırmalar, bazı durumlarda sıkı bir dudak emzirme üzerinde olumlu bir etkisi olabileceğini gösteriyor. Fakat tüm bebekler farklıdır ve bunu yapmak olsun veya olmasın hakkında çağrı alanında uzman ile koordinasyon içinde yapılması gerektiğini anlamak önemlidir. Emziriyorsanız ve dudak bağı konusunda endişeleriniz varsa, bir emzirme danışmanına danışmalısınız . Emzirme sorunlarının çoğunun birden fazla nedeni vardır ve bir emzirme danışmanı, bebeğinizin dudak bağının burada nereye oturduğunu, düzeltmenin yardımcı olup olmayacağını ve emzirme sorunlarınızı çözmek için, örneğin mandallama gibi başka neye odaklanmanız gerektiğini anlamanıza yardımcı olabilir. ve süt tedarikini arttırmak. Dudak Bağı Bırakma Sonunda bebeğinizin dudak bağı çözülürse frenotomi adı verilen bir prosedür , güvendiğiniz ve dudak bağı bırakma konusunda deneyimli bir sağlayıcı bulmanız gerekecektir. Bunu genellikle çocuk diş hekimleri veya çocuk cerrahları yapar. Prosedür tipik olarak ayaktan hasta bazında yapılır ve bebeğiniz uyanık kalabilir. Sağlayıcınız lazer teknolojisi veya steril cerrahi makas kullanabilir. Prosedür normalde hızlı ve neredeyse acısız bebekler-genellikle en prosedürü hakkında bilgi stresli anne var! Kesilen zarlar frenula çok incedir ve genellikle fazla kanamaz. Sağlık uzmanınız, bebeğinizin yaşayabileceği ağrıları yatıştırmak için olası ağrı kesiciler de dahil olmak üzere bebeğiniz için bakım sonrası talimatları sağlayacaktır. Bu prosedür için ağrı genellikle minimum düzeydedir. Bazı ağrı kesiciler altı aydan küçük bebekler için uygun olmadığından , bebekler için ağrı kesici uygulaması için daima sağlık uzmanınıza danışın . İçeriklerORAL MOTOR GELİŞİMPROBLEM NASIL ORTAYA ÇIKIYOR?KUSMAPÜTÜRLÜ GIDALARA GEÇEMEMEKFARKLI GELİŞİM GÖSTEREN ÇOCUKLAR VE YEME PROBLEMLERİSOS FEEDING PROGRAMIYEME KONUSUNDA AİLELERE ÖNERİLERÇocuğunuz Pütürlü Gıdalar Yiyemiyorsa Neler Yapabilirsiniz? Bebekler anne sütü ile tanışmaları ile birlikte gelişimleri için gerekli besinleri, vitaminleri ve mineralleri alarak büyürler. Sağlıklı büyüme ve gelişim için bebeğin yaşına uygun besinleri alabilmesinin önemini biliyoruz. Bebeğin doğumdan hemen sonra annesinin memesini emmesi ile başlayan beslenme süreci bebeğin büyümesi ile değişmeye başlar. Bebek beslenmesi konusunda en önemli adım anne sütüdür. Anne sütüne eklenen ek gıdalar biberon ile bebeğe verildiğinde bebek rahatça emmeyi sürdürerek gerekli gıdaları almış olur. Emmeden kaşıkla beslenmeye doğru gelişen bu süreç onun yetişkinler gibi yemek yiyebilmesini sağlar. Yeme alışkanlıkları ya da yemek yemenin öğrenilmesi iki yıllık bir süreçte, yaklaşık 25 farklı becerinin kazanılması ile tamamlanır. Bağımsız oturmak, yiyeceğe ya da kaşığa uzanmak, yakalamak, elinde tutabilmek, ağzına götürmek, dudakları ile kavramak, ısırmak ağız içinde kontrol edebilmek, öğütmek gibi pek çok beceriyi diğerlerini izleyerek ve deneyerek ediniriz. Bebek 6 aylık olduğunda kendisine sunulmaya başlanan muhallebi, yoğurt, meyve püresi ve mamalar ile çeşitli gıdalar ile tanışır. Bu dönemde bebeklerde katı gıda tercih edilmez. Ağız içinde kabul edilen, denenen gıdalar bebeğin farklı dokuda, kokuda ve tadda yeni deneyimler edinmesine yol açar. Tatlı ya da tuzlu gibi besinlere karşı beğeni oluşmaya başlar. Anneler bebeğin beğendiği ve tercih ettiği gıdaları, davranışlarından anlarlar. ORAL MOTOR GELİŞİM Dudaklar, ağız içi yapıları olan dişler, dil, yanaklar ve yumuşak damak, yeme becerisi için kullandığımız organlarımızdır. Bu yapıların hareketleri ve birbiri ile uyum içinde çalışmaları yemek yemek için gereklidir. Kaşık ağız içine girdiğinde dil ve dudak hareketleri de gelişmeye başlar. Önceleri sadece dudaklarını kapatarak emme için dilin yukarı aşağıya doğru olan hareketi çeşitlenmeye başlar. Dudaklar uzatılan kaşığı kavramak için uzanmaya, kaşığın içindekini almak için kapanıp besini ağzın içine doğru göndermeye yardım etmeye başlar. Dil her iki yana doğru hareket etmeye, ağızın ön kısmındaki besinleri döndürmeye ve arka tarafa aktarmaya başlar. Dil hareketleri eş zamanlı olarak dudakların kapanması, ağzın kapalı tutulması ile desteklenir. Böylece bebek ağzındaki lokmayı dışarı atmadan yutmayı öğrenir. Altıncı aydan başlayarak ekmek içi, beyaz peynir parçası gibi yumuşak gıdalardan başlayarak bebeğe sofradan yeni tadları elimizle uzatarak vermeğe başlarız. Bebeğimizin eline ekmek tutuşturup kendi ağzına götürmesini isteriz. Tüm bu deneyimler bebeğin bir yetişkin gibi yemek yiyebilmesi için gereken 25 beceriyi öğrenmesine yardım eder. Diğerlerini izleyerek, kendisine sunulan besinleri ağzına götürmeyi ve yemeği öğrenir. Bu başlangıç daha farklı dokuda, sertlikte gıdalara doğru gelişim gösterir. Haşlanmış yumurta, kek, bebe bisküvisi, çatalla ezerek sunduğumuz sebze yemeği gibi dokusu ve sertliği daha farklı olan gıdalara ve bizim yediklerimize doğru gelişir. PROBLEM NASIL ORTAYA ÇIKIYOR? Bazen annelerin daha besleyici mamalar yedirmek kaygısı ağır basar. Anneler birden fazla besini kısa sürede ve kolayca yedirmek istedikleri için püre kıvamında ve öğütülmüş gıdaları vererek çocuğun oral motor gelişimini engellerler. Dil, damak ve dudaklar ile katı ve parçalı gıdaları ısırmak ve ağızda dolaştırmak gibi deneyimler gecikir. Bazı bebeklere ise, altı aydan başlayarak kaşıkla muhallebi, çorba meyve püresi gibi değişik dokuda ve tadda gıdaları sunmamıza rağmen bebeğin bunu kabul etmekte zorlandığını, bir süre sonra püre kıvamından daha sert ve iri parçalı gıdalara geçmesini umduğumuz halde bu geçişi yapamadıklarını görmekteyiz. Katı gıdaya geçmekte zorluk çeken, blenderdan geçirilmiş püre kıvamında gıdalar ile beslenen çocuklar ile karşılaşmaktayız. Bu bebeklerin bir kısmında ağız içinde hassasiyet olması nedeni ile bu sorun ortaya çıkabilir. Çocuklarda katı gıda alımı sık rastlanan problemlerden biridir. Bazı durumlar da ise çocuk katı gıdaları reddettiği, hatta kustuğu için bu yola başvurulduğunu görmekteyiz. Düşük ağırlıklı doğan ve zor kilo alan, prematüre bebekler, operasyon geçirmiş ya da sık hasta olan, gıda alerjileri nedeni ile beslenmekte endişe yaşayan aileler çocuklarını beslemek ile ilgili hassas ve kaygılıdırlar. Yetişkin tarafından hazırlanmış ve pek çok besini içeren bulamaç, ya da püre şeklinde hazırlanmış bir öğünü TV ya da tablet karşısında oyalanırken yiyen, daha doğrusu yedirilen çocuklar var. Bu çocuklar yaşları gereği bağımsız olarak yemeli ve çeşitli gıdaları tanımalıdırlar. Ama bu pek çok denmeye rağmen başarısız olabilir. KUSMA Yemek yedikten sonra kusma, belirli gıdalara kusarak tepki gösterme gibi durumlarda öncelikle çocuğun Pediatrik Gastroenteroloji Uzmanı çocuk sağlığı alanında uzmanlaşmış mide ve bağırsak hastalıkları uzmanı olan tıp doktoru tarafından değerlendirilmesi gereklidir. Kusma yemek yemeyi red anlamına geliyor ise organik bir sorun olmadığını bilmek sorunun çözümü için önem taşır. Gastoözefajiel reflu, yemek borusu ile ilgili sorunlar, kabızlık gibi durumlarda öncelikli olarak doktorun tedavisine başvurulmalıdır. PÜTÜRLÜ GIDALARA GEÇEMEMEK Çocuk beslenmesi, ebeveynlerin gözlemlesi gereken bir konudur. Yemek yememek, reddetmek bir davranış sorunu mu? Alışkanlık mı? Yoksa çocukta yemek yemesini engelleyen bir problem var mı? sorularına yanıt aramak gereklidir. Pütürlü gıdaları yiyemeyen, Sadece belirli gıdaları tüketen, Aşırı derecede yemek seçen, Çiğneme ile ilgili sorunları olan, TV ya da Tablet olmadan ve kendi kendine yemek yemekte zorlanan çocuklar için öncelikle değerlendirme yapmak, oral motor yapıların fonksiyonunu, çocuğun duyusal işlemleme kapasitesinin gelişimini anlamak gereklidir. Zorlamak, aç bırakmak ve zaman içinde düzelmesini beklemek problemi çözmek için çoğu zaman istenen sonucu sağlamaz. Neden pütürlü gıdaya geçişte zorlandığını değerlendirmek için yeme bozuklukları alanında eğitim almış, tecrübe ve bilgisi olan bir dil ve konuşma bozuklukları uzmanı, dil ve konuşma terapistine başvurulması doğru olur. FARKLI GELİŞİM GÖSTEREN ÇOCUKLAR VE YEME PROBLEMLERİ Tüm çocuklar yukarıda anlatılan zorlukları gösterebileceği gibi farklı gelişim özellikleri olan çocuklarda yeme problemleri daha fazla görülür. Bu nedenle zaman kaybetmeden ve yanlış davranış paternleri yerleşmeden destek alınması gereklidir. SOS FEEDING PROGRAMI Bilimsel araştırmalara dayanan bir programdır. Bu konuda eğitim ve sertifika almış terapistler tarafından uygulanır. Öncelikle oral motor yapıların fonksiyonları, çocuğun yiyeceklere gösterdiği davranışlar, tüketebildiği ve tüketemediği gıdaların saptanması gibi detaylı bir değerlendirme yapılır. Üç günlük yeme anketi istenir. Çocuğun yemesini sağlayan becerilerde nasıl ve nerede takıldığını belirledikten sonra aile ve terapistin birlikte uyguladıkları bir programdır. Yemek yemeyi eğlenceli hale getirmek, aile sofrasında çocuğun yerini alması, bağımsız olarak yemek yemesi, tüm besin guruplarında farklı dokuda ve tadda yiyecekleri tüketebilmesi hedeflenir. Program gurup halinde uygulandığı gibi bireysel olarak da uygulanabilir. YEME KONUSUNDA AİLELERE ÖNERİLER - yiyecekleri oyun saatinde kullanın. Patates ve soğan gibi kuru gıdaları basket topu gibi kullanarak kovaya atmak, bu sırada çeşitli dokulara dokunmalarını, koku ve dokuya alışmalarını sağlar. - yemek saatleri dışında kek yapmak, salata yapmak gibi çocuğunuzun yiyecek hazırlığında yer almasını sağlayın. - aile sofrasında çocuğunuzun yer almasını sağlayın. Sizin yediklerinizi izlemesi, kokusuna ve görüntüsüne alışması ona fırsat verir. - yaşıtları ile ara öğün saati oluşturun. Bahçede, parkta, oyun sonrası evde hazırlayacağınız bir meyve tabağı, kurabiye ve basit yiyeceklerden oluşan bir ortamda yaşıtlarının nasıl yediğini görmesi onu cesaretlendirecektir. - yemesi için zorlamayın, aç bırakmayın, yemek yememesinin bir nedeni olabileceğini ve bu sorunu çözmek için neden yemediğini değerlendirmek gerektiğini unutmayın. Yeni doğan bebek nasıl uyandırılır? Yeni doğan bebek uyandırma yöntemiYeni doğan bebeklerde bazı noktalara mutlaka dikkat edilmesi gerekmektedir. Özellikle gerektiği zamanlarda uyandırılması büyük önem taşımaktadır. Bu durum bebeklerin sağlıklı beslenmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle belirli bir süreden sonra yeni doğan bebeklerin uyandırılması gerekmektedir. Peki, yeni doğan bebek nasıl uyandırılır? Yeni doğan bebek uyandırma yöntemini sizlere detaylıca konak neden olur, nasıl geçer? İşte, bebeklerde konak temizleme yöntemleriYenidoğan bebeklerde konak oldukça yaygın görülen bir cilt sorunudur. Çoğu zaman zararsız görünen konak sorunu bebeklerde nasıl geçer, neden olur özellikle yeni anne baba olmuş kişiler tarafından araştırılır. İŞte bebeklerde konak hakkında bilmek istedikleriniz...Prematüre bebek nedir, kaç kilo doğar? Prematüre bebek gelişimi ve özellikleri37 haftadan daha erken doğan bir bebeğin ebeveyniyseniz, son birkaç günü, haftayı ve hatta ayları dakika dakika yaşayarak, ağırlıklara, ölçümlere ve testlere odaklanarak geçirmiş olabilirsiniz. Normal doğumlara göre prematüre bebeklerin gelişiminde daha hassas olunması normaldir. Peki, prematüre bebek nedir, kaç kilo doğar? İşte prematüre bebek özellikleri ve gelişimi...Kordon kanı neden saklanır, ne işe yarar? Gebelik süresince bebek ile anne arasındaki bağlantının kurulmasını sağlayan kordonda bulunan kordon kanı, doğum sonrasında atılmaktadır. Ancak son yıllarda gündemde olan kordon kanı saklama işlemi neden ve nasıl yapılıyor merak edilen konular arasında. Zengin bir kök hücre kaynağı olan kordon kanı nedir, neden saklanır, ne işe yarar haberimizde…Yeni doğan bebeği yıkamak için en iyi 5 ipucuYeni doğmuş bir bebeğe banyo yaptırmak zor olabilir çünkü onlar tahmin ettiğinizden daha hareketli olabilir. Bir de tüm süreç boyunca ağlama eğiliminde olurlar. İşte banyo zamanını başarılı kılmak için en iyi ipuçları…Bebeğinizin ilk kışı Yenidoğan bebekler soğuk havalarda nasıl korunur?Her ne kadar son zamanlarda vaktimizin çoğunu evde kalarak geçiriyor olsak da hem yeni doğan bebeklerin hem de annelerin bu dönemde temiz hava almaya ihtiyacı var... Bunu yaparken, ebeveynlerin tüm güvenlik önlemlerini almaları oldukça önemli. Çünkü bebeklerin bağışıklıkları henüz güçlenmemiş ve ısıya olduğu kadar, soğuğa da duyarlılar. İşte yeni doğmuş bebeğinizi bu kış güvende tutmanıza yardımcı olacak öneriler… Yenidoğan ve bebeklik döneminde göz taraması mutlaka yapılmalıGöz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Murat Ayan, yeni doğan bebeklerde ilk 1 ay içinde ve sonrasında yapılan periyodik göz muayenelerinin ileride yaşayabilecek göz sorunlarının tanı ve tedavisinde önemli bir tarama süreci olduğunu sarılığında anne sütü oldukça önemliÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Nazlı Karakullukçu Çebi, "Anne sütü kesilip bebeğe mama verilmez. Anne sütü sarılığı varsa, ısrarla anne emzirmeye devam etmelidir" doyduğu nasıl anlaşılır? Ebeveynler için önemli tüyolar…Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ülkü Korkmaz, doğumlara çocuk hekimi olarak eşlik ettiklerini aktararak, doğum sonrası bebeklerin detaylı muayenesini ilk 24 saat içinde yaptıklarını bakımında annelerin işini kolaylaştıracak ürünler...Hamilelik dönemi heyecan verici ve hızla akan bir süreç. Ancak bu dönemde anne adaylarının, doğum sonrası ve bebek için işleri biraz daha kolay hale getirecek birtakım şeye ihtiyacı olabilir. Bazılarını da erkenden almak iyi olabilir. Hamile olduğunu öğrendiğin günden itibaren bebeğini kucağına alıp onu inceleyeceğin, sana benzeyip benzemediğini gözlemleyeceğin anı bekledin. İşte o an geldi. Ancak bebeğin, fotoğraflardaki nur topu bebeklere pek de benzemiyor. Endişelenmene gerek yok, yenidoğan bebeklerin görüntüleri ile ilgili aşağıda sıraladığımız 6 özellikle karşı karşıya olabilirsin. Yenidoğan bebeklerde şişlik Yenidoğan bebekte şişlik, en sık karşılaşılan durumlardan biridir. Özellikle normal doğum yapmışsan bu, bebeğinin doğum kanalı boyunca en az 10 saatlik bir yolculuk yapması anlamına gelir. Bu durum da bebeğinin yüzünün şişmesine ve uzamasına sebep olur. Ters gelmiş bir yenidoğan baş şekli daha kısa ve geniş görünümlüdür. Sezaryen doğumda ise normal doğumun aksine bebeğinin başı ezik gibi görünebilir. Ancak 1 ila 2 hafta içinde bebeğinin başı normal şeklini alacaktır. Yenidoğan bebeklerde bıngıldak Bebeğinin başına dokunduğunda, iki adet yumuşak alan olduğunu fark edebilirsin. Bıngıldak denilen bu noktalar, bebeğinin henüz kapanmamış olan kafatası kemikleridir. Bunlar, doğum sırasında bebeğinin kafatası kemiklerini birbirine yakınlaştırarak doğumu rahatlatacak şekilde baş çapını küçültme işlevi görür. Bebeklerde bıngıldak kaçıncı ayda kapanır? Bebeğinin başının önünde bulunan bıngıldağın kapanması 9 ila 18 ay sürer. Baş arkasındaki bıngıldak ise 3. ayda kapanır. Senden iyi olmasın, bebeğini korumada çok iyi Bıngıldak Hakkında Bilmen Gereken Her Şey Yenidoğan bebeklerde cilt yapısı Yenidoğan bebeğinin teni çok duyarlıdır, ince ve saydam bir yapısı vardır. Vücudu yumuşak tüylerle kaplıdır. Özellikle yanaklarında, omuz başlarında ve sırtında tüyler bulunur. Yenidoğan bebekte cilt kuruluğu “Yenidoğan bebeğimin cildi çok kuru.” diyorsan, bu durumun yeni doğmuş bebeklerin derisinin doğumdan kısa süre sonra pul pul dökülmesi ile ilgili olduğunu söyleyelim. Bebeğinin soyulan derisi zamanla iyileşecek. Ancak deri çatlar ya da kanarsa, o bölgeye vazelin sürerek iyileşmesini hızlandırabilirsin. Yenidoğan bebekte cilt soyulması Doğumdan sonraki ilk günlerde, bebeğinin derisi soyulabilir. Özellikle avuç içi ve ayaklarda fark edeceğin bu soyulmalar doğaldır, endişelenme. Yenidoğan bebekte cilt döküntüleri ise genellikle yüz çevresinde görülür. Sivilceye benzeyen noktacıklar, cilt gözeneklerinin ciltte bulunan keratin adındaki bir madde ile tıkanması sonucu oluşur. Bebeğinin cildi dış ortama alışınca, bu noktalar da kendiliğinden kaybolacaktır. Bir diğer cilt döküntüsü ise “miliaria” denen ter bezleri iltihabıdır. Kırmızı renkte ve hafif kabartılar halindeki bu döküntüler bebeğin fazla sıcak tutulması sebebiyle oluşur. Bu döküntüler bebeğinin cildini kuru ve temiz tuttuğun, onu serin ortamlarda bulundurduğun durumda ortadan kalkar. Bu noktada bir uyarıda bulunalım Bebeğinin ilk başlarda el ve ayaklarının soğuk oluşunun sebebi, kılcal damar dolaşımının gelişmemiş olmasıdır. Yani bebeğinin yetişkinlere oranla daha çok üşüyor olması ile ilgili bir durum değil. Bu sebeple bebeğini evin içinde dahi şapka ve patiklerle tutmadan önce, onun üşüyüp üşümediğinden emin olmalısın. Bunu anlamak için ense ve sırtını kontrol edebilirsin. Bu iki bölge sıcaksa bebeğin üşümüyor demektir. Bu arada bebeğinin cildinde ve saçlı derisinde sarımsı, sedefli gibi görünen kabuklarla karşılaşabilirsin. Korkmana gerek yok, bunlar konak adı verilen geçici kabuklar. Cildi düzenli nemlendirme ve sık sık banyo yaptırma ile bu sorundan kolayca kurtulabilirsin. Ayrıntılı inceleyelim Davetsiz Misafir Dediğin Böyle Olur Bebeklerde Konak Yenidoğan bebeğin cilt rengi Yenidoğanın derisinin rengi, derinin inceliğinden ve altındaki kan damarlarından dolayı pembe ve kırmızı renktedir. Doğum sırasında ise kan dolaşımı henüz düzenli olmadığı için mavi ve mor renge benzer olabilir. Yenidoğan saçı Bebeğin saçsız ya da tamamen saçla kaplı olarak doğmuş olabilir. Ancak bir süre sonra o saçların döküleceğini şimdiden söyleyelim. Yenidoğan bebekte saç rengi değişir mi? Yenidoğan saç rengi, bebeğin doğumu sonrasındaki ilk 6 ay içinde değişebilir. Genellikle sarışın doğanlar daha koyu sarışına dönüşür ya da simsiyah saçları olan bebekler kumrallaşmaya başlayabilir. Yenidoğanların gözleri Bebeğin doğumdan itibaren 15 ila 25 cm mesafeyi görebilir. Birkaç hafta sonra ise hareket eden cisimleri kısa süreyle de olsa izlemeye başlar. Ancak yenidoğanlarda merkezi sinir sistemi, kas hareketlerine tam olarak koordine olamadığından gözde kaymalar görülebilir. Bu kaymalar 2 ila 6 ay arasında ortadan kalkar. 6. aydan sonra göz kaymaları hâlâ devam ediyorsa, bebeğini göz doktoruna götürsen iyi edersin. Sende veya eşinde ileri derecede göz bozukluğu varsa, Bebeğin prematüre doğmuşsa, Bebeğinde göz çapaklanması oluyorsa yine doktorun yolunu tutabilirsin. “Yenidoğan bebeklerde göz rengi nasıl olur, ne zaman değişir?” soruları da annelerin en çok merak ettiği konulardan biri. Yenidoğanın genellikle koyu gri ve mavi renkte olan göz rengi, 6 ila 9 ay arasında kalıcı rengine kavuşur. Bu arada bebeğin 4 ila 6 haftalık oluncaya kadar gözyaşı dökmeden ağlar. Bu konuyla ilgili şaşırmana veya endişe etmene gerek yok. Üzüldükleri işey neymiş öğren Yenidoğan Bebek Ağlaması Neden Ağlıyor? Ne Yapmalısın? Yenidoğan bebeklerde doğum lekeleri Bebeğinin cildinde farklı renkte ve büyüklükte lekeler bulunabilir. Kan damarları kökenli lekeler arasında en yaygın olanı, boynun arkasında ve saç köklerinin başladığı bölgede görülen somon renkli lekelerdir. Bebeğin ağladığı ve ıkındığı zamanlarda kan akışı arttığı için belirgin hale gelen bu lekeler, kalıcı olsa dahi saçların altında kaldıklarından görünmezler. Yüzde bulunan somon lekelerinin çoğu ise 5 yıl içinde geçer. Doğumdan sonraki birkaç ay içinde oluşan ve kabarık olan lekeler ise çilek lekeleridir. Bunlar cildin üst tabakalarındaki damarların aşırı büyümesinden kaynaklanır. Genellikle tedavi gerektirmeden, bebeğinin okul çağına geldiği dönemlerde kendiliğinden yok olurlar. Yenidoğan bebeğinin doğum lekesi sırtta ve omurga üzerindeyse, ayrıntılı bir değerlendirme için doktora başvurman iyi olur. Bebeklerde Doğum Lekesi Hakkında Merak Ettiğin Her Şey adlı yazımızda doğum lekesi çeşitlerinin neler olduğunu ve tedavi yöntemlerini tek tek anlattık.

yeni dogan bebek yutkunma zorluğu