Niçin Allah’a ibadet edilir. Yüce Allah’ın rızasını kazanmak için. Allah’ımıza karşı kulluk görevimizi yerine getirmek için ibadet ederiz, Allah’ın sevgisini kazanmak için ibadet ederiz, Dinin kesin olarak yapmamızı istediği için ibadet ederiz, Cennete ulaşabilmek için ibadet ederiz, İbadet kapsamına neler girer?
Bana bak kadın, sen niçin bu kadar derin uyku uyudun da evinin soyulduğunu duymadın? deyince, Yaşlı kadın: Padişahım! Kusura bakma, biz seni uyanık bilirdik, onun için evimizde rahat uyuyorduk der. Bu cevap üzerine Kanuni utanarak:-Haklısınız diyerek, yaşlı kadının çalınan mallarının bedelini kendi malından öder.
Niçin ibadet edilir, niçin ibadet ederiz kısaca maddeler halinde yazımızın devamından okuyabilirsiniz. İbadet; Allah’a saygı göstermek, onun buyruklarını yerine getirmek ve yasaklarından kaçınmaktır. İbadet yapmakla Allah’a olan sevgi, saygı, inanç ve bağlılığımızı ortaya koymuş oluruz. Kur’an, ibadet konusu
Sana isyan edenleri perişan eder, onları terk ederiz. Okunuşu: Allâhümme iyyâke na’büdü ve leke nüsallî ve nescüd. Ve ileyke nes’â ve nahfid. Ner cû rahmeteke ve nahşâ azâbek. İnne azâbeke bil-küffâri mülhık. Anlamı: Ey Allah’ım! Biz ancak sana ibadet eder ve senin için namaz kılar ve ancak sana secde ederiz.
Müşrikler, Hz. Ebubekir’in Kaâbe’de ibadet etmesine izin etmedikleri için, o da evinin önünde bir namazgah edinmişti. Orada namaz kılıp Kuran-ı Kerim okumaya başladı. Ashabın en zenginlerinden olan Hz. Ebubekir (ra), Peygamber Efendimiz de fani olunca, canını ve malını cömertçe O’nun yolunda feda etmişti. Hz.
Fast Money. İbadet; Allah'a saygı göstermek, onun buyruklarını yerine getirmek ve yasaklarından kaçınmaktır. İbadet yapmakla Allah'a olan sevgi, saygı, inanç ve bağlılığımızı ortaya koymuş oluruz. Kur'an, ibadet konusu üzerinde önemle durur. Bir ayette “...Rabb’inize ibadet edin ve iyi işler yapın ki kurtuluşa eresiniz.”1 buyrulmaktadır. Namazlarda okunan, “Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz.”2 ayetiyle de ibadetin sadece Allah için yapılması gerektiği ifade edilmektedir. Namaz, oruç, hac ve zekât İslam'ın temel ibadetlerindendir. Bunların zamanı ve yapılış şekli dinimizce belirlenmiştir. İbadetler bunlarla sınırlı değildir. İnsanın inancı gereği Allah'ın hoşnutluğunu kazanmak için kulluk bilinciyle yaptığı her olumlu ve faydalı davranış ibadet sayılır. Örneğin Kur'an okumak, dua etmek, Peygamberimize salavat getirmek, çalışmak, iyiliği özendirmek, kötülüğe engel olmak ve güler yüzlü olmak birer ibadettir. Ayrıca Allah'ın yasakladığı her türlü davranıştan kaçınmak da ibadettir. Hiçbir ibadet başka bir ibadetin yerini tutmaz. Bu nedenle inanan insan, namazını kılıp orucunu tuttuğu gibi çalışmak ve yardım etmek gibi güzel davranışları da ihmal etmemelidir. İbadet, Allah emrettiği için yapılır. Allah, “Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabb’inize kulluk ediniz.”3 buyurarak insanların kendisine ibadet etmelerini istemektedir. Bu durumda Müslüman olan herkes, Allah'ın istediklerini yapmalı, istemediği şeylerden de uzak durmalıdır. İnsanın, Rabb'ine ibadet etmesi ve onun rızasını kazanmaya çalışması gerekir. Bir ayette bu durum şöyle ifade edilmiştir “. İnsanları ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.”4 3 Bakara suresi, 21. ayet. 4 Zâriyât suresi, 56. ayet. İbadetler, Allah'ın hoşnutluğunu kazanmak için yapılır. Bu husus bir ayette şöyle belirtilmektedir “De ki Benim namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm, hepsi âlemlerin Rabb’i Allah içindir.”5 İbadet Allah'a olan sevgimizi ifade etmek ve Allah'ın sevgisini kazanmak amacıyla yapılır. Ayrıca ibadet, Allah'ın bize verdiği nimetlerden dolayı ona şükretmek amacıyla yapılır. Allah, insana sayısız nimetler vermiş ve pek çok iyilikte bulunmuştur. Ona düşünebilme yeteneği vermiştir. Dünyadaki canlı ve cansız varlıkları onun hizmetine sunmuştur. Bu sayısız nimetleri bizim hizmetimize sunan Allah'a inanmalı ve yalnızca ona ibadet etmelidir. Allah'ın, kullarının yaptığı ibadete ihtiyacı yoktur. Ancak kulların kendilerini ve âlemi yaratan Allah'a ibadet etmeleri kulluk vazifesidir. İbadetlerin bireysel ve toplumsal pek çok yararı vardır. Örneğin namaz kötülüklerden uzaklaştırır, cemaatle namaz kılmak birlik ve beraberlik duygularını pekiştirir, zekât dayanışmayı sağlar. İbadet eden insan, Allah'ın buyruğuna uymuş ve sorumluluğunu yerine getirmiş olur. Böylece Allah'ın sevgisini kazanır ve onu memnun eder. Allah'ın kendisine kulluk edenlere ödül olarak hazırladığı cennete de layık olur.
İbadet, Allah’a gönülden isteyerek yönelmek, tapmak, boyun eğmek ve itaat etmek demektir. Türkçemizde kullanılan kulluk etmek deyimi de aynı anlamı karşılamaktadır. İbadet, yaratıcı kudret karşısında boyun bükmenin zirvesi ve O’na olan sevginin sonucu ve göstergesi olarak değerlendirilmiş ve sırf Allah için, Allah’ın rızâsı için yapılması ve sadece Allah’a tahsis edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Gerçekten de yaratan, yaşatan ve öldüren Allah’tan başka, ibadete lâyık olan bir varlık yoktur. Hesap gününde muhatap olunacak olan “Neye taptınız?” ve “Ne için ibadet ettiniz?” sorusunu insan daima hatırında tutmalı ve bu dünyada iken “Allah’a tapıyorum ve ibadeti Allah için yapıyorum” diyebilmeli, bunu gönlünde hissedebilmelidir. Esasen din duygusu gibi, belki de onun doğal bir gereği olarak ibadet ihtiyacı da fıtrî ve doğaldır. İnsanlık tarihi boyunca çeşitli dinler, insanın bu doğal duygu ve ihtiyacını gerçekleştireceği değişik biçim ve şekiller öngörmüşlerdir. Bu ibadet formları, dinin ritüelini yani ibadet ve âyin merasimlerini oluşturur. Dinlerin öngördüğü ibadet biçimleri, zaten doğal olarak insanın yapısında var olan ibadet duygu ve ihtiyacının belli form ve biçimlere kanalize edilmesi ve o yolla sergilenmesi şeklinde anlaşılınca; ibadetin esasen dinin bir emri olmasından önce, fıtratın gereği olduğu, dolayısıyla da mesele dinler açısından ele alındığında ibadet şekillerinin önem kazandığı söylenebilir. Kur’an’da ibadete ilişkin emirler, şekil ve biçim olarak ibadete yönelik olmayıp, büyük ölçüde ibadetin mahiyetine, ibadetin kime yapılacağına ve nasıl yapılacağına yöneliktir. Hz. Peygamber de söz ve fiilleriyle, Kur’ân-ı Kerîm’de adı geçen ve ana çatısı oluşturulan ibadetlerin ayrıntılı biçimlemesini yapmıştır. Doğallığı ve fıtrî oluşu noktasından bakıldığında, ibadet için ferdin ihtiyacı ve eğitimi dışında bir amaç aramaya gerek bulunmamakla beraber, bireysel ve toplumsal motivasyon sağlamak, bireye moral dayanıklılık kazandırmak ve bazı sosyal yararlar elde etmek gayesiyle ona birtakım hikmetler ve faydalar atfedilebilir. İbadetlerin sırf Allah’ın emri olduğu için yerine getirilmesi gerektiği ve emir varken de hikmet aramaya gerek bulunmadığı düşüncesinde olan ve bu sebeple de ibadet için bir amaç ve yarar aramaya gerek olmadığını söyleyen bilginler bulunmakla birlikte, bilginlerin çoğu, insanlar tarafından bilinsin bilinmesin her emrin mutlaka bir hikmet ve maslahatı bulunacağını söylemişlerdir. Bu bakımdan emre muhatap olan kişinin, o emri yerine getirirken ondaki maslahat ve yararları, ne gibi amaçlar gözetilmiş olabileceğini düşünmesi ve ondaki hikmetleri anlamaya çalışması insanı farklı bir şuura ve farklı bir boyuta taşıyabilir. İbadetin amacı üzerinde düşünürken onu bir tek boyuta indirgemek uygun değildir. Bu hem ibadetin mahiyeti hem de bu ibadeti yerine getirenlerin bulundukları mertebe ve seviye bakımından doğru değildir. Çünkü bir seviyedeki insan için ibadetin amacının, sadece imtihan ve deneme olması uygunken, başka bir seviye için ibadetin amacı nefsin terbiye edilmesi ve disiplin altına alınması yoluyla insanın yükselmesi olabilmektedir. Belki daha üst bir seviye için ise Allah’a ibadet, bütün bu amaçların üstünde ve ötesinde gönüller için üstün bir haz, bir zevk ve bir nimet, ruhlar için bir vuslat; kısaca insanın mutluluğu olacaktır. Meselâ Hz. Peygamber’in “Benim mutluluğum namazdadır” sözü, namazın öneminin yanı sıra, Resûlullah’ın namaza atfettiği anlamı da göstermektedir. Çünkü ibadeti en üst düzey duygu yoğunluğunda ifa eden Hz. Peygamber için namaz, yüce yaratıcı ile bir buluşma ve O’nun huzurunda münâcât haline dönüşmektedir.
Kainat ve kainatta bulunan her şey kuşkusuz ki Allah taraından yaratılmıştır. Bu nedenle de yeryüzünde her şeyin bir yaratılma nedeni vardır ve bununla birlikte yeryüzünde başta melekler, cinler ve insanlar olmak üzere tüm canlılar sadece Allah’a ibadet ederek Allah’ı tesbih etmektedir ve onun emir ve yasaklarına uymakla mükelleftir. Peki neden ibadet ederiz? Biz insanlar ergenlik dönemine girdiğimiz andan itibaren Alla’a ibadet etmeye başlarız. Çünkü insanlar Allah’a ibadet ederek onun rızasını kazanmaya çalışırlar yani aslında insanların ibadet etmesinin temel nedeni Allah’ın rızasını kazanmaktır. Tabi ki insanların ibadet etmesi sadece bu neden ile sınırlı değildir. Aynı zamanda Allah, insanlara rızıklar veriri ve hayatları boyunca insanlara bir çok hayırlı kapılar açar ve yaşamlarını devam ettirmelerini sağlar. En önemlisi de sağlıklı olmamız bile Alla’a bağlıdır çünü hayır da şer de Allah’tan gelmektedir. Bu nedenle de insanlar Allah’ın kendilerine vermiş olduğu rızıklara ve hayırlara şükretmek ve Allah’a duydukları minneti göstermek için de Allah’a ibadet ederler ve onun emirlerine, yasaklarına uymaya çalışırlar. Allah’ın biz insanlara buyurduğu emir ve yasaklara da uymak aslında birer ibadet türüdür. Çünkü Allah, biz insanlara ibadet etmeyi ve güzel ahlaklı birer insan olmayı emrederken aynı zamanda da kötü davranışlardan uzak durmayı ve hayatımızı kutsal kitabımız olan Kur’an-ı Kerim’e göre yaşamamızı emreder. Bu nedenle de bu emir ve yasaklara uymak da aslında Allah’a bir ibadet türüdür. Yani ibadet sadece namazdan, hacdan, zekattan ve oruçtan ibaret değildir. Tabi ki bu ibadetler yerine getirmemiz gereken temel ibadetlerdir ancak eğer ahlaklı güzel bir insan olarak değil de hem kötü davranışlarda bulunup hem de bu ibadetleri yapıyor isek burada doğru davranmamış oluruz. İnsanlar Neden İbadet Eder Hakkındaki yorum ve Sorularınızı Aşağıdaki Yorum Kısmından Hemen Bize Yazın.
Bu yazımızda niçin ibadet edilir kısaca olarak bilgi aktaracağız. İbadet, abd kökünden gelir. Abd, kul demektir. İbadet de kulluk etme görevidir. Allah’ın emrettiği ve Peygamber’in yapılması gerektiğini söylediği ameller ibadettir. İbadet etmek belli bir zamanda belli kurallara göre gerçekleştirilen amellerdir. İslam’ın farzlarından olan ibadet etme faaliyeti namaz kılmak, oruç tutmak, zekat vermek, hacca gitmek, kurban kesmek şeklinde gerçekleştirilir. Bunların dışında birçok ibadet bulunmaktadır. İbadet, Allah rızası için yapılan her şeydir. İbadet etmemizin nedenleri şu şekildedir *Allah’a kulluk görevinin yerine getirilmesi için yapılır. *Allah rızası için yapılır. *Dinin gereklilikleri olarak yapılır. *Cenneti kazanmak için yapılır. *Sosyal hayatı düzenlemek için yapılır. *Bireysel dünyamızı şekillendirmek için yapılır. *İnsanların her anlamda hayatını düzenlemesi ve şekillendirmesi için yapılır. *İbadetler bireysel ve toplumsal olarak yapılabilir.
Tarih - 0953 Güncelleme - 0859İKİNCİ MESELE Ubudiyet, emr-i İlâhîye ve rıza-yı İlâhîye bakar. Ubudiyetin dâîsi emr-i İlâhî ve neticesi rıza-yı Haktır. Semerâtı ve fevâidi uhreviyedir. Fakat ille-i gaiye olmamak, hem kasten istenilmemek şartıyla, dünyaya ait faydalar ve kendi kendine terettüp eden ve istenilmeyerek verilen semereler, ubudiyete münâfi olmaz. Belki zayıflar için müşevvik ve müreccih hükmüne geçerler...Açıklayan Dr. Ahmet Çolak İndirme Linkleri Yükleniyor...
niçin ibadet ederiz kısaca anlatınız