Peygamber Efendimizin dilinden, Arapça okunuşlarıyla, günlük okunabilecek 40 adet kısa ve güzel bir dua: 1. Allahümme bike esbahnâ ve bike emseynâ ve bike nehyâ ve bike nemûtü ve ileyke’l-masîr. “Allah’ım! Senin iznin ve yardımınla sabahladık ve akşamladık. Yine senin izin ve yardımınla yaşar ve ölürüz.
Tıklayınve hayırl kelimesinin Türkçe - Osmanlıca sözlükte anlamını okuyun. a'mal (Tekili: Amel) Ameller. İşler. Yapılan hayırlar.https://www.luggat.com
ADA: Kayalıklarla kaplı ada yalnızlığa, yeşil ada hayırlı nimete, insanların yaşadığı ada huzurlu ve sonu güzel olan hayata işaret eder. Bekarlar için güzel bir aşk yaşayacağını, evliler için ise evlilik hayatında maddi veya manevi sıkıntıya yorumlanır. Orta yaşlılar için, iş değiştirmeyi de belirtebilir.
Günde zikir sayısı : 298 – Dünya ve Ahirette Allah’ın sevgilisi olmak için okunur. Farz namazlarının ardından 100 defa Ya Rahman ismini zikreden; Allah’ın rızasını kazandığı gibi, Allah’ın nimetleride ona sunulur. 40 gün riyazet halinde 1000 defa Ya Rahman ismini zikredenin kalp gözü açılır. 5 V akit namazların
İnternetsosyal medya haber sitesi Saatlerce Yapılacak Zikirleri Katlayan Zikir Arapça Türkçe ve Fazileti En Kısa Zamanda Hayırlı Evlilik Yapmak için Dua
Fast Money. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Soçi'den Türkiye'ye dönüşte Kanal 7 Ankara Temsilcisi ve Yazarı Mehmet Acet ile Yayın Koordinatörü İbrahim Günay'ın da aralarında bulunduğu uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı. KPSS MESAJI BOŞTA BULUNSAK BUNU SEÇİME KADAR SATACAKLARDI SORU KPSS iptal kararınızın detayını merak ediyoruz. Bununla birlikte son duruma ilişkin bilgi verebilir misiniz? FETÖ parmağı var mı? Sosyal medya tarandığında, bakıldığında resmi olarak parmağı olmasa da hükümetle gençleri karşı karşıya getirmek isteyen bir FETÖ’cü grubun varlığı çok aşikar görülüyor. CEVAP FETÖ’cü grup mu desek; 6’lı masa mı desek; bir de masanın altı var, yedi… Şimdi dikkat ederseniz, aynı anda hepsi adeta aynı cümlelerle, aynı kelimelerle bunu tanımlamaya çalıştılar. Yani biz orada boşta bulunsak veya boşluğa düşsek bunu seçime kadar satacaklardı. Çünkü gençleri nasıl aldatırız gayreti içerisindeler. Tabii bu tutmadı. Çünkü biz durumu gördük. Durumu gördükten sonra, ben ÖSYM başkanı olan arkadaşımızı da bir zan altında bırakmak istemem ama soruşturmaların hayırlı bir netice vermesi noktasından hareketle kendisini görevden almak suretiyle oraya hemen, 24 saati bulmadan bir arkadaşımızın atamasını yaptık. Bu atamayla beraber de hemen ekibini en güzel şekilde kurması için talimat verdik. Üst düzey de bir ekip oluşturduk ve bu ekiple çalışmalarına anında başladılar. Atamayı yaptığımız gibi çalışmayla da hemen ertesi sabah çıktı basın toplantısını yaptı ve önümüzdeki ayın 17’sinde de süreci başlatma kararını aldık. Sınavı iptal edilenlerden herhangi bir ücret talebi de kesinlikle olmayacak. ÖSYM, bundan sonraki süreci, kademeleri de inşallah en güzel surette devam ettirerek, şaibeleri de ortadan kaldırarak yoluna devam edecek. "BİZE DÜŞEN HAYIRLI OLSUN DEMEK" SORU Siz Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nu eleştirirken sürekli Bay Kemal’ ifade
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya ziyareti dönüşünde medya temsilcileriyle bir söyleşi gerçekleştirdi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in davetine icabetle Soçi'de yaptıkları çalışma ziyaretini olumlu, başarılı bir şekilde tamamladıklarını kaydeden Erdoğan, "Sayın Putin’le 19 Temmuz’da Tahran’da bir araya gelmemizin ardından Soçi’de ikili ilişkilerimizi ve uluslararası meseleleri etraflıca değerlendirdik. Yüksek Düzeyli İş Birliği Konseyimizin müteakip toplantısını Türkiye’de yapmak üzere Sayın Putin’e davetimi gerçekleştirdim." dedi. Türk-Rus ilişkilerinin karşı karıya kaldığı meydan okumaların üstesinden diyalog ve iş birliği ile gelmeyi hep başardığını vurgulayan Erdoğan, Putin'le tesis ettikleri karşılıklı güven ve saygıya dayalı ortak anlayışın, iki ülke arasındaki ilişkilerin teminatı olduğunu söyledi. Erdoğan, "Mevcut şartlar altında önemli olan; ilişkilerimizi ortak çıkarlarımız temelinde ve uluslararası sistem içinde sürdürmek, ileri götürmektir." ifadelerini kullandı. "Ticaret, turizm ve tarım gibi alanlarda iş birliğimizi geliştirmek istiyoruz" İkili görüşmede ticari ve ekonomik iş birliğinin daha da geliştirilmesi üzerinde etraflıca fikir alışverişinde bulunduklarını anlatan Erdoğan, şöyle devam etti "Ticarette hedefimizi daha önce 100 milyar dolar olarak ifade etmiştik. Bu doğrultuda enerji başta olmak üzere, ticaret, turizm ve tarım gibi alanlarda iş birliğimizi geliştirmek istiyoruz. İkili ticaret hacmimizin daha dengeli bir zemine kavuşmasını temin etmek noktasında kararlıyız. Ekonomik ve ticari ilişiklerimize dair yol haritası mahiyetinde bir mutabakat zaptı da Soçi’de Ticaret Bakanımız ile Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak tarafından imzalandı." Suriye'de yuvalanan terör örgütlerine karşı atılabilecek adımları da mütalaa ettiklerini ifade eden Erdoğan, Suriye'nin toprak bütünlüğünü tehdit eden, Suriye halkıyla birlikte askere, polise ve güvenlik güçlerine, sivil vatandaşlara saldıran bu katil sürüleriyle mücadelede birlikte gereken cevabı verme konusunda mutabık kaldıklarını kaydetti. "Putin’e, Zelenskiy ile görüşmesine ev sahipliği yapabileceğimizi bir kez daha hatırlattım" Türkiye'nin Rusya'ya sürdürdüğü diyaloğun müspet yansımalarına Kafkaslar'da, Suriye'de ve Ukrayna'da şahit olduklarını belirten Erdoğan, şunları söyledi "Ukrayna tahılının Karadeniz üzerinden ihraç edilmesine yönelik girişim, bunun en son küresel örneğidir. Şimdi önemli olan, planın sağlıklı şekilde uygulanması ve oluşan müspet havanın İstanbul’daki müzakerelere dönüşe yönelik somut adımlara tahvil edilmesidir. Ukrayna’daki savaşın kazananı olmayacağını başından beri vurguluyorum. Sahadaki sıkıntılara rağmen, krizin müzakere masasında çözüleceğine olan güçlü inancımı da koruyorum. Sayın Putin’e, Sayın Zelenski’yle görüşmesine ev sahipliği yapabileceğimizi bir kez daha hatırlattım. Karadeniz’den komşumuz Rusya’yla diyaloğumuzu, bölgesel ve küresel barışa katkı sunmak maksadıyla her alanda ilerletmeye devam edeceğiz. Soçi’deki görüşmelerimizin, Türkiye ve Rusya başta olmak üzere, bölgemiz için hayırlara vesile olmasını Allah’tan diliyorum." Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıklamalarının ardından medya temsilcilerinin sorularını yanıtladı. Türk diplomasisi ateşkeste rol alır mı? Türk diplomasisi aslında üzerine düşen bu görevi başarılı bir şekilde sürdürüyor. Burada herhangi bir sıkıntı söz konusu değil. Ancak tabii tarafların buradaki yaklaşımı büyük önem arz ediyor. Eğer taraflar verilen sözlerin üzerinde gerçekten hassasiyet gösterip dururlarsa bu işi ciddi manada çözebilecek bir imkana sahip olduğumuzu veyahut da yaklaştığımızı görüyorum. Bunun olmaması için bu noktada bir sebep söz konusu değil. "Bütün mesele netice almak" Putin konuyla ilgili Türkiye’ye yönelik adil bir yaklaşım sürdürüyor. Terörle mücadele noktasında her zaman yanımızda olacağını özellikle de ifade ediyor. Burada şunu bize ima ediyor; "Mümkün olduğunca bunları, rejimle birlikte çözme yolunu tercih ederseniz çok daha isabetli olur" gibi bir yaklaşımı var. Biz de diyoruz ki, şu anda bizim istihbarat örgütümüz Suriye istihbaratıyla zaten bu konuları yürütüyor ama bütün mesele netice almak. Eğer istihbaratımız, Suriye istihbaratıyla bu çalışmayı yürütürken, buna rağmen hala orada terör örgütleri fellik fellik at oynatıyorsa bu konuda bize destek vermeniz gerekiyor diyoruz. Bu konuda da mutabakatımız var. "Akkuyu’daki çalışmaları yerinde, bizzat heyetimle beraber izleyeceğim" Tabii böyle bir konuyu görüşmemek olamaz. Görüştük. Akkuyu Nükleer Güç Santrali, ülkemizin enerji stratejisi içinde ayrı bir öneme sahip. Akkuyu’nun ilk reaktörünü 2023 yılında hizmete alma hedefimiz sürüyor. Bu hususları, Rus tarafıyla görüşmelerimizde bir kez daha ele aldık. "25 bin kişi şu anda çalışmıyor. Burası kapatıldı" gibi ifadeler söyleniyor. Böyle bir şeyi ben de kabul etmedim, Rus tarafı da kabul etmiyor. Çalışıyorlar. Şimdi önümüzdeki hafta Mersin Taşucu’nda Abdülhamit Han sondaj gemimizi uğurlamaya gittiğimde aynı gün oradan Akkuyu’ya geçeceğim. Akkuyu’daki çalışmaları yerinde, bizzat heyetimle beraber izleyeceğim. Ondan sonra da Sayın Putin’e oradaki gelinen durumu aktaracağım, söyleyeceğim. Ona göre de yol haritamızı belirleyelim diyeceğim. Yani onlar da bir defa kesinlikle süreci durdurmak gibi bir şeyi kabul etmiyorlar. "Sayın Putin’le ruble üzerinde mutabık kaldık" Bizim şu anda Türkiye olarak kapımız herkese açık. Ülkemizde kimler yatırım yapmak isterse biz onlara her türlü desteği veririz. Çünkü Türkiye dünyada sadece bu son gelişmelerde değil, bunun dışında da serbest pazar ekonomisinin en önemli bir açık kapısıdır. Tabii bu Soçi ziyaretinin bir güzel tarafı da şu oldu; Sayın Putin’le ruble üzerinde mutabık kaldık. Ruble noktasında bu alışverişlerimizi yapacağımız için o da tabii Türkiye-Rusya arasında mali noktada ayrı bir güç kaynağı olarak Rusya’ya ve Türkiye’ye inşallah kazandıracak. Bir de Rusya’nın Mir kartı var. Şu anda bizim beş bankamız bunun üzerinden çalışmalarını sürdürüyor. Burada da çok ciddi gelişmeler var. Bu da tabi Rusya’dan gelen turistleri çok çok rahatlatan bir süreç. Onlarla alışverişini, otel ödemelerini yapabiliyorlar. Bu da tabi hem onlar için hem bizim için çok çok rahatlatıcı bir sistem. Bu ziyaretimizde Rusya Merkez Bankası Başkanı ile bizim Merkez Bankası Başkanımız da görüşmelerini yaptılar. Azerbaycan-Ermenistan gerilimi İlham kardeşimle iki gün önce bunları etraflıca konuştuk. Öncelikle bir Azerbaycanlı kardeşimizin şehit olmasına neden olan saldırıyı kınıyoruz. Karabağ, Azerbaycan’ın uluslararası tanınmış sınırları içerisinde yer alan Azerbaycan toprağıdır. Azerbaycan, tabiatıyla topraklarında yasadışı hiçbir silahlı unsurun bulunmasını istemiyor. Üçlü Bildiri’den bu yana yaklaşık iki yıl geçti. Ermenistan’ın buradaki taahhütlerini de bir an önce yerine getirmesi önem taşıyor. Azerbaycan’ın Londra Büyükelçiliğine saldırıyı da kabul edilemez buluyoruz. Bu olayın ciddiyetle ve detaylı bir şekilde soruşturularak faillerine gerekli cezaların verileceğini ümit ediyoruz. Pasifik'te olası bir çatışma Biz hepsine hazırız, bir sıkıntı yok. Bölgedeki gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Ukrayna’daki savaş ve koronavirüs salgınının küresel ekonomi ve istikrara olumsuz etkilerinin sürdüğü bir dönemde yeni bir krizin ortaya çıkmasına izin vermemeliyiz. Tayvan’la ilgili ortaya çıkan gerginliğin azaltılması için tüm tarafların sağduyulu ve itidalli hareket etmesi çok çok önemli. Eylül ayında Şanghay Beşlisi, Özbekistan’da toplanacak. Görüşmemizde Sayın Putin de rica etti; nasip olursa biz de inşallah oradaki toplantıya katılacağız. Şanghay Beşlisi’nin gerek üyeleri gerek gözlemci ya da diyalog ortağı olarak oraya katılacak olanlarla biz de beraber olalım diyoruz. Örneğin Çin geliyor, öbür tarafta Suud gelecek, Katar gelecek. Orada onlarla bir arada olmayı hedefliyoruz. Şu anda fevkalade bir durum olmazsa inşallah ben de oraya katılacağım. Orada bunları çok daha iyi değerlendiririz. Almanya ve Fransa'nın Türkiye'yi hedef alan açıklamaları Bu taraflı açıklamalara Dışişleri Bakanımız gerekli yanıtları verdi. Ne yazık ki Almanya da Fransa da Rum-Yunan propagandasına alet oluyor. Yunanistan’ın uluslararası hukuku hiçe sayan adımlarına göz yumulurken, doğru olmayan değerlendirmelerle ülkemizin eleştirilmesi kabul edilemez. Avrupa’nın istikrar ve güvenliği için Türkiye’nin yeri aşikâr. Bu rolümüzü küresel tahıl krizinin çözümünde öncü olarak bir kez daha gösterdik. İstanbul’dan geçen Razoni kuru yük gemisi aslında bir ilkti. Bunun arkasında bu şekilde sırada olan 20 civarında gemi var. Hepsinden öte, şu anda Rusya diyor ki "Bizim ciddi manada çıkabilecek hazırlığımız var, gücümüz var. Bizdekilere ne zaman aracılık edeceksiniz?" İlgili bakanlıklarımız, birinci derecede de Ticaret Bakanlığımız bu işlerin şu anda sorumlusu olduğu için bu konuda hızla çalışıyorlar. Hele hele burada imzayı attıktan sonra sorumluluğu daha da artmış vaziyette. Rusya diyor ki "Benim malım çok fazla. Örneğin asgari 40 milyon ton ben şu anda mal çıkarabilirim." Tabii arada kara kediler var, güya Türkiye gemileri durdurmuş gibi dedikodu dolaştırıyorlar. Böyle bir şey yok. Aksine, ilk gemi nasıl Lübnan'a gittiyse, bu tür gemilerin hepsi bizim üzerimizden gitmeleri gereken ülkelere ulaşmaları için yola revan olacaklar. Bunun aracılığını da Türkiye en güzel şekilde ortaya koyacak. İstanbul’daki sözleşmeyle sağladığımız o başarıyı bundan sonra da devam ettireceğiz. Yunanistan muhalefet liderinin telefonunda casus yazılım bulunması Ben Yunanistan’ın iç işlerine karışmam. Bu onların iç işleridir. Zaho'daki son durum Daha önce gerek Dışişleri gerekse Savunma Bakanlığımız açıklamaları yaptı. Bu, terör örgütü PKK’nın bilindik saldırılarının bir değişik versiyonu. Nasıl bugüne kadar bu tür şeyleri yapıp ondan sonra kaçtıysalar, ortada görünmeme gibi yolları seçtiyseler şimdi burada da yine aynı şekilde bu tür suikastları yaptıktan sonra topu hemen Türk Silahlı Kuvvetleri’nin, Türkiye’nin üzerine atmışlardır. Olayın aslı budur. Buna yönelik de bugüne kadar yapılmış olan açıklamalarımızın arkasındayız. Tabii başta Amerika olmak üzere, Avrupa’nın değişik ülkelerine bunları İletişim Başkanlığımız da anlattı ve bu şekilde süreç devam ediyor. Biz ilk andan itibaren orada yerel muhataplarımızla konuşmak, görüşmek, temas sağlamak suretiyle her konuda yardımcı olabileceğimizi, bu olayın açığa çıkması için elimizden geleni göstereceğimizi kendilerine söyledik. Bu teklifimiz halen baki. Onlar da teşekkür ettiler. Hatta oradaki yaralılarla alakalı eğer arzu ederlerse onlara sağlık desteği sağlayabileceğimizi kendilerine ifade ettik. Sadece Kuzey Irak’ta veya Irak’ta değil, biz oradan ülkemize alıp en yakın vilayetlerdeki şehir hastanelerimizde, eğitim araştırma hastanelerimizde, ameliyatsa ameliyat, bakımsa bakım bunların hepsini yapabileceğimizi söyledik. Bütün muhataplarımıza taziyelerimizi ilettik. "Zaho’daki olaydan sonra Musul Konsolosluğumuza bir saldırı oldu" Bizim başlangıçtan itibaren yaptığımız bütün operasyonlarda sivillerin, tarihi, dini, kültürel yapıların ve çevrenin dokunulmaz olduğunu, planlamada ve icrada kesinlikle bu konulara hiçbir ordunun yapmadığı kadar dikkatli ve hassasiyetle yaklaştığımızı ilave ettik. Zaho’daki olaydan sonra Musul Konsolosluğumuza bir saldırı oldu. Oranın bir sivil hedef olduğu biline biline oraya aleni saldırı yapıldı. Kimin sivil hedeflere saldırabileceğini, bu alçaklığı kimlerin yapabileceğini herkesin görmesi lazım. Kılıçdaroğlu'nun Uludere ziyareti Biliyorsunuz ben Uludere’deki o olayda ebediyete irtihal eden bütün kardeşlerimizin aileleriyle bir araya geldim. Şırnak’ta Şerafettin Elçi Havalimanı’nın açılışında o ailelerle görüşmelerimi yaptım. Bizzat eşimi de Uludere’ye gönderdim. Eşim Uludere’ye gitti, oradaki ailelerle yerinde görüşmeler yaptı. Dolayısıyla bizim Bay Kemal gibi kalkıp da nerede bir fırsatçılık var, o fırsatçılık anı geldiğinde onlarla bir araya gelmek gibi bir yaklaşımımız yok. Bay Kemal helalleşmeden bahsediyor. Sen bu ifadeyle bir defa kendini açığa çıkarıyorsun. Nedir o? Bir yerde bir borç varsa gidersin helalleşirsin. Demek ki sen bu işlerde tarafsın. Böyle bir durum zaten söz konusu. Onun için de helalleşme zarureti doğuyor. Bizim öyle bir helalleşme sıkıntımız yok. Çünkü biz bütün vatandaşlarımıza karşı her türlü yapmamız gerekenleri yaptık, yapıyoruz ve bundan sonra da aynı şekilde yapmaya devam edeceğiz. Bizim vatandaşlarımıza karşı hak noktasında evelallah bir sıkıntımız yok, buna inanıyoruz. Hele hele orada belediyeyi de biz kazandığımız için, nasıl oluyor bu iş, hem öyle hem öyle. KPSS'nin iptal edilmesi kararı FETÖ’cü grup mu desek; 6’lı masa mı desek; bir de masanın altı var, yedi… Şimdi dikkat ederseniz, aynı anda hepsi adeta aynı cümlelerle, aynı kelimelerle bunu tanımlamaya çalıştılar. Yani biz orada boşta bulunsak veya boşluğa düşsek bunu seçime kadar satacaklardı. Çünkü gençleri nasıl aldatırız gayreti içerisindeler. Tabii bu tutmadı. Çünkü biz durumu gördük. Durumu gördükten sonra, ben ÖSYM başkanı olan arkadaşımızı da bir zan altında bırakmak istemem ama soruşturmaların hayırlı bir netice vermesi noktasından hareketle kendisini görevden almak suretiyle oraya hemen, 24 saati bulmadan bir arkadaşımızın atamasını yaptık. Bu atamayla beraber de hemen ekibini en güzel şekilde kurması için talimat verdik. Üst düzey de bir ekip oluşturduk ve bu ekiple çalışmalarına anında başladılar. Atamayı yaptığımız gibi çalışmayla da hemen ertesi sabah çıktı basın toplantısını yaptı ve önümüzdeki ayın 17’sinde de süreci başlatma kararını aldık. Sınavı iptal edilenlerden herhangi bir ücret talebi de kesinlikle olmayacak. ÖSYM, bundan sonraki süreci, kademeleri de inşallah en güzel surette devam ettirerek, şaibeleri de ortadan kaldırarak yoluna devam edecek. Kılıçdaroğlu'nun "Evet ben Bay Kemal'im" açıklaması Şimdi burada da söyledik ya… Bay Kemal’ tabii uzun zamandır kendisine lütfettiğimiz bir isimdi ama bu ismi kabullenmekte önce zorlandı, sonra kabul etti. Bize düşen nedir? Hayırlı olsun demektir. Fakat enteresan olan bir şey daha var, bizim bu ziyaretler de kendisini rahatsız ediyor. Biz bu ziyaretleri yapacağız. Ne Bay Kemal ana muhalefet olarak ne yavru muhalefet, onlar bu tür şeylere giremezler. Bizim şu 40 yıllık siyasetimizin tamamı elhamdülillah bu yolda geçti. Dünyanın gitmediğimiz ülkeleri istisnadır, nadirdir. Bundan sonraki süreçte de Rabbimizin bize verdiği ömür boyunca bunları inşallah yapmaya devam edeceğiz.
En faziletli zikir hangisidir? Allah’ı zikretmenin en güzel şekli nedir? Peygamberimizin okuduğu ve tavsiye ettiği zikirler var mı? Allah’ı zikretmenin fazileti ile ilgili Allah’ı anma, hatırlama, ona dua ve ibadet etmek anlamlarına gelir. Günlük okunacak zikirler ve anlamları SÜBHANALLAHİ VE BİHAMDİHİ ZİKRİ Peygamberimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz buyurmuşlardır ki “Her kim günde yüz kere Sübhânallâhi ve bihamdihi» “Allah’ı hamd ile tesbih ederim” derse o kimsenin hataları deniz köpüğü kadar da olsa dökülür, yâni mağfiret olunur.” Hadîs-i şerîfi, Buhârî Ebû Hüreyre -radıyallahu anh-’dan rivayet etmiştir. Buhârî, Deavât, 65 Bu hâdis-i şerîf mü’minler için büyük bir tebşîrdir, yani müjdedir. Yine Ebû Hüreyre’den rivayete göre Nebiyy-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz “İki kelime vardır ki Rahman Teâlâ’ya sevgili, lisanda hafif, mîzanda da ağırdırlar. Bunlar SÜBHANALLAHİ VE BİHAMDİHİ SÜBHANALLAHİL AZİM ZİKRİ Arapça Türkçe Okunuşu Sübhânallâhi ve bihamdihi sübhânallâhi'l azîm. Anlamı Allah’ı hamd ile tesbîh ederim, büyük Allah’ı tesbîh ederim.» kelimeleridir.” Buhârî, Deavât, 65 Yine Rasûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz buyurmuşlardır ki “Rabbini zikredenle etmeyenin hâli diri ile ölünün hâli gibidir.” yani Rabbini zikreden kimse diridir, Rabbini zikretmeyen kimse de ölüdür. Buhârî, Deavât, 66 Bu hadîs-i şerîf ehl-i zikr için pek büyük bir tebşîrdir. Zikrullahın envâı çoktur. Meselâ Lafza-i celâl, kelime-i tevhîd ve sâir esmâ-i hüsnâ ile zikir olduğu gibi, Kur’ân tilâveti, hadîs-i şerîf kırâati, din ilimleri öğrenmek dahi hep zikrullahtan ma’dûddur. Zira, hayatta olan kimsenin zahiri nûr-i hayâtın parlamasıyla ve bâtını nûr-ı ilim ve idrâkiyle süslendiği gibi, zikrullah eden zâtın dahi zahiri amel-i sâlih ve tâat nûruyle, bâtını da ma’rifet-i sübhâniyye nûruyla süslenir. Zikrullah etmeyen kimse ise her ne kadar dünyâ işiyle meşgul olsa da onun zahiri ibâdetten uzak ve muattal olduğu gibi bâtını da bâtıldır. Fakat kalbi uyanık ve zâkir olan kimse dünyâ işi ile meşgul olsa da yine kalbi zâkirdir. Nitekim âyet-i celîlede böyle insanların vasfında “Öyle ricâl vardır ki ticâret satış onları Allah’ın zikrinden alıkoymaz.” buyrulmuştur. Nûr sûresi, 37 Yine Buharî’nin Ebû Hüreyre -radıyallahu anh-’dan rivâyet ettiğine göre Rasûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuşlardır. “Allah Teâlâ Hazretlerinin husûsi bazı melekleri vardır ki, yüryüzünde elh-i zikri aramak için dolaşırlar. Ne vakit ki Allah’ı zikreden bir cemâat bulurlarsa birbirlerine nidâ ederek Geliniz aradığınız buradadır» diyerek orada toplanırlar. Ve o mevkii kanatlarıyla semâya kadar çevirirler. Sonra Allah Teâlâ Hazretleri, o ehl-i zikrin ahvâl ve akvâlini, o meleklerden daha ziyâde kendisi bildiği halde onlara hitaben – Kullarım ne söylüyorlar? der. Melekler; – Seni tesbîh ve tekbîr ediyorlar. Sana hamdediyorlar. Seni temcîd ediyorlar. Allah Teâlâ – Beni hiç görmüşler mi? der. Melekler de – Hayır yâ Rabbi Zâtına kasem ederiz ki hiç görmemişler, derler. Allah Teâlâ – Pekiyi, beni görselerdi nasıl olurlardı? Melekler – Eğer Seni görselerdi sana daha çok ibâdet ederler; seni bütün kudretleriyle temcîd ederler, seni bütün kuvvetleriyle tesbîh ederlerdi, derler. Allah Teâlâ – Kullarım benden ne istiyorlar? der. Melekler – Senden cenneti istiyorlar, derler. Allah – Orayı görmüşler mi? der. Melekler de – Hayır, yemin ederiz ki hiç görmemişler. – Pekiyi görselerdi nasıl olurlardı? – Eğer görselerdi oraya daha fazla düşkün olurlardı, orayı daha fazla arzu ederlerdi, oraya daha fazla rağbet ederlerdi, derler. Allah Teâlâ – Pekiyi nelerden Allah’a sığınıyorlar? Melekler – Cehennemden, derler. – Pekiyi onu hiç görmüşler mi? – Hayır, Vallahi hiç görmemişler. – Pekiyi ya bir görselerdi nasıl olurlardı? – Eğer bir görselerdi ondan daha çok kaçarlar, daha fazla korkarlardı. Bunlardan sonra Allah Teâlâ şöyle buyurur – Sizi şâhid tutarım ki, ben bu kullarımı mağfiret ettim. İçlerinden bir melek şöyle der – Yâ Rabbi, filan onlardan değildir, o bir işi için onların arasına gelmiştir. Allah Teâlâ şöyle buyurur – Madem ki beraber duruyorlar, onlarla beraber oturanlar şekavetten uzak olurlar.” Onları da mağfiret ettim. buyurur. Buhârî, Deavât, 66 ZİKİRLE İLGİLİ HADİSLER Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz buyuruyor Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh» zikrini çok ediniz. Zîrâ, o, cennetin hazînesidir.” Buhârî, Deavât, 50 “Sana arşın altındaki cennet hazinesinden bir kelime söyleyeyim mi? LA HAVLE VELA KUVVETE İLLA BİLLAH ZİKRİ Arapça Türkçe Okunuşu Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh. Anlamı Günahlardan korunmaya güç yetirmek ve taate kuvvet bulmak, ancak Allah’ın tevfik ve yardımıyladır.» kelimesidir. Kul bunu söyleyince Kulum hakkı teslîm etti ve benden onu selâmette kılmamı istedi» der.” LA İLAHE İLLALLAH ZİKRİ “Ben bir söz biliyorum ki kul onu kendisine ölüm gelince söylerse ruhu cesedinden çıkarken ruhuna bir başka ferahlık geldiğini görür. Ve o söz kıyamette onun için nur, aydınlık olur. O söz Arapça Türkçe Okunuşu Lâ ilâhe illallah. Anlamı Allah’dan başka ilah yoktur.» sözüdür.” Bkz. İbn Hanbel, I, 37; Râmûzü’l-ehâdis “Nebiyy-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- “İmânınızı dâima yenileyiniz” buyurdu da “– Yâ Rasûlallah imânımızı nasıl yenileyeceğiz?” diye suâl olundu. Cevaben Lâ ilâhe illallah» zikr-i şerifini çok yapınız, buyurdu. İbn Hanbel, II, 359; Hâkim, IV, 285/7657 “– Bir kul ihlâs ile Lâ ilâhe illallah» derse, bu hiç bir hicaba takılmadan yükselir. Allah’a vâsıl olunca Allah bunu söyleyene nazar eder. Allah bu tevhîd getirene nazar etdi mi onu rahmetine dâhil etmesi Allah’ın hakkıdır.” Tirmizî, Deavât, 86 “Yâ Muâz, günde kaç defa Allah’ı zikrediyorsun? On bin defa” Lâ ilâhe illallah” diyerek mi? Bak sana bazı kelimeler öğreteyim, bu onbin defa demenden senin için daha kolaydır. Şöyle de “Allah’ın kelimeleri adedince Lâ ilâhe illallah. Yarattıkları adedince Lâ ilâhe illallah, Arş ağırlığınca Lâ ilâhe illallah. Semâlar dolusu lâ ilâhe illallah. Bunlarla berâber bunların mislince lâ ilâhe illallah. Bunlarla beraber bunların mislince Allahu ekber. Bunlarla beraber bunların mislince elhamdülillah”. Böyle dersen ne bir melek sevabını yazmağa takat getirebilir, ne de bir başkası.” Ali el-Müttâkî, I, 442/1910 “Dünyâ lezzetini ve eğlencesini terkedip de gençliğiyle beraber Allah’ın tâatına yönelen gence Allah Teâlâ yetmiş iki sıddîkin ecrini verir ve ona şöyle hitâb eder “Ey şehvetini terkederek gençliğini benim uğrumda feda eden genç! Sen benim yanımda bazı meleklerim gibisin!” Tirmizî, Zühd, 53, Tuhfetü’z-Zakirîn, 241 “Ne ben, ne de benden evvelki nebiler SÜBHANALLAHİ VELHAMDÜLİLLAHİ VELA İLAHE İLLALLAHÜ VALLAHÜ EKBER ZİKRİ Arapça Türkçe Okunuşu Sübhanallahi velhamdülillâhi velâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber. Anlamı Allah eksik sıfatlardan beridir. Hamd Allah’adır. Allah’tan başka ilah yoktur ve Allah en büyüktür.» tesbîhinden daha efdal bir kelime ile tesbîh etmemişlerdir.” Ali el-Müttâkî, no 2015 “Yâ Hafsa! Çok konuşmaktan sakın. Söylenen şey zikrullah olmadıkça kalbi öldürür. Fakat Allah’ın zikrini çok yap. İşte bu kalbi diriltir.” Ali el-Müttâkî, no 1896 Allah Teâlâ şöyle buyuruyor “Ey Âdem oğlu, fecirden ve asırdan sonra bir saat beni zikret, bunların arasına ben kefilim.” Suyûtî, el-Câmiu’s-Sağîr, no 6055 SÜBHANALLAH, ELHAMDÜLİLLAH VE ALLAHU EKBER DEMENİN FAZİLETİ Bir gün, başta Ebû Zer olmak üzere muhacirlerin fakir olanları Peygamber Efendimiz’e gelerek şöyle dediler “Yâ Resulallah, varlık sahipleri yüksek dereceleri ve dâimi nimetleri alıp gittiler. Çünkü onlar da bizim gibi namaz kılıyor, bizim gibi oruç tutuyor. Onlar sadaka veriyor, biz veremiyoruz. Onlar köle âzat ediyor, biz edemiyoruz.” Sahabîleri dinleyen Peygamberimiz, onların gönlünü şu müjdesiyle aldı “Ben size bir şey öğreteyim mi? Onunla sizi geçenlere yetişir, sizden sonrakileri de geçersiniz. Hem hiçbir kimse sizden daha faziletli olamaz. Meğer ki, sizin yaptığınız gibi yapmış olsunlar. Her namazdan sonra otuz üçer kere Sübhanallah, Elhamdülillah ve Allahu ekber’ derseniz, tamamı 99 eder. Yüzün tamamında da, Lâilaheillallahü vahdehu lâ şerika leh, lehül mülkü ve lehül hamdü ve hüve alâ külli şeyin kadîr’ derseniz, günahlarınız denizin köpüğü kadar da olsa, affolunur.” Müslim, Mesacid 146; Ebû Dâvud, Vitir 2 SÜBHANALLAH ZİKRİ Arapça Türkçe Okunuşu Sübhanallah. Anlamı Allah noksanlardan münezzehtir. ELHAMDÜLİLLAH ZİKRİ Arapça Türkçe Okunuşu Elhamdülillah. Anlamı Şükür Allah’adır, Allah’a şükürler olsun, hamd Allah’adır. ALLAHU EKBER ZİKRİ Arapça Türkçe Okunuşu Allahu ekber. Anlamı Allah en büyüktür. Allah her şeyden üstündür, uludur, azametlidir. ESMAÜL HÜSNA ZİKRİ “Muhakkak ki Allah Teâlâ’nın doksan dokuz ismi vardır. Kim bunları bellerse cennete girer.” اَللّٰهْ Allah Varlığı zorunlu olan ve bütün övgülere layık bulunan zâtın husûsî ve en kapsamlı ism-i şerifi. اَلرَّحْمٰنُ er-Rahmân Bütün mahlûkâta merhamet eden, hepsine de nîmetler veren. اَلرَّح۪يمُ er-Rahîm Pek ziyâde merhamet edici, bilhassa mü’minlere rahmet eden. اَلْمَلِكُ el-Melik Görünen ve görünmeyen alemlerin sahibi. اَلْقُدُّوسُ el-Kuddûs Hatâdan, gafletten, aczden ve her türlü eksiklikten münezzeh/çok uzak ve pek temiz. اَلسَّلَامُ es-Selâm Her çeşit ârıza ve hâdiselerden sâlim kalan, her türlü tehlikelerden kullarını selâmete çıkaran, Cennet’teki bahtiyar kullarına selâm eden. اَلْمُؤْمِنُ el-Mü’min Gönüllerde îman ışığı yakan, kendine sığınanlara eman verip onları koruyan, rahatlatan, güven veren, vaadine güvenilen. اَلْمُهَيْمِنُ el-Müheymin Kâinâtın bütün işlerini gözetip yöneten ve koruyan. اَلْعَز۪يزُ el-Azîz Yenilmeyen yegâne gâlip. اَلْجَبّٰارُ el-Cebbâr Kırılanları onaran, eksikleri tamamlayan, yaratılmışların hâlini iyileştiren, irâdesini her durumda yürüten, dilediğini zorla yaptırmaya muktedir olan, hüküm ve iradesine karşı gelinmek ihtimali bulunmayan. اَلْمُتَكَبِّرُ el-Mütekebbir Her şeyde ve her hâdisede büyüklüğünü gösteren, azamet ve yüceliğini izhâr eden. اَلْخَالِقُ el-Hâlık Her şeyin varlığını ve varlığı boyunca görüp geçireceği halleri, hâdiseleri tayin ve tesbit eden ve ona göre yaratan, yoktan vâr eden. اَلْبَارِئُ el-Bâri’ Eşyâyı ve her şeyin âzâ ve cihazlarını birbirine uygun bir hâlde yaratan, bir örneği olmaksızın canlıları yaratan. اَلْمُصَوِّرُ el-Musavvir Tasvîr eden, her şeye bir şekil ve hususiyet veren. اَلْغَفَّارُ el-Ğaffâr Mağfireti pek bol olan. Dilediği kullarını da günahlardan koruyan. اَلْقَهَّارُ el-Kahhâr Her şeye, her istediğini yapacak surette gâlib ve hâkim. اَلْوَهَّابُ el-Vehhâb Çeşit çeşit nimetleri devamlı bağışlayıp duran. Her zaman, her yerde ve her şeyi karşılık beklemeden çok çok ve bol bol veren. اَلرَّزَّاقُ er-Rezzâk Yaratılmışlara, faydalanacakları şeyleri ihsân eden, bedenlerin ve ruhların gıdasını yaratıp veren. اَلْفَتَّاحُ el-Fettâh Her türlü müşkülleri açan ve kolaylaştıran, iyilik kapılarını açan, hakemlik yapan. اَلْعَل۪يمُ el-Alîm Her şeyi hakkıyla ve çok iyi bilen. اَلْقَابِضُ el-Kâbıd Sıkan, daraltan, rızkı daraltan, canlıların rûhunu alan. اَلْبَاسِطُ el-Bâsıt Açan, genişleten, rızkı bollaştıran, ruhları bedenlerine yayan. اَلْخَافِضُ el-Hâfıd Yukarıdan aşağıya indiren, alçaltan, zillete düşüren. اَلرَّافِعُ er-Râfi’ Yukarı kaldıran, yükselten, yücelten. اَلْمُعِزُّ el-Mu’izz İzzet ve şeref veren, ağırlayan. اَلْمُذِلُّ el-Müzill Zillete düşüren, hor ve hakîr eden. اَلسَّم۪يعُ es-Semi’ Hakkıyla işiten. اَلْبَص۪يرُ el-Basîr Hakkıyla gören. اَلْحَكَمُ el-Hakem Hükmeden, hakkı yerine getiren, hükmünü eksiksiz icrâ eden. اَلْعَدْلُ el-Adl Mutlak adâlet sahibi, aşırılığa meyletmeyen. اَللَّط۪يفُ el-Latîf En ince işlerin bütün inceliklerini bilen, nasıl yapıldığına nüfuz edilemeyen en ince şeyleri yapan, yaratılmışların ihtiyacını en ince noktasına kadar bilip, sezilmez yollarla karşılayan. اَلْخَب۪يرُ el-Habîr Her şeyin iç yüzünden, gizli taraflarından haberdar olan. اَلْحَل۪يمُ el-Halîm Suçluların cezâsını vermeye gücü yettiği hâlde onlara yumuşak davranan ve cezâlarını geriye bırakan. Allah, gazabda acele etmez, mühlet verir, yaptıklarına pişman olup tevbe edenleri affeder, ısrar edenler hakkında ise artık hüküm kendisine kalmıştır. اَلْعَظ۪يمُ el-Azîm Bütün büyüklüklerin sâhibi. Zâtının ve sıfatlarının mâhiyeti anlaşılamayacak kadar ulvî. اَلْغَفُورُ el-Ğafûr Mağfireti çok olan, bütün günahları bağışlayan. Allah, istediği kusurları insanların gözünden gizlediği gibi, melekût âlemi sâkinlerinin gözünden de gizler. اَلشَّكُورُ eş-Şekûr Kendi rızâsı için yapılan sâlih amelleri, daha ziyâdesiyle karşılayan, az tâat karşılığında çok büyük dereceler veren, sayılı günlerde yapılan amel karşılığında âhiret âleminde sonsuz nimetler lûtfeden. اَلْعَلِيُّ el-Aliyy Her hususta, her şeyden yüce olan. Her şey kendisinin dûnunda, emrinde ve hükmü altında olan. اَلْكَب۪يرُ el-Kebîr Büyüklükte kendisinden daha büyüğü düşünülemeyen, bütün büyüklükler kendisine mahsus olan. اَلْحَف۪يظُ el-Hafîz Yapılan işleri bütün tafsilâtıyla tutan, her şeyi belli vaktine kadar âfât ve belâlardan saklayan, koruyup gözeten. اَلْمُق۪يتُ el-Mukît Her yaratılmışın azığını ve gıdasını tayin eden, azıkları beden ve kalblere gönderen. اَلْحَس۪يبُ el-Hasîb Herkesin hayatı boyunca yapıp ettiklerinin, bütün tafsilât ve teferruatıyla hesabını iyi bilen, her şeye ve herkese her ihtiyacı için kâfi gelen, onları hesaba çeken. اَلْجَل۪يلُ el-Celîl Celâdet, azamet ve heybet sâhibi, celâl sıfatları ile muttasıf. اَلْكَر۪يمُ el-Kerîm Keremi, lütuf ve ihsânı bol, her türlü fazilete sahip olan. اَلرَّق۪يبُ er-Rakîb Bütün varlıklar üzerinde gözcü, bütün işler murakabesi altında bulunan. اَلْمُج۪يبُ el-Mücîb Kendine duâ edip yalvaranların isteklerini işitip cevab veren, onları cevapsız bırakmayan. اَلْوَاسِعُ el-Vâsi’ Geniş ve müsaadekâr. Allah’ın ilmi, ihsânı, rahmeti, kudreti, af ve mağfireti geniştir ve her şeyi kaplamıştır. اَلْحَك۪يمُ el-Hakîm Bütün emirleri ve işleri hikmetli, yerli yerinde ve sağlam olan. اَلْوَدُودُ el-Vedûd İyi kullarını seven, onları rahmet ve rızâsına erdiren. Sevilmeye ve dostluğa lâyık yegâne varlık. اَلْمَج۪يدُ el-Mecîd Zâtı şerefli, efâli güzel olan, her türlü övgüye lâyık bulunan. اَلْبَاعِثُ el-Bâis Ölüleri diriltip kabirlerinden kaldıran; gönüllerde saklı olanları meydana çıkaran. اَلشَّه۪يدُ eş-Şehîd Her zaman ve her şeyi gözlemiş olarak bilen, her yerde hâzır ve nâzır olan. اَلْحَقُّ el-Hakk Fiilen var olan, mevcûdiyeti ve uluhiyeti gerçek olan, varlığı hiç değişmeden duran. Hakikaten vâr olan yalnız O’dur. اَلْوَك۪يلُ el-Vekîl Usûlüne uygun şekilde, kendisine tevdi edilen işleri en güzel şekilde neticelendiren, güvenilip dayanılan, tevekkül edilen. اَلْقَوِيُّ el-Kaviyy Çok kuvvetli, her şeye gücü yeten, kudretli. اَلْمَت۪ينُ el-Metîn Çok sağlam, kuvveti çok ve şiddetli olan. اَلْوَلِيُّ el-Veliyy İyi kullarına dost olan, yardım eden. اَلْحَم۪يدُ el-Hamîd Ancak kendisine hamd ü senâ olunan, bütün varlığın diliyle biricik övülen, medhedilen. اَلْمُحْص۪ي el-Muhsî Her şeyin sayısını ve miktarını tek tek ve bütün ayrıntılarıyla bilen. اَلْمُبْدِئُ el-Mübdi’ Mahlûkatı maddesiz ve örneksiz olarak ilk baştan yaratan. اَلْمُع۪يدُ el-Mu’îd Yaratılmışları yok ettikten sonra tekrar yaratan. اَلْمُحْي۪ el-Muhyî Hayat veren, can bağışlayan, sağlık veren. اَلْمُم۪يتُ el-Mümît Canlı bir mahlûkun ölümünü yaratan, öldüren. اَلْحَيُّ el-Hayy Dâimâ diri; her şeyi bilen ve her şeye gücü yeten. اَلْقَيُّومُ el-Kayyûm Gökleri, yeri, her şeyi ayakta tutan. Bir şeyin kıyâmı, yani, bir varlık sâhibi olarak durabilmesi neye bağlı ise, onu veren. Her şeyin varlığı kendisine bağlı olup kâinatı idare eden. Her şey Hak ile kâimdir. اَلْوَاجِدُ el-Vâcid Hiçbir şeye ihtiyacı olmayan, müstağnî; istediğini, istediği vakit bulan. Kendisi için lüzumlu olan şeylerin hiç birinden mahrum olmayan. اَلْمَاجِدُ el-Mâcid Kadr ü şânı büyük, kerem ve semâhati bol. اَلْوَاحِدُ el-Vâhid Tek. Zâtında, sıfatlarında, işlerinde, isimlerinde, hükümlerinde asla şerîki/ortağı, nazîri/benzeri ve dengi bulunmayan. اَلصَّمَدُ es-Samed Hâcetlerin bitirilmesi, ızdırapların giderilmesi için tek merci’, ihtiyaç ve dileklerde kendisine müracaat edilen, arzu ve bütün istekler kendisine sunulan, kimseye ve hiçbir şeye muhtaç olmayan. اَلْقَادِرُ el-Kâdir İstediğini, istediği gibi yapmaya gücü yeten. اَلْمُقْتَدِرُ el-Muktedir Kuvvet ve kudret sâhipleri üzerinde istediği gibi tasarruf eden. اَلْمُقَدِّمُ el-Mukaddim İstediğini ileri geçiren, öne alan. اَلْمُؤَخِّرُ el-Muahhir İstediğini geri koyan, arkaya bırakan. اَلْاَوَّلُ el-Evvel Her varlıktan mukaddem olan, başlangıcı olmayan. اَلْاٰخِرُ el-Âhir Varlığının sonu olmayan. اَلظَّاهِرُ ez-Zâhir Âşikâr olan, kat’î delillerle bilinen. اَلْبَاطِنُ el-Bâtın Gizli olan; duyu organları ile idrâk edilemeyen, mâhiyeti bilinemeyen. اَلْوٰالى el-Vâlî Mahlûkatın işlerini yoluna koyan, bu muazzam kâinatı ve her an meydana gelen hâdisatı tek başına tedbîr ve idare eden, kâinâtın hâkimi. اَلْمُتَعَال۪ى el-Müteâlî Yaratılmışlar hakkında aklın mümkün gördüğü her şeyden, her hal ve tavırdan pek yüce ve pek münezzeh. İzzet, şeref ve hükümranlık bakımından en yüce, aşkın. اَلْبَرُّ el-Berr Kulları hakkında kolaylık isteyen; iyilik ve bahşişi çok olan, vaadini yerine getiren. اَلتَّوَّابُ et-Tevvâb Kullarını tevbeye sevkeden, tevbeleri çokça kabûl edip, günahları bağışlayan. اَلْمُنْتَقِمُ el-Müntekım Suçluları, adâleti ile müstehak oldukları cezaya çarptıran. اَلْعَفُوُّ el-Afüvv Affı çok. Hiçbir sorumluluk kalmayacak şekilde günahları affeden, kökünden kazıyan. اَلرَّؤُۧفُ er-Raûf Çok re’fet ve şefkat sâhibi. مَالِكُ الْمُلْكِ Mâlikü’l-Mülk Bütün mülkün mâliki ve hâkimi. Allah Teâlâ mülkün hem sâhibi, hem hükümdârıdır, mülkünde dilediği gibi tasarruf eder. ذُو الْجَلَالِ وَالْاِكْرَامِ Zü’l-Celâli ve’l-İkrâm Hem büyüklük ve azamet, hem de fazl u kerem sâhibi. اَلْمُقْسِطُ el-Muksit Bütün işlerini denk, birbirine uygun ve yerli yerinde yapan. Adâlet sâhibi. Mazlûma acıyıp zâlimin elinden kurtaran. اَلْجَامِعُ el-Câmi’ İstediğini, istediği zaman, istediği yerde toplayan. Birbirine benzeyen, benzemeyen ve zıd olan şeyleri bir araya getirip tutan. Kıyâmet günü hesâba çekmek için mahlukatı toplayan. اَلْغَنِيُّ el-Ğaniyy Çok zengin ve her şeyden müstağnî. اَلْمُغْن۪ي el-Muğnî İstediğini zengin eden, tatmin eden. اَلْمَانِعُ el-Mâni’ Dilemediği şeyin gerçekleşmesine müsaade etmeyen, kötü şeylere mâni olan. اَلضَّآرُّ ed-Dârr Elem ve zarar verici şeyleri yaratan. اَلنَّافِعُ en-Nâfi’ Hayır ve menfaat verici şeyleri yaratan, fayda veren. اَلنُّورُ en-Nûr Âlemleri nurlandıran; istediği sîmalara, zihinlere ve gönüllere nûr bahşeden, nûr kaynağı. اَلْهَاد۪ى el-Hâdî Hidâyeti yaratan, yol gösteren, murada erdiren. اَلْبَد۪يعُ el-Bedî Örneksiz, misalsiz, acîb ve hayret verici âlemler îcad eden. Zâtında, sıfatında, fiillerinde, emsâli görülmemiş olan. اَلْبَاق۪ي el-Bâkî Varlığı devamlı olan, sonu olmayan. اَلْوَارِثُ el-Vâris Servetlerin geçici sâhipleri elleri boş olarak yokluğa döndükleri zaman servetlerin hakikî sâhibi olan. اَلرَّش۪يدُ er-Reşîd Bütün işleri ezelî takdîrine göre yürütüp, bir nizam ve hikmet üzere âkıbetine ulaştıran; her şeyi yerli yerine koyan, en doğru şekilde nizâm veren. اَلصَّبُورُ es-Sabûr Çok sabırlı. Buhârî, Deavât, 68; Tirmizî, Deavât, 83; Hâkim, I, 62 HASBÜNALLAHÜ VE Nİ’MELVEKÎL ZİKRİ Türkçe Okunuşu Hasbünallahü ve ni'melvekîl. Anlamı Allah bana yeter. O ne güzel vekildir.» Zikri bütün korkan kimselerin emniyetli sığınağıdır. Suyûtî, el-Câmiu’s-Sağîr, no 3715 Kuvvet-i îmân ve îkan ile bu zikr-i şerîfin tekrarına ve tilâvetine devam olunsa, mal ve can üzerine gelmesi melhuz olan musibet ve tehlikelerden insanı mahfuz kılar. Arapça Türkçe Okunuşu La ilahe illallahü halimül kerim la ilahe illallahül aliyyül azim... Bu zikr-i şerîfe devam edilirse biiznillahi teâlâ şiddet ve musibetler ferahlık ve sürûra tebdil olunur. Anlamı Başka bir ilâh yok; ancak el-Hakîm, el-Kerîm Allah var. Başka bir ilâh yok; ancak el-Aliyyü’l-Azîm Allah var. Başka bir ilâh yok, ancak yedi semânın ve çok şerefli Arş’ın sahibi Allah var.” LA HAVLE VE LA KUVVETE İLLA BİLLAH TESBİHİ Arapça Türkçe Okunuşu Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh. Anlamı Günahlardan korunmaya güç yetirmek ve taatle kuvvet bulmak ancak Allah’ın tevfik ve yardımıyladır» kelime-i tayyibesi doksan dokuz illete devâ olur. Bu illetlerin en hafifi hüzün ve kederdir. Hâkim, I, 727 ALLAH’I ZİKRETMEK Arapça Türkçe Okunuşu İzâ merartüm bi-riyadı’l-cenneti ferte’û. Kalû ve me riyadu’l cenneti kâle halikûz zikr. Anlamı Cennet bahçelerine uğradığınız zaman meyvelerinden istifade ediniz” buyurmakla, “Cennet bahçelerinin nereler olduğu” sual olundu. Nebiyy-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- de “– Allah’ı zikretmek için teşekkül eden halkalardır” buyurdu. Tirmizî, Deavât, 82/3510 “Kelime-i Tevhîd, yani Lâ ilâhe illallah» kelime-i azîmesi asl-ı îmânı tevlîd etdiği için zikirlerin efdali Elhamdülillah» diyerek Cenâb-ı Hakk’a hamdetmek de, O’nun sonsuz ni’metlerini artırmaya medar olduğu için duâların efdalidir.” Tirmizî, Duâ, 9/3383 EN FAZİLETLİ KULLAR “Kıyamette Allah yanında en faziletli olan kullar, Cenâb-ı Hakk’ı çok zikredenlerdir.” Suyûtî, el-Câmiu’s-Sağir, no 1279 ALLAH’I ÇOKÇA ZİKREDİN Arapça Türkçe Okunuşu Eksirû zikrallâhi hattâ yekülû mecnûn. Anlamı “Cenâb-ı Hakk’ı zikre o kadar ihtimam ediniz ki, münafıklar sizi gördükleri zaman İşte mecnûnun biri» desinler.” İbn Hanbel, III, 68 “Muhakkak her şeye cilâ verecek bir âlet vardır. Kalbin cilâsı ise Allah’ı zikretmektir. Azâbdan necat için zikrullah gibi bir şey olamaz. Velev ki kılıncın kırılıncaya kadar Allah yolunda muharebe edesin.” Ali el-Müttâkî, no 1848 “Benim gözlerim uyur, lâkin kalbim uyumaz.” Buhârî, Menâkıb, 24 Yani “zikrullahtan bir lahza gâfil olmaz.” “Zikrin hayırlısı hafî olanı, rızkın hayırlısı da kâfi mikdarda olanıdır.” İbn Hanbel, I, 172 “İki dudaktan dışarı çıkan bir söz yayılır” ifadesine göre, dil ile yapılan cehrî zikir, insanın sağ ve solunda bulunan meleklerle, ondan hiç ayrılmayan şeytan tarafından işitileceğinden dolayı, hafî zikir kadar efdal olamaz. “Allah’ı zikretmek kalplerin şifasıdır.” Suyûtî, el-Câmiu’s-Sağîr, no 4330 Cenâb-ı Hakk’ı kalb ile zikretmek, hased, riya, kibir gibi emrâz-ı kalbiyyeyi izâle edip kalbi Allah’ın sevdiği vasıflarla ihya etmesi cihetiyle bizzat şifâdır. “Zikir sadakadan hayırlıdır.” Suyûtî, el-Câmiu’s-Sağîr, no 4350 “Şeytan Âdemoğlunun kalbine nüfuz için istilâ eder. Fakat kul kalbiyle Cenâb-ı Hakk’ı zikredince ümidsiz olarak geri çekilir. Kul Allah’ı unutur unutmaz hemen kalbini istilâ ederek vesvese vermeğe başlar.” Suyûtî, el-Câmiu’s-Sağîr, no 4972 “Cenâb-ı Allah buyurmuştur ki Ey Âdemoğlu! Sen beni zikrettiğin müddetçe bana şükretmiş olursun. Beni unuttuğun müddetçe hakkımı unutmuş, nankörlük etmiş olursun.” Heysemî, X, 82 “Hiçbir cemâat zikrullah için cem’ olup dağılmadı ki, zikirleri sebebiyle Cenâb-ı Hakk tarafından af ve mağfiret ile tebşîr olunmasınlar, kendilerine “Zikrinizden dolayı mağfiret olunmuş olarak kalkınız” denilmesin. Suyûtî, el-Câmiu’s-Sağîr, no 7777 Arapça Türkçe Okunuşu Men eksera zikrâllâhi bere-e minennifâkı. Anlamı Allah’ı çok zikreden kimse nifaktan beri olur.» Beyhakî, Şuab, I, 414 Yâni kesret-i muhabbetinden dolayı Allah’ı çok zikreden ve kalbi zikrullah’tan hiç gafil olmayan kimse münâfıklıkdan uzak olur. ALLAH’IN SEVDİKLERİ Arapça Türkçe Okunuşu Men eksera zikrâllâhi ehabbehûl'l teale. Anlamı Allah’ı çok zikreden kimseyi Allah Teâlâ sever.» Suyûtî, el-Câmiu’s-Sağîr, no 8510 “Zikir, farz olmayan oruçtan efdaldir.” Ali el-Müttâkî, no 1859 “Cenâb-ı Allah buyurmuştur ki “Bir kul, beni zikredeceğinden dolayı kendi ihtiyacını istemeye fırsat bulamazsa ben ona ihtiyâcını istemeden evvel in’âm ve ihsan ederim.” Ali el-Müttâkî, no 1873 “Cenâb-ı Hakk’ın âyet-i celîlesini, sonsuz ni’metlerini ve ahvâl-i âhireti tefekkür gibi ibâdet olamaz. Kalblerinizi de murakabeye alıştırınız.” Ali el-Müttâkî, no 5709, 44135 “Cenâb-ı Hakk’ın velîleri o kimselerdir ki görüldükte Allah hatıra gelir.” Heysemî, X, 78 “Cenâb-ı Allah’ı sevmenin alâmeti Allah’ı zikretmeyi sevmektir. Allah’ı sevmemenin alâmeti Allah -azze ve celle- Hazretleri’nin zikrini sevmemektir.” Beyhakî, Şuab, I, 367 “Cenâb-ı Allah’ı kullarına sevdiriniz ki, Allah da sizi sevsin.” Taberânî, VIII, 90 Yani, Cenâb-ı Hakk’ın dünyâda ihsan ettiği sıhhat, a’zâ ve cevârıh, rızık ve maîşet gibi sayılıp bitirilmesi mümkün olmayan sonsuz ni’metleri ile, mevt, kabir, haşr, hisâb, sırat hengâmelerinde mü’minler için va’d eylediği rahmetlerini, bunlardan gafil bulunan kullarına hatırlatarak ve öğüt vererek muhabbetlerini uyandırmaya sa’y ve gayret ediniz. “Cenâb-ı Allah’ın senin vesilenle bir kimseyi hidâyete ulaştırması, senin için üzerine güneş doğan her şeyden daha hayırlıdır.” Hâkim, III, 690 Yani ondan hâsıl olacak ecir o kadar büyüktür. “Tezkiye-i nüfûs ve tasfiye-i kulûb için insanlara, ümmetime tebliğ için sünnetimi beyân eden kırk hadîs-i şerif hıfz edip mahallinde sarfeden kimseyi kıyamet gününde şefaatime dâhil ederim.” Suyûtî, el-Câmiu’s-Sağir, no 8637 “Beyt-i Mükerremi elli defa tavaf eden kimse günahlarından çıkar, temizlenir, anasından doğduğu gün gibi olur.” Tirmizî, Hac, 41/866 “Bir kimse Cenâb-ı Hakk’ı zikreder de, haşyetullah’tan dolayı göz yaşları yere dökülünceye kadar ağlarsa Allah Teâlâ ona kıyamet gününde azâb etmez.” Hâkim, IV, 289 “Bir kimse kesret-i muhabbetinden dolayı Cenâb-ı Hakk’a kavuşmayı isterse Cenâb-ı Allah da ona kavuşmayı sever.” Buhârî, Rikâk, 41 Bu muhabbet ekseri mü’minlerde mevte yakın bir zamanda zuhur eder. “Kul, ubûdivyet vazifelerini ifâda ihmalkâr davranırsa; yani her ibâdetini kâfi miktar yapmayıp azaltırsa ve kusur ederse Cenâb-ı Allah onu gam ve kedere mübtelâ eder.” Ali el-Müttâkî, no 6788 “Bir kimse bütün arzusu dünyâ olarak sabahlar ve bu arzu üzere uyanırsa Cenâb-ı Allah onun işini perişan edip rahatını selb eder.” “Dünyâ sevdâsıyle kalblerinizi meşgul etmeyiniz. Böylece kalblerinizi Cenâb-ı Hakk’ın zikrinden ve muhabbetinden muattal hâle getirmeyiniz.” Beyhakî, Şuab, VII, 361 “Tahkikan sabah namazıyla güneş doğma vakti arasındaki rızıkların taksim zamanını uykuda geçirmek rızkın bir kısmına manî’ olur.” Ahmed, I, 73 “Cum’a günü ibâdet ve ezkâr ile mü’minlerin kalbi mesrur olacak bir bayram günüdür.” Beyhakî, Şuab, III, 394 “Ölüm alâmetleri zuhur eden hastalarınız üzerine Yâsin-i Şerîfi kıraat ediniz.” Ebû Dâvûd, Cenâiz, 19-20 “Üzerinde ölüm alâmetleri zahir olan hastalarınızın yanlarında kelime-i tevhidi tekrar ile kendilerine telkîn ediniz.” Müslim, Cenâiz, 1 Yalnızca telkîn edilir, söylemeleri için zorlanmaz. SON SÖZ CENNETE GÖTÜREBİLİR “Son sözü Lâ ilâhe illallah» kelime-i tayyibesi olan bir mü’min cennete gider.” Ebû Dâvûd, Cenâiz, 15-16 “Lisânıyle Allah Teâlâ’yı zikrederken kalbiyle Allah’a isyan eden kimseye yazıklar olsun.” “Lisâniyle Cenâb-ı Allah’ı çok zikredip de ameliyle Allah’a âsî olan kimseye yazıklar olsun.” Ali el-Müttakî, no 43738 “Kim bir şeyi severse onu çok zikreder.” Beyhakî, Şuab, I, 388 Yani, Cenâb-ı Hakk’ı çok zikir etmeyen kimse onu sevdiği iddiasında kâzibdir; yalancıdır. İslam ve İhsan
Zikir ile ilgili ayet ve hadisler nelerdir? Zikretmenin önemi ve fazileti nedir? Ayet ve hadisler de geçen zikretmenin önemi, Allah katındaki kıymeti ve kısaca zikretmek ile ilgili ayet ve hadisler...Zikir, Mümin kalplerin neşesi, ıstıraplı gönüllerin huzur kaynağıdır; "Bilin ki, kalpler ancak Allah'ın zikriyle huzur bulur. Rad, 13/28'' ayetinde buyrulduğu gibi, manevi huzura açılan kapının anahtarıdır. Zikir, Allah’ın birliğini, sonsuz kudretini ve yüceliğini dile getirmek, O’nun nimetlerini tefekkür ve tezekkür etmektir. Zikir, bizi Rabbimizden uzaklaştıracak her şeyi kalbimizden söküp atmaktır. Hamd ile Allah’ı tesbih etmek ve O’na gönülden ibadet etmektir. Zikir, dil, kalp ve bedenle olur. Dil ile zikir, Allah’ı anmak, O’na yalvarıp yakarmak, hak ve hakikati söylemektir. Kalp ile zikir, Allah’ın varlığı ile ilgili her türlü şüpheden uzaklaşıp O’nun muhabbetiyle hemhal olmaktır. Beden ile zikir ise tüm benliğimizle Allah’ın rızasını aramaktır, varlığımızı ve imkânlarımızı O’nun yolunda seferber etmektir, O’nun emirleri doğrultusunda bir hayat akşam Allah'ı zikrediyor olmak için sadece Allah'ı zihinde tutmak ve dil ile zikir cümlelerini tekrarlamak yeterli değildir. ''Allah'a itaat eden Allah'ı zikretmiş olur. Beyhaki, iman 1,452 " gerçeğinden hareketle Kur'an ve sünnete uygun bir hayat sürmedikçe, dinin vecibelerini yerine getirip, yasaklarından kaçınarak Rabbin ismini gönle nakşetmedikçe zikir kemale ermez. Merhûm Mûsâ Topbaş -rahmetullahi aleyh- Efendi, zikrullah hakkındaki âyet-i kerimeleri ve hadis-i şerifleri bir araya getirerek bizlere zikrin faziletini bildiriyor. ZİKİR NEDİR? ZİKRİN ÖNEMİ VE FAZİLETİNİ BİLDİREN ÂYET-İ KERİMELER “Beni zikrediniz, anınız ki, ben de sizi anayım. Bana şükredin ve küfre sapmayın.” Bakara Sûresi / 152 “Allah’ı çok zikret ve gece gündüz onu tesbih et.” Âl-i İmran Sûresi / 41 “Allah’ı nefsinde, içinde huşû ve korku ile an, gece gündüz açık gizli onu zikret, sakın gâfillerden olma.” Â’râf Sûresi / 205 “…Kalpleri, Allâh’ı zikretmek husûsunda katılaşmış olanlara yazıklar olsun; işte bunlar apaçık dalâlettedirler.” ez-Zümer, 22 “İman edenlerin kalbleri ancak Allah’ın zikriyle mutmain olur. Kalbler ancak Cenâb-ı Hakkı anmakla mutmain olurlar.” Ra’d Sûresi / 28 “Namaz kılınız, muhakkak ki namaz, insanları kötülüklerden ve inkara sapmaktan korur. Allah’ı anmak en büyük ibâdettir.” Ankebût Sûresi / 45 “Allah’ın azabından korkarak, Rabbının rahmetini umarak gecenin ilerleyen saatlerinde secdeye kapananlar, ayakta durur hâlde tâat ve ibâdet eden kimseler, Allah’ın rahmet ve mağfiretine nâil olurlar.” Zümer Sûresi / 9 "Onlar, ayakta iken, otururken, yan yatarken Allah'ı zikrederler ve göklerin ve yerin yaratılışı konusunda düşünürler. Ve derler ki "Rabbimiz, Sen bunu boşuna yaratmadın. Sen pek Yücesin, bizi ateşin azabından koru." Al-i İmran Suresi, 191 "Namazı bitirdiğinizde, Allah'ı ayaktayken, otururken ve yan yatarken zikredin. Artık 'güvenliğe kavuşursanız' namazı dosdoğru kılın. Çünkü namaz, mü'minler üzerinde vakitleri belirlenmiş bir farzdır." Nisa Suresi, 103 "Ey iman edenler, bir toplulukla karşı karşıya geldiğiniz zaman, dayanıklılık gösterin ve Allah'ı çokça zikredin. Ki kurtuluş felah bulasınız." Enfal Suresi, 45 "Andolsun, sizin için, Allah'ı ve ahiret gününü umanlar ve Allah'ı çokça zikredenler için Allah'ın Resûlü'nde güzel bir örnek vardır." Ahzab Suresi, 21 "Ey iman edenler, Allah'ı çokça zikredin." Ahzab Suresi, 41. "Allah, kimin göğsünü İslam'a açmışsa, artık o, Rabbinden bir nur üzerinedir, öyle değil mi? Fakat Allah'ın zikrinden yana kalpleri katılaşmış olanların vay haline. İşte onlar, apaçık bir sapıklık içindedirler." Zümer Suresi, 22 "Andolsun Biz Kur'an'ı zikr öğüt alıp düşünmek için kolaylaştırdık. Fakat öğüt alıp-düşünen var mı?" Kamer Suresi, 32 "Rabbinin ismini zikret ve herşeyden kendini çekerek yalnızca O'na yönel." Müzzemmil Suresi, 8. "Ve sabah, akşam Rabbinin adını zikret." İnsan Suresi, 25. ayet “Ey îmân edenler! Sakın mallarınız ve evlâtlarınız, sizi Allâh’ı zikretmekten alıkoymasın! Kim böyle yaparsa, işte onlar hüsrâna uğrayanların ta kendileridir.” el-Münâfikûn, 9 “Öyle erler vardır ki, onları ne ticaret ne de alışveriş Allâh’ı zikretmekten, namaz kılmaktan ve zekât vermekten alıkoyamaz. Onlar, kalplerin ve gözlerin dehşetten allak bullak olduğu bir günden kıyâmetten korkarlar.” en-Nûr, 37 “Rasûlüm! Sana vahyedilen Kitab’ı oku ve namazı kıl! Muhakkak ki namaz, hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allâh’ı zikretmek, şüphesiz en büyük iştir. Allah yaptıklarınızı bilir.” el-Ankebût, 45 ZİKRİN ÖNEMİ ZİKRULLAH ZİKİR İLE İLGİLİ KUDSİ HADİS Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem buyurdular ki Allah "Ben kulumun her zaman yanındayım. Beni zikrederken de onunla beraberim. O beni gönlünden zikrederse, ben de onu nefsimde zikrederim. Beni bir cemaat içinde zikrederse; ben onu o cemaattan daha hayırlı bir cemaat içinde zikrederim. Bana bir karış yaklaşırsa, ben ona bir arşın yaklaşırım; bana bir arşın yaklaşırsa, ben ona bir kulaç yaklaşırım. O bana yürüyerek gelirse, ben ona koşarak gelirim, buyuruyor.” Muslim 48/21 ZİKRULLAH ZİKİR İLE İLGİLİ HADİSLER "Herkesten Üstün Olacağınız Bir Şeyi Haber Vereyim mi?" Ebû Hüreyre radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre Mekke'den Medine'ye hicret eden Müslümanların fakirleri Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'e gelerek şöyle dediler – Varlıklı Müslümanlar cennetin en yüksek derecelerini ve ebedî nimetleri alıp götürdüler. Bizim kıldığımız namazları onlar da kılıyorlar. Tuttuğumuz oruçları onlar da tutuyorlar. Fazla malları olduğu için hac ve umre yapıyorlar, cihad ediyorlar ve sadaka veriyorlar, biz veremiyoruz. Bunun üzerine Resûl–i Ekrem onlara "Sizden önde gidenlere yetişebileceğiniz, sizden sonra gelenleri geçebileceğiniz, sizin yaptığınızı yapanlar dışında herkesten üstün olacağınız bir şeyi haber vereyim mi?" diye sordu. "Evet, söyle yâ Resûlallah!" dediler. Resûl–i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu "Her namazın ardından otuz üçer defa Allah’ı tesbih eder, O’na hamdeder ve tekbir getirirsiniz.” Hadisi Ebû Hüreyre’den rivayet eden Ebû Sâlih’in söylediğine göre, sahâbîler bu zikirleri nasıl okuyacaklarını sorunca Resûl–i Ekrem şöyle buyurdu “Her birinden otuz üçer defa olmak üzere sübhânallah, elhamdülillah, Allâhü ekber, dersiniz."[14] Müslim’in bir rivayetinde şu ilâve vardır Birkaç gün sonra fakir muhâcirler Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'e tekrar gelerek "Zengin kardeşlerimiz bizim yaptığımız zikirleri duymuşlar. Aynını onlar da yapıyorlar." dediler. Bunun üzerine Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu "Ne yapalım! Artık bu Allah'ın bir lütfudur, Allah lütfunu dilediğine verir." Müslim, Mesâcid 142. En Hayırlı En Değerli En Kazançlı Amel Ebü’d–Derdâ radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ashâbına “Size en hayırlı, Allah katında en değerli, derecenizi en fazla yükseltecek, sizin için sadaka olarak altın ve gümüş dağıtmaktan daha kazançlı, düşmanla karşılaşıp da sizin onların boynunu vurmanızdan, onların da sizi öldürmesinden daha çok sevap getirecek amelin ne olduğunu haber vereyim mi?” diye sordu. Onlar da "Evet, söyle." dediler. Resûl–i Ekrem de “Allah Teâlâ’yı zikretmektir.” buyurdu. Tirmizî, Daavât 6. Ayrıca bk. İbni Mâce, Edeb 53. Peygamberimizin Sahabiye Tavsiyesi Abdullah İbni Büsr radıyallahu anh şöyle dedi Bir adam Resûl–i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem’e hitâben "Yâ Resûlallah! İslâmiyet’in emirleri çoğaldı. Bana sıkı sıkıya yapışacağım bir şey söyle." dedi. O da “Dilin hep Allah’ı zikretsin!” buyurdu. Tirmizî, Daavât 4. Ayrıca bk. İbni Mâce, Edeb 53. Kulun Allah'a En Yakın Olduğu Yer Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu “Kulun Rabbine en yakın olduğu hal secde halidir. İşte bu sebeple secdede çok dua etmeye bakın!” Müslim, Salât 215. Ebû Dâvûd, Salât 148; Rabbini Zikreden Ve Etmeyenin Farkı Ebû Mûsâ el–Eşarî radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu “Rabbini zikredenle etmeyenin farkı, diriyle ölünün farkı gibidir.” Buhârî, Daavât 66. Müslim ise bu hadisi şöyle rivayet etmiştir “İçinde Allah’ın anıldığı ev ile Allah’ın anılmadığı evin farkı, diriyle ölünün farkı gibidir." Müslim, Müsâfirîn 211. Zikreden Bir Kul Olmak İçin Okunacak Dualar “Ey Allahım! Bana seni zikretme, sana şükür ve güzelce ibadet etme konusunda yardımcı ol.” Hz. Peygamber Muaz İbn Cebel’e her namazda veya her namazın sonunda bu duayı yapmasını tavsiye etmiştir. A. İbn Hanbel, V, 247. “Rabbim! Beni sana çokça şükreden, seni çokça zikreden, senin azabından çekinen, sana hakkıyla itaat eden, sadece senin için eğilen, daima sana yalvarıp yönelen bir kişi eyle! İbn Mâce, Duâ, 2. Namazda Allah'ı Zikretmektir "Sizden biri uyku sebebiyle veya unutma yüzünden bir farz namazı kılmazsa, hatırladığı zaman onu hemen kılsın. Çünkü Allah Teâlâ; "Beni zikretmek için namaz kıl Tâhâ, 20/14.”, buyurmuştur.” Müslim, Mesâcid, 316Tirmîzî, Salât, 16, Mâce, Salât, 10. Melekler Zikir Meclislerinde Ne Yapıyorlar Peygamber naklen rivayet etti. Şöyle buyurmuşlar Şüphesiz ki Allah Tebareke ve Teâla'ntn bir takım seyyar fazla melekleri vardır. Bunlar zikir meclislerini araştırırlar. İçerisinde zikir olan bir meclis buldular mı onlarla beraber otururlar. Ve kanatlarıyla birbirlerini kuşatırlar. Ta ki kendileriyle alt semanın arası dolar. Cemaat dağıldıkları vakit yükselir ve gökyüzüne çıkarlar. Allah Azze ve Ce'le onları bildiği halde kendilerine "Nereden geldiniz?" diye sorar. Onlar da Senin yeryüzündeki bazı kullarının yanından geldik, onlar sana teşbih ediyor, tekbîr, tehlilde bulunuyor, sana hamdediyor ve senden istiyorlar, cevabını verirler. Teâla Hazretleri Benden ne istiyorlar? diye sorar "Senden cennetini istiyorlar, derler. Onlar benim cennetimi gördü mü? der. Hayır yâ Rab-bî! cevabını verirler. Acaba cennetimi görmüş olsalar ne yaparlar? der. Melekler Senden eman dilerler, derler. Benden neden eman dilerler? Diye sorar. Senin cehenneminden yâ Rabbi! diye cevap verirler. Onlar benim cehennemimi görmüşler mi? der. Hayır! cevabını verirler. Acaba cehennerıimi görmüş olsalar ne yaparlar? der. Senden mağfiret dilerler, derler. O da Ben onları mağfiret ettim, ne diledilerse kendilerine verdim. Ve onları eman diledikleri şeyden kurtardım, buyurur. Bunun üzerine melekler Ya Rabbİ! İçlerinde filân var, günahı çok bir kul. O ancak oradan geçerken onlarla beraber oturdu, derler. Teâla Hazretleri Onu da affettim. Onlar öyle bîr cemaat ki, onlarla düşüp kalkan şakı'olmaz, buyurur.»Müslim 2689/25 Peygamberimiz Hutbede Sesleniyor! “Ey insanlar! Ölmeden önce tevbe edin; fırsat elde iken sâlih ameller işlemeye bakın! Gizli-açık bolca sadaka vermek ve Allâh’ı çok çok zikretmekle Rabbinizle aranızı düzeltin! Böyle yaparsanız, rızıklandırılır, yardım görür ve kaçırmış olduğunuz şeyleri elde edersiniz." İbn-i Hişâm, I, 118-119, Beyhakî,Delâil, II, 524 Tüm Mahlûkat Allah'ı Zikrediyor “Hayvanlarınıza, onları yormadan güzelce binin ve kullanmadığınız zaman da güzel bir şekilde istirahat ettirin. Onları yollardaki ve sokaklardaki konuşmalarınız için kürsü edinmeyin sırtlarında durarak sohbet etmeyin. Nice binilen hayvan vardır ki, sırtına binenden daha hayırlıdır ve Allah Tebâreke ve Teâlâ’yı ondan daha çok zikretmektedir.” buyurdu. Ahmed, III,439 Kalplerin Cilâsı Nedir? Rasûlullah Efendimiz “–Kalpler, demirin paslandığı gibi paslanır.” buyurmuştu. Sahâbe-i kirâm “–Onun cilâsı nedir ey Allâh’ın Rasûlü?” diye sordular. Allah Rasûlü “–Allâh’ın kitâbını çokça tilâvet etmek ve Allâh’ı çok çok zikretmektir.” cevâbını verdi. Ali el-Müttakî, II, 241 Cennet Ehli Dünyada Neye Hasret Duyar? Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, vefât etmiş olan sâlih mü’minlerin duyduğu hasret ve pişmanlığı şöyle ifâde buyururlar “Cennet ehli, başka hiçbir şeye değil, sâdece, dünyâda Allâh’ı zikretmeksizin geçirmiş oldukları anlara hasret ve nedâmet duyarlar!” Heysemî, X, 73- 74 Allah İçin Biraraya Gelenlerin Mükafatı “Bir topluluk Allâh’ı zikretmek üzere bir araya gelirse, melekler onların etrafını kuşatır. Allâh’ın rahmeti onları kaplar, üzerlerine sekînet iner ve Allâh Tealâ onları yanında bulunanlar arasında zikreder.” Müslim, Zikir,39 Allah'ı Sevmenin Alameti Allah Rasûlü şöyle buyurur “Allâh’ı sevmenin alâmeti, Allâh’ı zikretmeyi sevmektir.” Süyûtî, II, 52 Dünyada Kıymetli Olan Üç Şey Rasûlullah şöyle buyurmuştur “Dünya ve onun içinde olan şeyler değersizdir. Sadece Allâh’ı zikretmek ve O’na yaklaştıran şeylerle, ilim öğreten âlim ve öğrenmek isteyen talebe bundan müstesnâdır.” Tirmizî, Zühd, 14 Her İbadetten Daha Üstündür "Allâh’ı zikir, zikirsiz olan her ibadetten üstündür.” İhyâ, I, 847 Sırf dil ile zikretmek kolaydır. Lâkin Rabbimiz’in biz kullarından asıl murâdı; zikrin feyziyle dolarak dâimâ Allah ile beraberliğin şuur ve idrâki içinde bulunan, rakik, hassas ve ârif bir kalptir. ZİKİR, ZİKRETMEK İLE İLGİLİ BENZER YAZILAR FIKIH KİTAPLARI NİÇİN ZİKİRDEN BAHSETMEMİŞTİR? DUA VE ZİKİR SESLİ Mİ YOKSA SESSİZ Mİ YAPILMALIDIR? GERÇEK ZİKİR NASIL OLUR? ZİKİR HALKALARININ FAZİLETİ HANGİ ZİKİR KALP GÖZÜNÜ AÇAR? İKİ HAZİNE NAMAZ VE ZİKİR ZİKİRLE TEDAVİ OLUR MU? SEVABI BÜYÜK ZİKİR PEYGAMBERİMİZİN GECE YAPTIĞI DUA VE ZİKİRLER ZİKİR NEDİR? KALBÎ ZİKİR NASIL YAPILIR? BALIK İÇİN SU NE İSE KALP İÇİN ZİKİR ODUR İslam ve İhsan
11 Ağustos 2022 Perşembe E-Gazete Türkçe العربية فارسی English Kurdî Fotoğraf Video ... Güncel Yolcu otobüsü tıra çarptı 1 ölü, 43 yaralı Antalya'da midibüs devrildi 19 yaralı İstanbul için "çok kuvvetli ve şiddetli" yağış uyarısı Tarihte bugün 11 Ağustos Dünya ABD istihbaratı Çin'e odaklanıyor Eski ABD Başkanı Trump ABD muz cumhuriyetidir Kasım Süleymani'ye karşı John Bolton! Trump sessiz kalma hakkını kullandı! Ekonomi Kuzu etinden sonra fiyatı düşecek ürünler belli oldu! Bakan Nebati Enflasyonu yeneceğiz Bakan Nebati Fiyat artışları karşısında ne tür sıkıntılar yaşadığının farkındayız Türkiye'de 7 ayda 1,8 milyonu aşkın gayrimenkul satış işlemi yapıldı Sağlık Mutfaklardaki ölümcül’ pişirme kaplarına dikkat Fareden insana geçen yeni bir ölümcül virüs keşfedildi Ruhsal hastalıklar kanseri tetikliyor Yeme bağımlılığı ile nasıl mücadele edilmeli? Teknoloji Çin 16 uyduyu dünya yörüngesine yolladı Felaket fırsatçısı milyarderler eriyen buzullara yatırım yapıyor! Hayyam uydusu yola çıktı! WhatsApp'a yeni özellikler geliyor Eğitim Yeni eğitim öğretim yılında kullanacak kitaplar illere gönderildi Milli Eğitim Bakanı Özer Kesinlikle okula kayıtlarda bağış alınmayacak ÖSYM yeni KPSS takvimini açıkladı Bakan Özer Eğitim müfredatına "Kültür Tarihi" dersi eklenecek Aile Ev hanımları bu haber sizin için! Ev işleri sağılığı koruyor Artık kimse kız istemeye gidemiyor! Çünkü... "Çok zorlanıyoruz ama Allah'a şükrederek sabrediyoruz" Zamanlarının kahramanları haline gelen Müslüman kadınlar Bölgeler Son Dakika Yazarlar Tümü Güncel Dünya Sağlık Ekonomi Eğitim Bilim & Teknoloji Kültür & Sanat Araştırma Analiz Röportaj İlim & İrfan manşetler İslam Tarihte Bugün İnzar Dergisi Nisanur Dergisi Söz ve Kalem Xeberen Kurdi Arapça English News Farsça Spor Z. Mektup Var Haber-Yorum Fetva Kurulu Kadın Aile çocuk Duyuru Ramazan Kim Kimdir? Okur Köşesi Yazı Dizisi Siyaset Gemisi Etkinlikler
hayırlı haber almak için zikir