Akut prostatit: Ani gelişir ve şiddetlidir. Nadir görülür, yaşlıların hastalığıdır. Yüksek ateş, terleme, titreme, halsizlik, idrarda zorlanma ve idrar yapamama vardır. Prostatitler içerisinde en az görülen tiptir. Kronik prostatit: sinsi seyreder, çok az şiddetlidir. Gençlerin hastalığıdır. Vücudumuzdakipek çok organda sıklıkla görebildiğimiz siğillerin ne olduğu, neden kaynaklı meydana geldiği ve tedavi yöntemleri gibi en çok merak edilen soruları Dr.Alaattin Öztürk’ ün katkılarıyla inceleyebilirsiniz. 29 MART 2022. Cinsel Sağlık. Cinsel beraberlik sırasında, yaşayacakları acı beklentisi içine girerler. Vajinadaki kasılmaya, bacakların kapanması, çarpıntı, terleme, kusma, titreme, ağlama gibi bazı belirtilerin eşlik ettiği görülebilir. Ancak vajinismus tanısının konması için, bu yaşanının sürekli bir biçimde görülmesi gerekir. KronikProstat İltihabı Tedavisi ( Prostatit ) Prostatit üroloji pratiğinde sık görülen ve tedavisinde güçlüklere karşılaşılan hastalıklardan biridir. İdrar ve cinsel yolları ilgilendiren şikayetleri olan hastaların yaklaşık %25’inde prostatit tespit edilmektedir. Otopsi serilerinde erkeklerin % 64-86’sında prostatit Prof. Dr. Halim Hattat 50 yaş üzeri erkeklerin en sık yaşadığı 8 cinsel sorunu ve çözümlerini anlattı. 19 Ekim 2021 - 09:15 Son Güncelleme: 19 Ekim 2021 - 09:15 YAZI BOYUTU Fast Money. Sertleşme sorunu veya hekimlerin tercih ettiği deyişle “erektil disfonksiyon ” yaşam boyu her on erkekten birini etkileyen yaygın bir problemdir. Cinsellik, insan hayatında biyolojik olarak üreme fonksiyonunun ötesinde, yaşam kalitesini etkileyen önemli bir unsurdur. Bu nedenle cinsellik ile ilgili yaşanan sorunlar sosyal ilişkileri oldukça olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Burada sertleşme sorununun nedenleri, teşhis ve tedavi yöntemleri hakkında merak edilen bazı sorulara cevap bulacaksınız. Sertleşme Sorunu Nedir? Sertleşme sorunu başarılı cinsel teması sağlayabilecek sertlik düzeyine ulaşamama veya bu sertlik düzeyini yeterince sürdürememe hali olarak tanımlanır. Erken boşalma veya kısırlıkla infertilite aynı anlama gelmez. 40 yaş üstü erkeklerde daha sık gözükmektedir. Sertleşme sorunu yaşayan erkeklerin diğer cinsel fonksiyonları çoğu zaman normaldir. Örnek vermek gerekirse, sertleşme sorunu yaşayan bir hasta cinsel istek duyabilir ve sorunsuz bir şekilde boşalabilir. Sertleşme Sorununun Görülme Sıklığı Nedir? Sertleşme sorunu çok sık karşılaşılan bir problemdir. Ara sıra karşılaşılan sertleşme sorunundan tamamıyla yitirilen sertleşme fonksiyonuna kadar uzanan geniş bir yelpazeyi içerir. Çoğu erkek hayatının belli bir döneminde, özellikle stres altındayken veya ciddi bir hastalık geçirdiği zamanlarda sertleşmeyle ilgili sorunlar yaşar. Bu sorun uzun süre devam ettiği takdirde tıbbi yardım aranmalıdır. 40–70 yaş arası erkeklerin %30′unun herhangi bir şekilde sertleşmeyle ilgili sorunlarının olduğu bulunmuştur. İlerleyen yaşla beraber sertleşme sorununun görülme sıklığı ve şiddeti artış gösterir. Sigara ve alkol tüketimi, yüksek tansiyon, şeker hastalığı, kan yağlarında yükseklik, kalp hastalığı, depresyon ve bu hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçlar sertleşme sorunu açısından risk faktörü oluşturur Sertleşme Nasıl Gerçekleşir? Sertleşme kompleks bir mekanizmanın sonucudur. Bu olayın meydana gelmesinde, beyin, omurilik, sinirler, kan damarları, penis düz kası ve hormonlar rol almakladır. Sertleşme için görüntü, düşünme, dokunma, koku, ses veya bunların birleşimi sonucu uyarılma gerekmektedir. Uyarı sonucu beyin penisin sinirlerine aktive edici sinyaller gönderir. Beyinden gönderilen sinyaller korpora kavernoza olarak adlandırılan ereksiyon halkalarına ulaşır. Sinyallerin etkisiyle penis dokusu gevşer ve atar damarlar genişler. Korpora kavernoza penis dokusu içinde yan yana duran 2 adet silindirden oluşur. Korpora kavernozayı tunika albuginea olarak adlandırılan elastik bir bağ dokusu çevreler. Penis dokusu gevşeyip, atar damarlar genişleyince ereksiyon halkalarına gelen kan miktarı artar. Sonuçta penis genişler ve boyu uzar. Kanın penisten uzaklaşmasını sağlayan toplar damarları tunika albuginea’nın iç duvarı sıkıştırır. Böylelikle kan penis içerisinde hapsolur. Cinsel uyarının devam etmesi bu sürecin ve sonuç olarak sertlik düzeyinin devam etmesini sağlar. Sertleşme, boşalmaya veya cinsel ilgi bitene kadar devam eder. Daha sonra penis eski yumuşak durumuna döner. Sertleşme Sorununun Nedenleri Nelerdir? Sertleşme sorununun çoğu zaman birden fazla nedeni vardır. Nedenler psikolojik, fizyolojik veya her ikisinin kombinasyonuna bağlı olabilir. Psikolojik ve fizyolojik nedenlerin birbirinden ayrımı tedavi seçimi açısından önemlidir. Sertleşme sorununun nedenleri 3 ana grupta incelenebilir Psikolojik nedenler Fiziksel nedenler Psikolojik ve fiziksel nedenler 1- Psikolojik nedenler Psikolojik nedenler arasında stres ve endişe başta gelir. Örnek vermek gerekirse cinsel olarak aktif bir erkek işten kovulduktan sonra aniden başlayan sertleşme sorunu yaşayabilir. Stres ve endişe durumunda penil mekanizmalar normaldir. Fakat beynin penise gönderdiği sinyaller engellenebilir. Başarısızlık korkusu sertleşme sorununun bir başka önemli nedenidir. Cinsel teması başarabilme kabiliyeti hakkında endişe duyan bir hasta başarılı cinsel temas sağlayamazsa endişesi daha da artar. Depresyon gibi psikiyatrik hastalıklar da sertleşme sorununa yol açabilir. 2- Fiziksel nedenler Damar hastalıkları Sertleşme sorununun en sık görülen fiziksel nedeni damarlarla ilgili hastalıklardır. Damar hastalıkları penise ulaşan ve sertleşme sağlayan kan miktarını etkiler. Aynı zamanda kanın penis içinde kalması ve dolayısıyla sertleşmenin sürdürülmesi de etkilenebilir. Damarların sertleşmesi ve damar sistemini etkileyen herhangi bir hastalık sertleşme sorunu açısından risk faktörüdür. Damar sertliği ateroskleroz özellikle elli yaş üstü erkekler için ciddi bir sorun oluşturur. Atar damarların daralmasına neden olur ve penise giden kan akımı azalır. Sigara kullanımı, yüksek tansiyon, diyabet şeker hastalığı, kalp hastalığı ve kan yağlarının yüksek olması diğer önemli risk faktörlerindendir. Sinir sistemi hastalıkları Bu grup hastalıkta beyinden penise giden mesaj engellenmektedir. Örnek olarak omurilik yaralanmaları, beyin damarları ile ilgili hastalıklar, multiple skleroz, mesane, prostat ve kalın barsağa yönelik cerrahi girişimler verilebilir. Diabet gibi bazı hastalıklar hem damar hem de sinir sistemini etkileyerek sertleşme sorununa yol açar. İlaçlar Yüksek tansiyon, kalp hastalıkları ve psikiyatrik hastalıklar için kullanılan birçok ilaç sertleşme sorununun nedeni olabilir. Hormonal nedenler Testislerden üretilen testosteron düzeyinin düşük olması ve sertleşme sorunu arasındaki ilişki henüz netlik kazanmamıştır. Çalışmalar göstermiştir ki düşük testosteron seviyeleri her zaman sertleşmeyi olumsuz yönde etkilemez. Fakat testosteronun normalden düşük olması cinsel isteği azaltabilir. İlerleyen yaşla beraber sertleşme sorununun görülme sıklığı da artış gösterir. Neden yaşlanmanın kendisi değil yaşlı hastalarda daha sık gözüken yüksek tansiyon, şeker hastalığı gibi damarları etkileyen hastalıklar ve bu hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçlardır. Sigara ve alkol tüketiminin de etkisi vardır. Pelvik kemik kırıkları veya trafik kazaları da sertleşme sorununa yol açabilir. Kaza sonucunda penisi besleyen damarlar ve/veya penisin uyarılmasını sağlayan sinirler yaralanabilir. Bazı cerrahi yöntemler ve ışın tedavileri de sertleşmeyi olumsuz etkiler. Örneğin prostat, mesane ve rektum kanseri için uygulanan cerrahi tedaviler sertleşme sorunu açısından risk oluşturur. Daha önce belirtildiği gibi sertleşme sorununun çoğu zaman birden fazla nedeni vardır. Diabetik bir hasta aynı zamanda sigara ve alkol tüketiyor olabilir. Aynı hastanın tansiyon hastalığı ve kan yağlarında yükseklik olabilir. Bütün bunlar damarları ve/veya sinir sistemini etkileyebilir. Her biri sertleşme sorunu için ayrı bir risk faktörüdür. Sertleşme Sorunu Olduğunda Neden Tedavi İçin Israrcı Olunmalıdır? Günümüzde sertleşme sorunu yaşayan erkeklerin neredeyse tamamı hem hastayı hem de partneri memnun edebilecek şekilde tedavi edilebilmektedir. Birçok tedavi alternatifinin bulunduğunu ve tedavi başarısının hastalığın şiddetine göre değişebileceğini bilmek önemlidir. Bu nedenle, ilk tedavi yaklaşımı sorunu çözemezse bile ikincil tedavi alternatifleri sorgulanmalıdır. Tanıya yönelik girişimler esnasında şeker hastalığı, yüksek tansiyon, nörolojik hastalılar ve kalp hastalığı tanısı konabilir. Bu hastalıkları tedavi ederken sertleşmede de iyileşmeler sağlanabilir. Sertleşme Sorunu Olup Olmadığı Nasıl Anlaşılır? Sertleşme sorunu ancak doktor tarafından yapılan muayene sonrasında teşhis edilebilir. Bu nedenle konuyu doktorla tartışmak ve tedavi arayışına girilmelidir. Hastadan edinilen bilgiler ve fizik muayeneyle çoğu zaman tanı konulur. Tanı koymaya yardımcı bazı basit tetkikler istenebilir. İleri tetkikler ise genç hastalarda ve birtakım özel hastalıkların varlığında devreye girer. Sertleşme Sorunu Tanısı Nasıl Koyulur? Değerlendirme hastanın hikâyesini almakla başlar. Hikâye kısmında risk faktörleri sorgulanır. Seker hastalığı, yüksek tansiyon ve kalp hastalığının mutlaka sorgulanması gerekir. Hastanın cerrahi müdahale geçirip geçirmediği, ışın tedavisine maruz kalıp kalmadığı önemlidir. Geçirdiği ciddi kazalar, sigara ve alkol tüketimi, kullanmakta olduğu ve son bir yıl içerisinde kullandığı ilaçlar hakkında bilgi edinilmesi gereken diğer risk faktörleridir. Hastaya penis sertleştiğinde ağrı duyup duymadığı veya şekil bozukluğu, eğrilik gelişip gelişmediği sorulmalıdır. Bu sorulardan herhangi birine “evet” yanıtı verildiyse Peyronie hastalığı akla gelmelidir. Psikolojik nedenler de sorgulanmalıdır. Hikâyeden sonraki basamak fizik muayenedir. Genital bölgeye önem verilmelidir. Damar ve sinir fonksiyonları test edilmelidir. Aynı zamanda Peyronie hastalığı araştırılmalıdır. Prostat hakkında bilgi edinmek için parmakla rektal muayene yapılabilir Bazı kan ve idrar testleri yapmak gerekir. Kanda testosteron ve şeker düzeyi ölçülmelidir. Kan yağlarının düzeyi bilinmelidir. Renkli Doppler Utrasonografı ses dalgaları yardımıyla penis damarları hakkında bilgi veren duyarlı bir testtir. Sertleşme sağlayan ilaçların penis içine enjeksiyonu ve penis dokusunun bu uygulamaya vereceği cevap gözlenebilir. Kan akımıyla ilgili sorun yoksa sertleşme gerçekleşir. Bazı hastalarda ileri tetkikler yapmak gerekebilir. Bunlardan ilki nörolojik bir test olan bulbokavernöz refleks ölçümüdür. Bu test esnasında doktor bir parmağını makata yerleştirir ve diğer eliyle penis başını sıkar. Normal koşullarda makat çevresindeki kaslar kasılır. Diğer bir test sayesinde uyku sırasında sertleşme varlığı ve derecesi hakkında bilgi edinilir. Normalde her erkek uyku sırasında 3–5 kez sertleşme yaşar. Eğer sorun fiziksel ise sertleşmelerin sıklığı ve derecesi azalır. Psikolojik nedenler varlığında hasta bu sertleşmeleri yaşamaya devam eder. Bu test psikolojik ve fiziksel nedenlerin ayrımında doktora önemli bilgiler sağlar. Sertleşme Sorunu Nasıl Tedavi Edilir? Tedavi yönteminin seçimi nedenin fiziksel veya psikolojik olmasına bağlıdır. Örneğin genç bir hastada uykuda sertleşme oluyorsa, fizik muayene, kan/idrar testleri normalse ve genel durumu iyiyse neden büyük olasılıkla psikolojiktir Böyle bir durumda seks terapisi konusunda uzmanlaşmış psikologların yardımı alınmalıdır. Hastanın partnerinin de katıldığı görüşmeler yapılabilir. Fiziksel nedenlere bağlı sertleşme sorununda nedene yönelik tedavi uygulanabilir. Neden pelvis yaralanması ise cerrahi müdahale, testosteron düzeyinin düşük olması ise testosteron yerine koyma tedavisi uygulanabilir. Fakat genel olarak sertleşme sorunu tedavisinde kullanılan 4 ana tedavi yöntemi vardır Ağız yoluyla kullanılan ilaçlar Vakum cihazı Penis içine enjeksiyon Penis protezi Bu tedavi yöntemleri nedeni ortadan kaldırmaz. Fakat cinsel teması sağlayacak sertleşme düzeyine ulaşılmasını sağlar. Sertleşme sorununun ilk basamak tedavisini ağızdan alınarak kullanılan ve fosfodiesteraz tip 5 enzim inhibitörleri olarak adlandırılan ilaçlar oluşturur. Bu grubun ilk üyesi sildenafıl sitrattır. Vardenatil ve tadalafil piyasaya yeni sürülen diğer grup üyeleridir. Sertleşme sorunu olan erkekler bu ilaçları cinsel aktiviteye başlamadan önce alırlar. İlaçlar cinsel temas esnasında ortaya çıkan doğal sinyalleri güçlendirir. Bu şekilde daha kaliteli ve uzun süren bir sertleşme sağlanmış olur. Bu ilaçlar güvenilir ve oldukça etkilidir. Hastaların yaklaşık %80′ inde sertleşme sorununu giderir. Fosfodiesteraz tip 5 enzim inhibitörleri hafif ve genellikle geçici yan etkilere sahiptir. Yan etkilerin şiddeti sürekli kullanımla beraber azalır. En sık gözüken yan etkiler baş ağrısı, burunda dolgunluk hissi, sıcak basması ve kas ağrısı olarak sıralanabilir. 1- Ağız Yoluyla Kullanılan İlaçlar Fosfodiesteraz İnhibitörleri Bu ilaçlar 1990′lı yılların sonlarına doğru gündeme gelmiştir. Sildenafil’in piyasaya sürülmesiyle birçok hasta tedaviye yönelir olmuştur. Sildenafil klinik olarak ilk defa. 1991 senesinde, iskemik kalp hastalığının tedavisinde denenmiştir. Bu çalışmalar esnasında hastalar yan etki olarak sertleşmeden yakınmışlardır. Sildenafil Sildenafil fosfodiesteraz tip 5 enziminin inhibitörü olup siklik Guanozin Mono Fosfat cGMP düzeylerini yükseltmek suretiyle sertleşmeyi sağlar. cGMP düzeyindeki artış düz kaslarda gevşemeye ve böylelikle sertleşmeye yol açar. Sildenafil’in 25, 50 veya 100 mg’lık dozlarla kullanılması önerilmektedir. Cinsel birleşmeden bir saat önce alınır. Sertleşme sorununun nedenine göre ilacın etkinliği %65-70 arasında değişmektedir. Sertleşme sorununa yol açan birçok hastalık grubunda şeker hastalığı, endokrin, nörolojik, psikolojik, pelvik cerrahi sonrası, arteriojenik, venojenik. idiopatik etkinliğini kanıtlamıştır. Seksüel arzuyu arttırıcı etkisi yoktur. Sildenafil 1 saat içinde kanda maksimum düzeye ulaşır ve esas olarak karaciğer yoluyla vücuttan uzaklaşır. Etkisi 4 saat sürer. 8–12 saat içinde ilacın tamamı vücuttan atılmış olur. Maksimum kan düzeyine 1 saat içinde ulaşmasına karşın hastaların %50′sinde 20 dakikada etki gözlemlenir. Etkinliği arttırmak için hastalara sildenafil kullanmadan 1–2 saat öncesine kadar yemek yememeleri ve su içmemeleri önerilir. Nitrat grubu ilaç kullanmayan kalp hastalarında sildenafil güvenilir ve etkin bir tedavi seçeneğidir. Vardenafıl Vardenafıl bir başka fosfodiesteraz tip 5 enzim inhibitörüdür. Vardenafıl ve sildenafil arasında bazı farmakolojik benzerlikler bulunmaktadır. Vardenaftl’in fosfodiesteraz enzimini sildenafil’den 10 kat daha kuvvetli engellediği gösterilmiştir. Vardenafıl fosfodiesteraz tip 5 enzimine daha özgündür ve fosfodiesteraz tip 6 enzimini sildenafile göre daha az engeller. Vardenafil sildenafil’den daha hızlı emilir ve kandaki maksimum seviyeye saatte ulaşır. 5,10 ve 20 mg’lık dozlarda kullanılan vardenafıl %80′e varan başarı oranlarına sahiptir. Seker hastalığı olanlarda ve prostat kanseri nedeniyle ameliyat olmuş hastalarda diğer PDE5 inhibitörlerinden daha üstün olduğu izlenimi vermektedir. Tadalafil Tadalafil de fosfodiesteraz tip 5 enzimini engelleyerek etki gösterir. Yapısı diğer grup üyelerinden farklıdır. Tadalafıl. sildenafil ve vardenafil’den daha yavaş kana karışır. Maksimum kan düzeyine 2 saatte ulaşılır. Ayrıca tadalafil’in yarılanma ömrü kan düzeyinin yarı yarıya azalması için gereken süre rakiplerinden daha uzundur saat. Böylelikle tadalafil 36 saat boyunca etkinlik sağlar. Tadalafil’in 36 saat boyunca etkinlik göstermesi, ilacın “hafta sonu ilacı” olarak adlandırılmasına yol açmıştır. Tadalafil’in emilimi yaş, alkol tüketimi veya yemeklerden etkilenmez. Tadalafil 5, 10 ve 20 mg’lık dozlarda kullanılır. Fosfodiesteraz tip 5 enzim inhibitörlerinin güvenilirliği Klinik çalışmalar ve deneyim fosfodiesteraz inhibitörlerinin güvenilir ilaçlar olduğunu ortaya koymuştur. Kan damarlarının genişlemesine bağlı olarak baş ağrısı, sıcak basması veya burunda dolgunluk hissi gibi şikayetler ortaya çıkabilir. Görme ile ilgili sorunlar ortaya çıkabilir. Bu etki fosfodiesteraz tip 6 enziminin engellemesine bağlıdır. Tadalafil ile yapılan çalışmalarda görsel şikayetlerden ziyade hastaların yaklaşık % 15inde sırt ağrısı ve kas ağrısı gibi istenmeyen yan etkiler gözlemlenmiştir. Fosfodiesteraz inhibitörleri kalp hastalığı olay riskini arttırmamaktadır. Bu ilaçlar nitratlarla birlikte kesinlikle kullanılmamalıdır. Vakum Cihazı Vakum cihazları plastik bir silindir, vakum pompası ve elastik sıkıştırma bandından oluşur. Penise kayganlaştırıcı madde uygulanır. Penis silindirin içine sokulur Silindirden dışarı doğru hava pompalanır. Böylelikle vakum etkisi yaratılır ve sertleşme olur. Silindirin serbest ucunda bulunan sıkıştırma bandı sertleşmiş penisin köküne yerleştirilir. Böylelikle sertlik düzeyinin devamı sağlanmış olur. Silindir penisten ayrılır. Sıkıştırma bandı yarım saat süreyle penis üzerinde durabilir. Bant çıkarılıncaya kadar sertleşmeyi devam ettirir. Bu teknik kolaylıkla öğrenilebilir ve pek çok kişi tedaviyle başarılı sonuçlar almıştır. Penis İçi Enjeksiyon Korpora kavernozaya ince bir iğne yardımıyla damar genişletici ilaçlar enjekte edilir. Bu ilaçlar penis dokusunu gevşetmek ve damarları genişletmek suretiyle etki eder. Böylelikle ereksiyon halkalarına gelen kan miktarı artar ve sertleşme gerçekleşir. Penis içi enjeksiyon daha önce ağızdan alman ilaçların denenip başarısız olduğu hasta grubuna uygulanır. Bu teknik hasta tarafından evde kullanmak üzere kolaylıkla öğrenilebilir. Uygun doz her hasta için ayrı olarak tespit edilir. Hasta cinsel ilişkiden 0–15 dakika önce kendine enjeksiyon yapar ve uygun doz ayarlaması neticesinde yaklaşık yarım saat sürecek sertleşme sağlanır. Penise enjekte edilen ilaçlar genellikle birbiriyle kombine edilir. Papaverin/fentolamin. Papaverin/fentolamin /PgEl ve PgEI fentolamin tedavide kullanılan kombinasyonlardır. Damar genişletici ilaçlar penisin bu ilaçlara vereceği yanıtı ölçmek amacıyla da kullanılabilir. Penis içi enjeksiyon yapan hastalarda sertleşme sırasında ağrı olabilir ve uzun dönem kullanımda peniste nedbe dokusu gelişebilir. Bu nedenle hasta ürologlar tarafından belirli aralıklarla kontrol edilmelidir. Penis Protezi Penis protezi cerrahi müdahale ile penis içine yerleştirilen iki adet sentetik silindirden oluşur. Protez idrar yapma eylemini ve boşalma, orgazm gibi cinsel fonksiyonları etkilemez. 2 tip protez kullanılmaktadır. Bükülebilen malleable, yarı-sert protez ve şişirilebilen protez. Şişirilebilen protezler, penisteki silindirlere ek olarak bir adet pompa ve bir adet rezervuar içerir. Sıvı rezervuarlardan silindirlere pompalanır ve böylelikle penis sertleşir. Pompanın tabanındaki bir düğmeye basmak suretiyle silindirlerde toplanmış sıvı rezervuara geri döner ve penis yumuşar. Şişirilebilen protezler daha yüksek haşarı oranlarına sahiptir ve daha doğal bir görünüm sağlar. Penis protezleri daha ziyade yukarıda sıralanan tedavi yöntemlerinden fayda sağlayamayan hasta grubuna uygulanır Bu grubu kontrolsüz şeker hastalığı olanlar, prostat kanseri veya mesane kanseri tanısıyla cerrahi veya radyoterapi uygulanmış hastalar oluşturur. Bu grup hastada penis protezi yerleştirilmesi %90′a varan hasta memnuniyeti oranlarıyla sonuçlanmıştır. Damar Cerrahisi Bu tedavide peniste kan akımı ve kan basıncını arttırmak hedeflenir. Özellikle normal kan akımını engelleyecek kaza geçirmiş olan genç hastalarda uygulanır. Bu tedavi yöntemi sağlıklı bir atardamarın penise yönlendirilmesi esasına dayanır. Günümüzde çok kısıtlı sayıda vakada kullanılır. İdrar Yoluna İlaç Uygulaması Bu tedavi yönteminde küçük plastik bir silindirin penis ucundan yerleştirilmesi vasıtasıyla idrar yoluna alprostadil uygulanır. Sertleşmeyi sağlayacak kadar aktif madde penis dokusuna ulaşır. Cinsel ilişkiden 10–15 dakika önce uygulanır ve %43 hastada başarı sağlar. İdrar yolunda geçici yanma hissine neden olabilir. Psikolojik Danışma Sertleşme sorunu yaşayanlar neden fiziksel olsa bile psikolojik olarak etkilenecektir. Psikolojik danışma sorunun ortaya çıkarılması ve çözüme kavuşması açısından önemli faydalar sağlar. Özellikle fiziksel nedenlerin nadiren gözüktüğü genç erkek hastalarda psikolojik danışmaya ihtiyaç duyulmaktadır. Sonuç Sertleşme konusunda yaşanılan her türlü sorunda mutlaka bir doktora başvurulmalı ve mümkün olduğunca doğru ve ayrıntılı bilgi verilmelidir. Aslında bu rahatsızlığın çok yaygın olduğu ve utanılacak bir durum olmadığı bilinmelidir. Her yıl yeni tedavi yöntemleri ortaya çıkmaktadır ve her türlü sertleşme sorununun tedavisi mümkündür. Kimi zaman biyolojik kimi zaman da psikolojik sebeplerle meydana gelen cinsel fonksiyon bozukluklarının etkileri sadece cinsel hayatla sınırlı kalmaz. Cinsel bozukluklar; Cinsel işlev bozuklukları Cinsel isteksizlik ya da istek azlığı, kadınlarda ağrılı cinsel ilişki, vajinismus, erkeklerde erken boşalma, kalıcı cinsel uyarılma sendromu gibi, Cinsel sapkınlıklar Pedofili, fetişizm, teşhircilik, röntgencilik, sadizm gibi, Cinsel kimlik bozuklukları Transseksüalite olmak üzere 3 grupta incelenir. Sürekli uyarılma sendromu, bir cinsel işlev bozuklukluğudur. Sürekli Uyarılma Sendromu Nedir? Sağlıklı bir cinsel ilişki önce cinsel istekle başlar. Bu isteğin ardından cinsel uyarılma gelir. Uyarılma sonrasında vücutta bir dizi fizyolojik ve hormonal gelişmeler eşliğinde cinsel ilişki gerçekleşir ve ilişki orgazm ile son bulur. Cinsel istek ve uyarılma olmadan vücudun fizyolojik olarak ilişkiye hazır olması mümkün değildir. Cinsel uyaranlar kadın ve erkek için farklı olduğu gibi kişiden kişiye de değişebilir. Öpüşmek, sarılmak, birbirine dokunmak, hatta bazen ortamda bulunan bir koku, çalan müzik, kişilerin içlerinde bulunduğu ruh hali bile cinsel bir uyaran olarak çiftleri cinsel ilişkiye yöneltebilir. Fakat sadece cinsel olarak tahrik olmak da ilişki için yeterli değildir; eşlerin mutlaka yetişkin bireyler olması ve her ikisinin de ilişkiye rızasının olması gereklidir. Sürekli uyarılma sendromu Persistent Sexual Arousal Syndrome - PSAS / Persistent Genital Arousal Disorder - PGAD, herhangi bir uyaran ya da cinsel ilişki çağrıştıran bir durum olmadığı halde, kendi kendine başlayan ve sonunda orgazm olsun olmasın, sürekli tekrar eden cinsel uyarılma hali olarak tanımlanır ve kadınlarda görülür. 2001 yılında ilk kez huzursuz vajina sendromu olarak tanımlanan ve "kalıcı cinsel uyarılma bozukluğu KCUB" olarak dilimize çevrilebilecek olan bu durum, toplumdaki kadın nüfusun yaklaşık olarak %1'inde görülür. Kişinin ruh sağlığını, sosyal ve profesyonel hayatını, ilişkilerini derinden etkileyen sonuçlara sebep olan istenmeyen, rahatsız edici bir duygudur. Sürekli Uyarılma Sendromunun Nedenleri Cinsel işlev bozuklukları çok yakın bir geçmişe kadar sadece erkekler yönünden ele alınıyordu. Günümüzde her ne kadar kadınların cinsel sorunları için de bilimsel tanımlamalar geliştirilmiş olsa bile, erkekler için bir sağlık sorunu kabul edilen bazı cinsel fonksiyon bozuklukları, kadınlar söz konusu olduğunda ahlaki bir zaaf olarak ele alınıyor ve tedaviden çok tecrit yoluna gidiliyor. Dünyanın büyük bir bölümünde cinsellik hala bir tabu ve ne yazık ki çok az sayıda kadın, bir sorunu olduğunu dile getirip tedavi isteğinde bulunabiliyor. Sürekli uyarılma bozukluğu tıpta çok yeni bir kavram. Haliyle konuyla ilgili araştırmalar da çok yeni ve henüz sebepleri ve tedavisi hakkında kesin yargıya varmak için yeterli sayıya ulaşılmış değil. Cinsel uyarılma bozukluğu olan kadınlar üzerinde yapılan çalışmalar ışığında hastalığın sebepleriyle ilgili değişik görüşler ortaya atılmıştır. Bu görüşlerden başlıcaları 1. Fizyolojik nedenler Yapısal olarak üreme organlarındaki bozukluklar sürekli uyarılmaya sebep olabilir. Aşırı aktif mesane ve huzursuz bacak sendromunun cinsel uyarılma bozukluğuna eşlik ettiğini gösteren bazı araştırmalar da vardır. 2. Farmakolojik ve cerrahi nedenler Bazı ilaçların ve tedavi yöntemlerinin kadınlarda cinsel fonksiyon bozukluklarına sebep olduğu bilinir. Mide, kalp, endokrin sistem, depresyon, kanser hastalıklarının tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar cinsel uyarılmada bozulmaya sebep olabilir. Üreme organlarının ameliyatları sırasında meydana gelen sinir zedelenmeleri de sebepler arasında sayılabilir. 3. Nörolojik nedenler Direkt olarak beyin, omurilik ve bunlara bağlı sinirlere ait hastalıkların bu bozukluğa sebep olabileceği düşünülür. Beyin ve cinsel organlar arasındaki iletişimin bozulmasına sebep olan herhangi bir hastalık da bu sebepler arasında sayılır. Kaza ya da cerrahi sonrası beyin ve sinir hasarları, jinekoloji ameliyatları sonrası cinsel organda ya da mesanede oluşan hasarlar, sara hastalığı, MS, parkinson, alzheimer, sinir sistemi enfeksiyonları sonucunda da cinsel uyarılma bozukluğu ortaya çıkabilir. 4. Vasküler nedenler Cinsel yönden uyarılmak ve sonrasında gelişen normal bir boşalma, sağlıklı bir damar yapısı ve kan akışıyla mümkün olabilir. Vücutta damar sağlığının ve kan akışının bozulmasına sebep olan diyabet, kalp hastalıkları, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol gibi durumlar, uyarılma bozukluğuna da sebep olabilir. Bunlar dışında rahim ve yumurtalıkların bulunduğu kasık kısmına alınan darbelerin, buradaki kemiklerde meydana gelen kırılma ya da yaralanmaların da uyarılma bozukluğuna sebep olacağı söylenebilir. 5. Psikolojik nedenler Psikolojik nedenler çok geniş bir spektruma sahiptir. Çocukluk çağına ait travmalar, cinsel istismar, bozuk aile ilişkileri, cinsel eğitimin yanlış ya da yetersiz verilmesi ya da hayatın ileri evrelerinde duygusal ve cinsel olarak tatmin etmeyen ilişkiler, istenmeyen evlilikler, cinsel başarısızlıklar, cinsel ilişki hakkındaki yanlış bilgiler kadın için uyarılma bozukluğu sebebi olabilir. Sürekli Uyarılma Sendromunun Belirtileri Nelerdir? Uzun saatler hatta günler boyu sürebilen vajinada titreme hissi ve dolgunluk, meme başının büyümesi ve ısı artışı gibi cinsel tahrik belirtileri görülür. Bu belirtiler kadının isteği dışında ve ortada cinsellikle ilgili hiçbir uyarıcı yokken, kendiliğinden meydana çıkar. Bazen bir uyaran vardır ama bu cinsellikle alakalı bir şey değildir. Herhangi bir titreşim sendromu tetikleyebilir. Hastalar normal bir ilişkinin sonunda olması gerektiği gibi orgazm olarak rahatlama yaşayamazlar. Orgazmdan sonra bile uyarılma devam eder ve saatlerce hatta günlerce süren çoklu orgazmlar yaşarlar. Sürekli uyarılmanın fiziksel sonucu olarak uyku ve beslenme sorunları, yorgunluk, dikkat eksikliği ve sosyal ilişkilerde iletişim kopuklukları ortaya çıkar. Vajinada Atma Hissi Nedir? Kadınlar şikayetlerini, cinsel organda karıncalanma ve kalp atıyor gibi bir zonklama hissi olduğu şeklinde dile getiriler. Bu, cinsel uyarılma ve orgazm sırasında vajinaya kan akışının hızlanmasından kaynaklanan doğal bir durumdur. Cinsel uyarılma tamamen istekleri dışında gerçekleştiği için bu durum kadınlara büyük bir rahatsızlık verir. Sürekli Uyarılma Sendromu Tedavisi Henüz sebebi net olarak bilinmeyen fakat pek çok etkene bağlı olarak meydana geldiği düşünülen kalıcı cinsel uyarılma bozukluğunun tedavisi de farklı disiplinlerin iş birliği ile gerçekleştirilir. Teşhis koymada en önemli veriler hastanın şikayetlerinin dinlenmesiyle elde edilir. Kapsamlı bir fizik muayene ve görüntüleme yöntemleri ile olası biyolojik sebepler teker teker incelenir. Varsa biyolojik sebeplerin ortadan kaldırılmasına yönelik ilaç ya da cerrahi tedavi uygulanır. Psikolojik kökenli bozukluklarda ise yaygın olan yaklaşım, bilişsel-davranışçı terapi, sinir sistemine uygulanan fizik tedaviler ve yine sinir sistemine etki ederek algı ve davranışlarda değişiklik yapan kimi ilaçların kullanılması şeklindedir. Bu tedavi yöntemleri tek tek ya da duruma göre bir arada uygulanabilir. Erken boşalma sorunundan kalıcı olarak nasıl kurtuldum ? erken boşalınca kız gülmüştü biraz bozuldum ama neyse dedim 2. ye bu sefer sertleşemedim kızda boşver sen çok heyecanlısın başka zaman... Arama sonuçları erkeklerde cinsel organda kalkma Erkeklerde cinsellik 40 yaşından sonra nasıldır ? D. Erim Güven 12/06/2020 Cinsel Hayat 2 Yorum 5679 defa okundu Erkeklerde cinsellik önemlidir, hele ki 40 yaşına merdiven dayamış pek çok erkekte belli başlı değişimlerin başladığı bir kalkma Devamını Oku kadınlarda mast sonrası cinsel organda ağrı oluşmasıSorurainder_istkadınlarda mast sonrası cinsel organda ağrı oluşması rainder_ist cinsel organda ağrı oluşması kadınlarda mast sonrası ağrı mast yaparken vajina ağrısı…erkeklerde kalkmayanıtlandıCinsel Organ Sorunları rainder_ist 5 ay4 cevap946 okuma Erkeklerde cinsellik ne zaman başlar kaç yaşında biter ? D. Erim Güven 25/10/2020 Cinsel Bilgiler 4 Yorum 8595 defa okundu Erkeklerde cinsellik ne zaman başlar kaç yaşında biter ? organda kalkma Devamını Oku Erkeklerde aşırı cinsel istek olması kel olmasına sebeb olur muSoruDuydumki…saçlarımın yarısından çoğu döküldü geçenlerde internette okudum aşırı cinsel isteği olan erkeklerde testesteron fazla salgilandigindan dolayi saç dökülmesi yani kellik oluyormus…organda kalkmayanıtlandıCinsel Hayat Duydumki 2 sene1 cevap1952 okuma erkek cinsel organda tahrişSorutrend-force…oluyor nerde yanlış yapıyorum bir hastalık olduğunu düşünmeye başladım erkek cinsel organda tahriş trend-force peniste çatlaklar peniste hassasiyet peniste kızarma peniste…erkeklerde kalkmayanıtlandıCinsel Organ Sorunları trend-force 1 sene3 cevap3402 okuma kadını memnun etmek için erkek yatakta ne kadar süre dayanmalı manitayla tartışıyoz süre bana yetmiyor bir saat istiyorum sen çabuk bitiyorsun diyor. arkadaşa sorması ayıp kaç dk seks yapıyorsunuz deyince bizimkisi biraz uzun 2-3 saat sürüyor dedi. adamın yaşı 40, nabiyonuz kağıtmı oynuyorsunuz o kadar nasıl performans veriyorsun diye merak edip sordu... Erkeklerde cinsel isteği azaltan yiyecekler nelerdir ? D. Erim Güven 30/12/2020 Cinsel Güç 1 yorum 5073 defa okundu Erkeklerde cinsel isteği azaltan yiyecekler nelerdir ? organda kalkma Devamını Oku erkek cinsel organda oluşan tahriş nasıl geçerSoruadakule21erkek cinsel organda oluşan tahriş nasıl geçer adakule21 erkeklik organında acıma idrar yaparken…erkeklerde kalkmayanıtlandıCinsel Organ Sorunları adakule21 4 ay3 cevap1581 okuma cinsel organda hasar var gibi hissediyorumSoruMuh62mcinsel organda hasar var gibi hissediyorum Muh62m boşalırken acıyor boşalırken yanma işlev…erkeklerde kalkmayanıtlandıCinsel Organ Sorunları Muh62m 11 ay3 cevap863 okuma sosyal medyada gördüklerimden dolayı cinsel yönelim bozukluğu oluştuSoruPsikolojimbzldu … kızdı ilk aşık olduğum kişide kız hiç erkeklerden hoşlanmadım ama başıma şöyle bir … artık kalkmıyor bir kere seks esnasında da kalkmadı çünkü kalksın diye aşırı heyecan yapıyorum … hoşlanıyorum hala kızlar ilgimi çekiyor eşcinselmiyim veya bisexmiyim psikolojisini yaşamak bile … organdayanıtlandıCinsel Eğilim Sorunları Psikolojimbzldu 3 ay6 cevap738 okuma erkekte cinsel isteksizlik kadınlar kulübüSoruivy_ist … isteksiz erkekler erkek cinsel istek arttırma erkeklerde cinsel isteksizlik istek arttırıcı ürünler … çözümdür Murat06 merhaba, çiftler arasında cinsel istek uyumu aslında aranılması gereken bir … organda kalkmayanıtlandıCinsel İsteksizlik Sorunları ivy_ist 1 sene2 cevap5593 okuma kadını memnun etmek için erkek yatakta ne kadar süre dayanmalı manitayla tartışıyoz süre bana yetmiyor bir saat istiyorum sen çabuk bitiyorsun diyor. arkadaşa sorması ayıp kaç dk seks yapıyorsunuz deyince bizimkisi biraz uzun 2-3 saat sürüyor dedi. adamın yaşı 40, nabiyonuz kağıtmı oynuyorsunuz o kadar nasıl performans veriyorsun diye merak edip sordu... erkek arkadaşım sarılırken penisi kalkıyorSorusalinna…erkekler erkekler neden heyecanlanır istemsiz ereksiyon penisin kalkması sarılına ereksiyon olmak sarılınca cinsel arzu gelmesi sarılırken penisi değdirmek sevgilim benimle…erkeklerde organdayanıtlandıEş Partner Sorunları salinna 1 ay5 cevap941 okuma iktidarsız erkek eşine nasıl davranırSorusunpie_ist … kalkmıyor kocamın penisi sertleşmiyor penisi kalkmayan erkek sertleşme sorunu bundan yıllar önce … durulardı hatta bir söylenti vardı adam karısının cinsel isteklerine karşılık veremiyor karısının dırdırından … gençlerde olabileceği gibi ileri yaş erkeklerde daha çok Sertleşme Sorunları sunpie_ist 1 sene5 cevap6299 okuma aşırı yorgunluk cinsel isteği azaltır libidoyu düşürürmüSoruCENKkesin yorgun olunca libido düşer istek azalır, erkeklerde de penis tam kalkmayabilir. cinsel eğilim ve beklenti sorunları olabilir buda İsteksizlik Sorunları CENK 2 ay6 cevap367 okuma erkekler sürekli tahrik olur muSorumasumveguzelkiz…erkekler erkekler nasıl daha çok azar erkeklerde cinsel istek arttırma erkeklerin penisi nasıl kalkar Kadin ve erkek farkli seylerden tahrik cinsellik düşünürler. organda kalkmayanıtlandıCinsel Bilgiler masumveguzelkiz 1 sene4 cevap1653 okuma cinsel ilişki sıklığı konusunu abartıyormuyumSoruPinky…ölüyü diriltecek ancak öyle olacak yoksa kalkmadımı sert olmadımı penis vajinaya girmiyor… Ama onun açısından bakacak olursan kadınlar erkeklerden daha yüksek oluyor cinsel olarak..organdayanıtlandıCinsel Hayat Pinky 6 ay12 cevap1296 okuma Erken boşalma sorunundan kalıcı olarak nasıl kurtuldum ? erken boşalınca kız gülmüştü biraz bozuldum ama neyse dedim 2. ye bu sefer sertleşemedim kızda boşver sen çok heyecanlısın başka zaman... kocam çok istekli işten eve geldimi yemek yemeden hemen sevişmek istiyorSorudesireErkeklerde cinsel güü azaltıcı ne kalkmayanıtlandıEş Partner Sorunları desire 2 sene1 cevap7291 okuma penis ereksiyon olmadan istemsiz boşalma mümkünmüSoruMert616134…iktidarsızlık istemsiz boşalma penis kalkmadan boşalmak penis sertleşmeden boşaldım penisin üzerine oturunca boşlama seks yapmadan sürtünme ile boşlama bu durum genelde erken boşalma sorunu olan erkeklerde çok görülür, zamanla cinsel işlev sorunlarına işaret…organdayanıtlandıCinsel Bilgiler Mert616134 1 ay4 cevap526 okuma Kel erkeklerde testeron hormonu daha mı fazlaSorucaating…mi Kel erkeklerde testeron hormonu daha mı fazla caating kel erkek beğeniyorum kel erkekler keller daha çekici testestronu yüksek erkekler selam, evet toplum için cinsellik…organda kalkmayanıtlandıVücut Sorunları caating 2 sene1 cevap1045 okuma erkek arkadaşım cinsellikten kaçıyorSorusinciata … arkadaşım benden kaçıyor erkek sevgilim biseksüel erkeklerde cinsel sorunlar evlenmeden önce cinsellik ön … istiyorum sürtünerek boşalma hayatım adam cinsellikten kaçıyor diye gay olmaz, gay olmak biseksüel … organda kalkmayanıtlandıCinsel Hayat sinciata 3 ay6 cevap588 okuma cinsel yönelim olarak hangi cinsi arzuluyorumSorualimw021…biseksüel miyim cinsel yönelim erkeklerden hoşlanıyorum kızlardan hoşlanıyorum lezbiyen fantazi lezbiyen kızlar lezbiyen miyim merhaba, kişilerin cinsel yönelimleri kimi zaman…organda kalkmayanıtlandıCinsel Hayat alimw021 1 sene2 cevap1457 okuma kadını memnun etmek için erkek yatakta ne kadar süre dayanmalı manitayla tartışıyoz süre bana yetmiyor bir saat istiyorum sen çabuk bitiyorsun diyor. arkadaşa sorması ayıp kaç dk seks yapıyorsunuz deyince bizimkisi biraz uzun 2-3 saat sürüyor dedi. adamın yaşı 40, nabiyonuz kağıtmı oynuyorsunuz o kadar nasıl performans veriyorsun diye merak edip sordu... 'Orgazm olmakla boşalmak aynı şey değildir 'Genital organlar doğrudan uyarılmadan orgazm yaşanabilir 'PSAS hastalarının G noktaları aşırı hassas olabilir 'PSAS nedir? 'PSAS'ın 6 özelliği 'PSAS hakikaten sinir bozucu bir hastalıktır 'PSAS'ın nedenleri 'PSAS'ı tetikleyen uyarıcılar 'PSAS tedavisi 'Yalancı orgazm sonrası moral bozukluğu yaşarlar 'PSAS hastalarına öneriler 'PSAS hastalarıyla çalışan cinsel terapistlere ve hekimlere öneriler 'Sürekli kıyısında olma ve belirsizliğe düşme duygusunu yaşarlar 'CİSED'in adres ve telefonları Sarah Carmen adlı hastanın İngiliz The Sun Gazetesi'ne verdiği röportajdan sonra dünya ve ülkemiz gündemine oturan PSAS Persistent Sexual Arousal Syndrome yani Sürekli Cinsel Uyarılma Sendromu hakkında basın açıklamaları ve anket çalışmalarıyla ülkemizde gündem yaratan Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği ' CİSED bir basın açıklaması yaptı. İşte oldukça ilginç ve hastalık hakkında kamuoyunu bilgilendirici olan basın açıklamasından çarpıcı başlıklar Orgazm olmakla boşalmak aynı şey değildir Orgazmın tıptaki son gelişmelere rağmen halen bilinmezliklerle dolu bir terim olduğunun altını çizen CİSED Başkanı Cinsel Terapist Cem Keçe; 'Orgazm olmakla boşalmak aynı şey değildir. Çok yanlış bir şekilde bu iki kavram aynı anlamda kullanılmaktadır. Bu da kafaları karıştırmakta ve bazen sürekli cinsel uyarılma sendromu PSAS, hayalet orgazm veya zincirleme orgazm gibi içinden çıkılmaz kavram karmaşalarına yol açabilmektedir. Boşalma bedensel bir rahatlama hissiyken, orgazm ise bu bedensel rahatlamaya ruhun eşlik ettiği çok daha yüksek uyarılmanın olduğu hedonik haz veren bir durumdur. Orgazmda biyolojik yapı, ruhsal aygıt ve sosyal öğrenmeler bir ahenk içinde çalışır. Orgazm olan kadında pelvik vazekonjesyon genital damarların aşırı kanla doluş hali, kalp atım hızında ve solunum sayısında artma, vajinal ıslaklık, vajinal uzama, tonik kasılma, vajina dudaklarında hacim artışı, rahimde yükselme ve klitoral geri çekilme meydana gelir. Bu nedenle genelde orgazm diye bahsedilen durumlar boşalma olarak algılanmalıdır. Hayalet orgazm terimi de hayalet boşalma, fantom boşalma veya hayalet haz duyma olarak anlaşılmalıdır.' dedi. Genital organlar doğrudan uyarılmadan orgazm yaşanabilir Beynin kadındaki cinsel uyarılma ve orgazmın önemli bir kaynağı olduğunu ifade eden CİSED Genel Sekreteri Cinsel Terapist Psk. Gülüm Bacanak; 'Genital organlar doğrudan uyarılmadan orgazm olunabildiğine ilişkin birçok kanıt vardır. Felçli paraplejik hastalar tarafından yaşanan fantom orgazmlar, hipnotik olarak indüklenen orgazmlar, yalnızca fantezi ile elde edilen orgazmlar ve beyin bölgelerinin uyarılmasıyla elde edilen orgazmlar bu kanıtlara örnek olarak verilebilir. Ayrıca genital bölgesinden ameliyat olan kadınların orgazm yaşadığına dair raporlar da mevcuttur.' dedi. PSAS hastalarının G noktaları aşırı hassas olabilir Bir kadının orgazm yaşama kapasitesinin bir takım faktörlerden etkilendiğini söyleyen CİSED Başkanı Cinsel Terapist Cem Keçe; 'Bunların içerisinde nöroanotomik, fizyolojik, psikolojik, sosyo-kültürel ve etkileşimsel faktörler yer almaktadır. Ancak bu etkilerin hiçbiri birincilliği veya kesinliği onaylanmamıştır. Orgazmın çalışılmasında karşılaşılan zorluklar içerisinde; orgazmın nörofizyolojik açısından ne zaman meydana geldiğini belgeleyecek ölçümlerin bulunmayışı ve fikir birliğine varılmış bir orgazm tanımlamasının bulunmaması yer alır. Bu son nokta bir cinsel terapistin akılda tutması için son derece önemlidir. Eğer bir cinsel terapist cinsel problemleri bulunan bir hastasını dikkatli bir şekilde dinlerse bazıları daha sonra yaşamadıkları anlaşılacak olan orgazmı yaşadıklarını bildireceklerdir, diğerleri ise gerçekten meydana gelen orgazmı tanımlayamayacaklardır. Birçok anatomik bölge orgazm deneyimi açısından önemlidir. Klitoris ve vajina en sık belirtilenlerdir. Vücudun dokunulmaya en hassas bölgeleri vajina dudakları, vajina girişi ve klitoristir. Bu bölgeler, özellikle klitoris çok fazla sinirle donatılmıştır ve ayrıca kanlanma kapasitesine sahiptir. Vajina ise dokunmaya karşı nispeten daha az hassastır. Ön vajinal duvardaki vajinal girişin birkaç santimetre uzağındaki yaklaşık 1 cm çapındaki bölge, Grafebberg veya G noktası olarak tanımlanmıştır. PSAS hastalarında G noktasının aşırı hassas olduğu ve uyarılmasıyla orgazm açığa çıkaran bir sıvı ürettiği iddia edilmektedir. Bu maddenin gerçekten idrardan faklı bir madde olup olmadığı halen bir tartışma konusudur.' dedi. PSAS nedir? Dünyada ilk kez 2001'de Hollanda'lı bir doktor Marcel Waldinger tarafından tanımlanmış olan PSAS hastalığının kesinlikle bir orgazm hali olmadığının altını çizen CİSED Genel Sekreteri Cinsel Terapist Psk. Gülüm Bacanak; 'Ortamda cinsel bir uyarılma, cinsel bir yönelim veya seks yapma isteği yokken, kendiliğinden ve istenmeyen bir uyarılma sonucu başta vajina olmak üzere genital bölgelerde yaşanan, karıncalanma, hızlı hızlı atma veya yoğun heyecanlanma şeklinde tarif edilebilen boşalma hissine PSAS Persistent Sexual Arousal Syndrome yani Sürekli Cinsel Uyarılma Sendromu denir. Bilinenin aksine büyük bir ıstırap çeken PSAS hastaları, herkesin imrendiği veya hayal ettiği bir orgazm yaşamazlar. Gerçekleşmemiş orgazmın hissedilmesi gibi bir duygu veren bu hastalıkta klitoris veya vajinada hissedilen yalancı orgazm hali vardır. Yanlışlıkla bu hastalara nemfoman doyumsuzluğa varan aşırı seks düşkünlüğü tanısı konulabilir.' dedi. PSAS'ın 6 özelliği CİSED olarak PSAS hastalığı için 6 ortak özellik belirlediklerini ifade eden CİSED Başkanı Cinsel Terapist Cem Keçe; 'Bunlar, 1-Cinsel uyarılmadaki fizyolojik yanıtlar saatler ya da günlerce sürebilir ve kendiliğinden kaybolmaz. 2-Fizyolojik uyarılma klasik orgazmla son bulmaz ve saatlerce, günlerce çoklu yalancı orgazmlar yaşanır. 3-Bunlar bir cinsel arzu ya da uyarılma duygusuyla yaşanmaz. 4-Sadece cinsel aktivitelerde değil, cinsel uyaran olmadığında ya da hiç uyaran olmadığında da ortaya çıkabilir. 5-Bu hisler istenmedik, arzu edilmedik bir şekilde yaşanır. 6-Arka planda işleyen suçluluk, cezalandırılma gibi bilinçdışı duygular vardır.' dedi. PSAS hakikaten sinir bozucu bir hastalıktır PSAS hastaları için oturmanın veya araba kullanmanın eziyet verici bir durum olduğunu ve ayakta durmanın onları rahatlattığını söyleyen CİSED Genel Sekreteri Cinsel Terapist Psk. Gülüm Bacanak; 'PSAS hakikaten sinir bozucu bir hastalıktır. Çünkü; PSAS hastalığında hissedilen duygu normal cinsel uyarılmadan farklı bir histir ve herkesin anladığı manada cinsel bir haz söz konusu değildir. Bilinenin aksine bu kadınların sekse aşırı düşkünlükleri ve aşırı cinsel istekleri yoktur. Uyarılma hissi, boşalma hissi yaşandıktan sonra bile, saatler, günler, hatta yıllarca sürebilir. Bu durum kadın için intihar düşüncelerine bile yol açabilecek kadar kötü bir duygudur. Sürekli cinsel organda bir rahatsızlık hissinin yanı sıra, bu kadınlar aşağılanma ve utanç duyguları içerisindedirler ve sorunlarını bir doktorla bile paylaşmaya çekinirler. Erkeklerde de görülebilen bu durum, priyapizm olarak ortaya çıkıyor. Erkeler için priyapizmin tanımı ve bunla başa çıkma yolları mevcut, ancak kadınlar için bir tedavi söz konusu değil.' dedi. PSAS'ın nedenleri Sürekli cinsel uyarılma sendromunun olası nedenleri hakkında tartışmaların halen devam ettiğine dikkat çeken CİSED Başkanı Cinsel Terapist Cem Keçe; 'Anatomik olarak sinir sistemi merkezi ve periferik sinir sistemi olmak üzere iki bolümde incelenir. Merkezi sinir sistemi beyin ve omurilikten oluşur. Bu iki merkez dışında kalan sinirler ise periferik sinir sistemini oluşturur. Periferik sinirler dış ortam ile merkez sinir sistemi arasında bağlantı sağlar. PSAS'ın tek bir nedeni yoktur. Sürekli cinsel uyarılma sendromunun olası nedenleri arasında; cinsel organlara giden sinirlere pudendal sinir vb baskı yapan bir etken ya da bu sinirlerin hassasiyeti, geçirilmiş bir kaza veya çok özel bir beyin anomalisi gibi merkezi ve periferik sinir sistemindeki nörolojik değişiklikler, cinsel organlara fazla kan pompalanmasına ve cinsel organların çok sıcak olmasına yol açan damarsal sorunlar, at ya da bisiklete binme gibi cinsel bölgelere mekanik baskı oluşması, bazı ilaçların kullanılması ve psikolojik stres faktörleri yer alır.' dedi. PSAS'ı tetikleyen uyarıcılar Sürekli cinsel uyarılma sendromunu tetikleyen çeşitli uyarıcılar olduğuna dikkat çeken CİSED Genel Sekreteri Cinsel Terapist Psk. Gülüm Bacanak; 'Bu uyarıcılar arasında en çok gördüklerimiz şunlardır Sezaryen ameliyatları, Zyban gibi çok özel antidepresanların kullanılması, adetin bitmesi veya kesilmesi, farklı antidepresanların üst üste kullanılması, tren, araba veya motosiklet gibi araçların yarattığı titreşimler, saç kurutma makinesinin esintisi, fotokopi makinesinin sesi, geçirilen bir kaza sonrasında pelvis bölgesinin incinmesi ve yaralanmasından sonra mastürbasyon yapma.' dedi. PSAS tedavisi PSAS tedavisinde önemli olanın nedeni ortaya çıkarmak olduğunun altını çizen CİSED Başkanı Cinsel Terapist Cem Keçe; 'Nedeni bulmak her zaman kolay olmaz, çok uzun soluklu araştırmalar ve psikolojik bir analiz gerekebilir. Tedavide holistik cinsel terapi, antidepresanlar, kas gevşeticiler, anksiyolitikler, sinirleri besleyen vitamin ilaçları ve gerekli vakalarda cerrahi tedaviler kullanılır.' dedi. Yalancı orgazm sonrası moral bozukluğu yaşarlar Sürekli cinsel uyarılma sendromunda yalancı bir orgazm hissi yaşandığına dikkat çeken CİSED Genel Sekreteri Cinsel Terapist Psk. Gülüm Bacanak; 'PSAS hastalığını yaşayan kadınlar kendilerini huzursuz, gergin, üzgün, isteksiz ve boş hissederler. Bu durumu esas bir cinsel işlev bozukluğu olarak görmek yerine psikolojik ve nörolojik bir sorun olarak ele almak gerekir. Bu sorunları cinsel bir faaliyetin dışında yaşayan bir kadın; depresif bir ruh hali içine girebilir, cinsel beklentileri azalabilir, arzularınızı karşı tarafa aktaramayabilir ve hayal kırıklıklarını partnerine öfke olarak dışa vurabilir. Hatta bazen bu kadınlar yalancı orgazm hissinden sonra ağlama ihtiyacı hissederler; bu üzgün oldukları anlamına gelmemelidir, yalnızca çok alt üst olmuş duyguların bir ifadesi olabilmektedir. Bu nedenle ciddiye alınması gereken bir hastalıktır.' dedi. PSAS hastalarına öneriler PSAS hastalarının birkaç basit teknikle ve öneriyle yaşadıkları sıkıntıları azaltabileceklarini ifade eden CİSED Başkanı Cinsel Terapist Cem Keçe; 'PSAS hastalarının yaşadıkları sıkıntıları azaltmaları için aşağıdaki önerilere dikkat etmeleri gerekir. Bunlar; -Cinsel bölgeye buz torbası koymak, -Masaj yaptırmak, -Germe, gevşeme ve nefes egzersizleri uygulamak, -Tetikleyebilecek nedenlerden kaçınmak, -Omega 3, Omega 6 ve Vagisil or Vagigard %20 Benzocaine kullanmak, -Kegel egzersizlerini uygulamak, -Tek ayağını altına alarak oturmak pelvis bölgesine baskı yapacağından rahatsızlık hissini azaltabilir, -Mastürbasyon yapmak, -Uyurken kalça ile bacakların arasına bir yastık yerleştirmek, -Araba kullanırken, bacakların arasına bir şey yerleştirmek yastık, bardak gibi vb.' dedi. PSAS hastalarıyla çalışan cinsel terapistlere ve hekimlere öneriler PSAS hastalığının çok nadir görüldüğüne dikkat çeken CİSED Genel Sekreteri Cinsel Terapist Psk. Gülüm Bacanak; 'PSAS şikayetiyle gelen hastalarda cinsel terapistlerin dikkat etmesi gereken önemli noktalar vardır. Bunlar; -Açık bir iletişim kurun, size gelen hasta bu konuyu anlatırken zaten kendini rahat hissetmeyecektir, espri yapmaktan ya da keşke benim karım da böyle olsaydı gibi sözlerden uzak durun. -Anlayışlı ve destekleyici olun. -Dürüst olun, bu hastalığı hiç duymamış olabilirsiniz bunu itiraf edin. -Her şeyin kafasının içinde olduğunu söylemeyin. PSAS'ın nedenleri tam olarak bilinmemektedir ve bu sorunu sen yaratıyorsun demek hastayı incitebilir. Sorunun nedeni fiziksel olabilir. Her ne kadar sorun fiziksel kaynaklı olsa bile, psikolojik destek faydalı olacaktır.' dedi. Sürekli kıyısında olma ve belirsizliğe düşme duygusunu yaşarlar Meslek hayatı boyunca 2 PSAS hastasıyla karşılaştığını ifade eden CİSED Başkanı Cinsel Terapist Cem Keçe; 'Ancak her ikisinin de gerekli tetkikleri yaptıracak ve tedavi olacak imkanları yoktu. İlk hastam; 'en küçük bir uyarılmada bile orgazm oluyormuşum gibi hissediyorum ancak bu yalancı his bile yaşadığım sıkıntıyı geçirmiyor, hatta şiddetlendiriyor, yalancı orgazmı izleyen birkaç saniye ya da dakikalık rahatlamadan sonra, duygu tekrardan geri geliyor, bu durum benim işimi, evliliğimi ve psikolojik sağlığımı çok olumsuz etkiliyor' dedi ve devam etti 'Sorunum 2000 yılında, kullanmakta olduğum antidepresan ilacı bıraktığımda başladı. İşleri yoğun olan bir şirkette sekreter olarak çalışıyorum ve benim işimde hata yapmak kabul edilemez. Sürekli kontrol edemediğim ve bir türlü yok olmayan bir duygu dikkatimi dağıtırken işe konsantre olmayı öğrenmem gerekiyordu. Eve bitmiş tükenmiş bir halde dönüyordum. Kendimi sanki iki işte birden çalışıyormuş gibi hissediyorum biri gerçek işim, diğeri ise işime devam edebilmek için sürekli bu duyguyu bastırmaya çalışmak. Bu şikayetlerim yüzünden sekse olan ilgim azaldı ve kocamla olan ilişkim zarar gördü. Daha da kötüsü, sürekli kıyısında olma duygusu içindeyken uzun zaman gerçek manada orgazmı başaramadığım oldu. İnsanlarla görüşmeyi kestim, hatta bir gün eşime eğer bu durumdan kurtulmanın bir yolu yoksa kendimi öldürebileceğimi söyledim. Umutsuzlukla ve kocamın zorlamasıyla bir jinekologla konuşmaya karar verdim. Jinekolog böyle bir durumu hiç duymadığını, diğer hastalarıyla karşılaştırdığında buna sahip olmaktan dolayı şanslı olduğumu söyledi. Bu benim için çok yıkıcı bir konuşmaydı. Hatta gittiğim birkaç doktor ben yaşadıklarımı anlatırken utanmışlardı.' dedi. İkinci hastam özel bir dershanede çalışan genç bir öğretmendi ve sorunlarını kısaca şöyle anlattı; 'Kanepeme uzanmış TV seyrediyordum, vajinamda daha önce hiç olmayan titreme veya kaşıntı gibi tatlı bir şey hissettim. Bu benim yavaş yavaş belirsizliğe düşüşümün başlangıcıydı. O günden önce hayatım güzeldi. Sadece sık sık tuvalete gitme ihtiyacı hissederdim, ancak daha sonra vajinamdaki bu titreme duygusunu hissetmeye başladım. Bu duygu giderek arttı. Çok rahatsız oluyordum. Bunun ne olduğu ve nereden geldiğinden emin değildim. Ne yapacağımı bilemiyordum. 1 yıl içinde bu duygu çok rahatsız edici olmaya başladı ve artık bir doktora başvurdum. Sorunumu anlattım, doktor beni dikkatle dinledi ve bana hayatımda çok fazla stres olduğunu ve bunun vajinama aşırı kan akışı oluşturabileceğini söyledi ve bir antidepresan ilaç vererek beni gönderdi. İlacı kullanmaya başladıktan bir hafta sonra bunun işe yaramadığını anladım, çünkü vajinamdaki titreme daha da artmıştı. Bir süre sonra ilacı kullanmayı bıraktım ancak vajinamdaki titreme artık yerini zonklamaya bırakmıştı ve bu korkunç bir duyguydu. Yeni bir doktor randevusu aldım. Bu sorun yüzünden çok utanıyordum. Vajinamdaki zonklama hiç bitmiyordu. Zonklama vajinamın her yerindeydi. Bu doktor da sorunun mesanemden kaynaklanabileceğini düşündü ve beni bir ürologa gönderdi. Neyse ki doktor çok iyiydi ve bende mesaneyle ilgili bir hastalık sistit olabileceğinden şüphelendi. Tanı için bazı testler istemesine rağmen bir türlü sonuca ulaşamıyorduk. Bu sırada iş değişiklikleri yaptım, çünkü gün içinde sürekli oturmadan yapılan bir iş bulmak zordu. Oturduğumda sorun daha da artıyordu. Bir süre sonra dershanede de oturamaz oldum, sık sık kalkıp tuvalete gidiyordum bu da herkesin bana garip garip bakmasına neden oluyordu, bana sanki hiperaktif bir çocukmuşum gibi davranıyorlardı. Tabi ki kimseye 'sizleri rahatsız ettiğim için kusura bakmayın, ama vajinamda sürekli bir zonklama hissediyorum ve o hissin geçmesi için orayı kaşımak istiyorum' diyemiyordum. 3 yıl geçti ve hala tanı yoktu. Sorun her geçen gün kötüye gidiyordu. Şimdi de vajinamda eğer tuvaletimi yapmazsam bıçak gibi bir yanma hissediyordum. Artık tuvalette saatler geçirir olmuştum, tuvaletimin hepsini yaptığımdan emin olmak ve o duyguyu yaşamak istemiyordum. En sonunda tanım kondu, özel bir mesane iltihabım olduğu söylendi intersistiyel sistit ve bu sorunun çözümü yoktu, daha beter depresyona girdim. Kimseyle konuşamıyordum ve vajinandaki bu yanma, zonklama, titreme hissi hiç geçmeyecekti. Dershanede başarım düştü, ailem ve arkadaşlarımdan uzaklaştım. Tanrı'nın beni evlenmeden önce cinsel ilişki yaşadığım için cezalandırdığını düşünmeye başlamıştım. 4 yıl olmuştu ve artık bu sorundan asla kurtulamayacağımı biliyordum. Bir gün kocamla tanıştım, o her şeyim oldu. 7 ay sonra evlendik ve ona sorunumu anlattım. O ne yaşadığımı bilen tek kişiydi. Her gün bir mücadeleydi. Biliyorum ki sorunumla mücadele etmek onun için de kolay değil. Evlendikten 1 yıl sonra, sorunumun evliliğimi nasıl bozmaya başladığını gördüm. İntersistiyel sistit için ilaçlar kullanıyordum ama fayda etmiyordu. Hala kötüye gidiyordu. Artık sadece yanma, zonklama değil bir de itme-çekme hissi oluyordu. Şimdi her oturduğumda, uzandığımda, duş yaptığımda, sınıfa girdiğimde, yürüdüğümde ya da tuvalete oturduğumda önce bir itme-çekme hissi, sonra zonklama sonra da yanma hissediyordum. 5 yıl olmuştu, hala sorularıma yanıtlar arıyordum ve çekilmez bir insan haline gelmiştim. Sürekli ağlıyordum, öfke krizlerim oluyordu. Beş buçuk yıl sonra, internette PSAS hastalığına rastladım. Okuduğum yazıya göre benimle aynı sorunu yaşayan kadınlar hatta erkekler bile vardı. Bu yazı sayesinde pudental sinirin belirli bir parçasının beyin aracılıyla vulva kasına zonklama, yanma ya da titreme mesajı gönderebileceğini öğrendim. Bir nörologa başvurdum ve araştırmalar yaptı, doktorum 10 yıl önce geçirdiğim araba kazasının ya da yine çocuklukta geçirdiğim zonanın buna neden olabileceğini düşündü.' CİSED'in adres ve telefonları Basın mensuplarına CİSED'in telefon, e-posta, web site ve adresini haberlerinde kullanmaları çağrısında bulunan CİSED Genel Sekreteri Cinsel Terapist Psk. Gülüm Bacanak; 'Değerli basın mensubu dostlarımız; yaptığımız, yapmaya devam ettiğimiz anketlere katılımın artması ülkemizde yaşanan cinsel sorunların fotoğrafını en doğru şekilde çekmemize yarıyor. Ancak haberlerinizde CİSED e-posta, web site, adres ve 24 saat hizmet veren telefonlarımızın kullanılması anketlere olan katılımları arttıracaktır. Böylece ülkemizdeki cinsel sorunların oransal olarak tespitine katkıda bulunmuş olacaksınız. Şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonrada derneğimize verdiğiniz desteğin devam edeceğini umuyoruz' dedi. Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği - CİSED Telefon 66 26 ve 24 24 Mobil Telefon 47 64 Web Site ve E-Posta - info Prostatit, özellikle cinsel aktif erkeklerde görülen ürolojik sorunlar biridir ve halk arasında prostat nezlesi olarak bilinir. Tıp dilinde prostatit olarak ifade edilen prostat iltihabı, yaygın olarak ağrı ve işeme şikayetleriyle kendini gösterir ve hayat kalitesini, cinsel hayatını olumsuz etkiler. Peki prostat iltihabı nedir, neden olur? Prostat, erkeklerde idrar kesesi çıkış kısmında yer alan ve sperm güçlendirici salgılar üreten bir üreme organının adıdır. Bu organda gelişen prostat iltihabı ise şiddetli ağrı ile genellikle genç cinsel aktif erkeklerde ortaya çıkan bir hastalıktır. Prostatit sık idrara gitme, idrar esnasında zorlanma ve yanma, ağrı gibi şikayetlere neden olduğundan günlük hayatı son derece yakından ilgilendiren bir sorundur. Toplumdaki erkeklerin yaklaşık %5 ila %10’unda prostat iltihabı gözlenebilir. Kronik prostatit sorunu olan erkeklerin %14’ünün iş hayatında da sorun yaşadığı saptanmıştır. Prostat iltihabı genellikle iktidarsızlık korkusu ile ilişkilendirilir ve prostat bezindeki iltihaplanma ya da enfeksiyon nedeniyle ortaya çıkar. Bu hastalıkta bütün yaş gruplarındaki erkekler risk altındadır. Prostatit kendi içinde ikiye ayrılır ve her çeşidin tedavisi ile semptomları farklıdır. Prostatitler temel olarak akut ve kronik olarak 2 sınıfa ayrılır. Kronik prostatit de kendi içinde 2’ye ayrılır kronik bakteriyel prostatit ve kronik pelvik ağrı sendromu. Akut Prostat İltihabı akut prostatit Prostatit çeşitleri arasında hızlı ortaya çıkan akut prostatit, şiddetli belirtilerle kendini gösterir. Bu hastalıkta prostat bezi dokusunda aniden bakteriyel enfeksiyon gelişimi gözlenir, bunun sonucunda hastalarda ani idrar yolu enfeksiyonları ve pelvik bölgede-penis kökünde ve ucuna kadar uzanan, makat bölgesine uzanan ağrı ortaya çıkar. Daha çok cinsel aktif gençlerde görülse de her yaş grubunda görülebilir ve teşhis edilmesi daha kolaydır. Tedavi edilmesiyle birlikte belirtilerde de hafifleme ve kaybolma gözlenir. Kronik Bakteriyel Prostat İltihabı Kronik prostatit, akut prostatite göre belirti şiddeti çok daha hafif olan bir hastalıktır. Genellikle genç ve orta yaşlı erkeklerde görülür. Tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonlarının prostat bezini etkilemesi ile ortaya çıkar, ağır seyreder ve bazı durumlarda hiç belirti göstermez. Bazı hastalarda yıllarca belirtisiz seyredebilir, bu nedenle son derece riskli ve tehlikelidir. Prostat İltihabı Belirtileri Nelerdir?Akut ve kronik prostat iltihap hastalıkları birbirine benzese de farklı belirtilerle ortaya çıkan iki prostat iltihabında Belirtiler aniden günler içinde ve şiddetli şekilde başlar. Yüksek ateş, bulantı, kusma, üşüme ve titreme gözlenir. İdrar rengine bulanıklaşma olur. Bazı durumlarda kanlı idrar görülür. İdrar sırasında şiddetli ağrı ve yanma oluşur. İdrar yapmak çok sancılı bir eylem haline gelir. İdrar yapmada zorlanma ya da idrarı hiç yapamama gibi sıkıntılar ortaya çıkar. İdrar kanalından dışarıya renkli bulanık akıntı görülebilir. Penis kökünden başlayıp ucuna doğru yayılan ağrı, makat, yumurtalıklar ve bacaklara kadar uzanır. Cinsel isteksizlik, sertleşme güçlüğü, erken boşalma görülebilir. Eklem ve kaslarda ağrı ortaya çıkabilir Sık idrar yapma hissi gelişir. Kronik prostat iltihabında belirtiler akut prostatit ile benzerlik gösterir. Ancak genel olarak belirti ve şikayetler çok daha azdır. Kronik prostatit bulunması halinde Meni ve idrarda kan gözlenir. Kişi sinirli ve gergin olur. Erken boşalma ve iktidarsızlık sorunları ortaya çıkar. Boşalma sırasında ağrı hissedilir. Eklem ve kaslarda ağrı gelişir. İdrar sırasında hafif zorlanma ve yanma oluşur. Özellikle gece idrara çıkma ihtiyacı artar. Aniden idrar yapma ihtiyacı gelir. Ateşi titreme ve halsizlik gözlenmez. Prostatit Nasıl Gelişir?Akut prostatit dış idrar kanalından bakterilerin idrar yoluna taşınması yoluyla veya kan akımı ile bakterinin prostata yayılması ile oluşur. Bağışıklık sisteminin zayıflaması sonucu enfeksiyon çok daha etkin hale gelir ve hastanın şikayetleri artar. Ayrıca kolaylaştırıcı veya direkt enfeksiyon sebebi olabilecek durumlar da vardır Çok eşlilik, korunmasız cinsel temas İdrar yollarına yapılan işlemler sonda takılması, endoskopik girişimler Prostat biyopsisi İdrar akışını bozan prostat büyümesi veya idrar borusu darlığı Tıkanıklığa sebep olan taşlar Diyabet şeker hastalığı Kronik prostatit akuttan farklı bir zeminde gelişebilir. Her zaman altta yatan sebep enfeksiyon değildir. Özellikle kronik pelvik ağrı sendromunun altında yatan sebepler tam olarak bilinmemektedir. Prostatit Teşhisi Nasıl Yapılır?Hastanın şikayetleri her zaman yol göstericidir. Basit idrar tahlili ve orta akım idrar kültürü ile başlanılır. Akut bakteriyel prostatitde prostat masajı önerilmez. Özellikle kronik bakteriyel prostatit tanısında prostat masajı sonrası alınan sekresyon ve idrar analizi ve kültürü kullanılabilir. Bu yöntem 4 kap testi diye isimlendirilmektedir. Sperm kültürü meni örneğinde enfeksiyon etkeni araştırılır, üretral sürüntü kültürü özellikle üretral akıntısı olanlarda yardımcı olacaktır. İşeme şikayetleri olan hastalarda üroflowmetri işeme testi, ultrasonografi, enfeksiyon değerlerinin kontrolü, PSA özellikle 40 yaş üstü erkeklerde yapılmalıdır. Tedaviye dirençli olgularda transrektal ultrasonografi prostat apsesi? kisti? önerilmektedir. Prostatit Nasıl Tedavi Edilir?Prostat iltihabının tedavi edilmesi için öncelikle hastada hangi tipin var olduğunu belirlemek gerekir. Genellikle hasta hikayesi ve belirtiler ile hangi tip hastalığın var olduğunu bulmak kolaydır. Daha sonra buna uygun bir tedavi yöntemi başlatılır. Akut prostatit tedavisinde öncelikli tedavi antibiyoterapidir. Kültür sonucuna göre antibiyotik tedavisi değiştirilebilir. Klinik ve laboratuvar değeleri kötü olan hastalarda parenteral damardan tedavi başlanabilir. Hatta bazı hastaların hastaneye yatışı gerekebilir. Tedavi edilmeyen prostat iltihabı, ileride hasta için çok daha ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir. Örneğin; prostat bezinde bulunan iltihap kana karışarak diğer doku ve organları etkileyebilir. Bu nedenle hastalık belirtilerinin görülmesi ile birlikte en kısa sürede uzman hekime başvurmak son derece hayatidir. Tedaviye dirençli abse saptanan hastalarda drenaj ultrason ile absenin boşaltılması yapılabilir. Kronik prostat iltihabı hastalarında düzenli antibiyotik kullanımı zaman içinde enfeksiyonu ortadan kaldırır. Bazı prostatit hastalarında tedavi planı ağrı ve belirti şiddetine göre farklılaşabilir. Kimi hastalarda idrar sırasında zorlanma şiddeti fazladır ve öncelikle bunun giderilmesi gerekir. Bu nedenle iltihap tedavisine ek olarak altta yatan sebebe yönelik çözümler de düşünülmelidir. Örneğin tıkanma yapan prostat var ise enfeksiyon tedavisi hızla başlanıp prostat için uygun tedavi planlanmalıdır prostat ilaçları, sonda uygulanması veya sistostomi açılması gibi Prostatit tedavilerinde antibiyoterapi mutlaka uygun sürede 4-6 hafta yapılmalıdır. Hastanın mevcut şikayetlerini rahatlatacak ağrı kesiciler, prostat ilaçları, anti-depresanlar, kabızlık ilaçları vs tedaviye eklenebilir. Kronik abakteriyel prostatitlerde şok dalga tedavisi ESWT günümüzde uygulanmaktadır. İlginizi Çekebilir Penis Protezi Yorumlar

erkeklerin cinsel organda titreme hissi