Sizlerigüçlendirmesi için Barış Meleğini gönderecek (1) aksi halde, yaklaşan bu kadar acıya katlanmak sizin için daha zor olurdu. Peki çocuklarım tövbe etti mi? İmanınızı artırmaya devam edin, İlahi Oğlumun Bedeni ve Kanı ile kendinizi besleyin. Korkmayın, imanda mucizeler daha büyüktür. Acele edin, tövbe etmeniz acildir.
4 2 ܨó› - Harfi tasdîktir. Şu kadarki ne'am, lâ, evet, hayır gibi degil, nefyi isbat suretiyle tasdîk ve takrir eden bir harfi tasdîktir. Meselâ daha gelmedimi? Suâline karşı evet yâhud hayır denilse evel gelmedi hayır gelmedi denilmiş gibi olduğu halde «belâ» denildiği zaman «evet geldi» denilmiş olur.
I've heard this life is overrated. But I hope that it gets better as we go, oh yeah yeah. I'm here without you baby. But you're still on my lonely mind. I think about you baby. And I dream about you all the time. I'm here without you baby. But you're still with me in my dreams. And tonight girl it's only you and me.
Duave zikirle mümin, zamanı diri tutar. Her ânının dolu dolu geçmesi için çalışır. Bu sebeple dua ve zikirle yaşayanın her ânı ve her davranışı bilinç yüklüdür. - İnsana en çok huzur veren duygulardan biri, kendisini seven, onu düşünen, onu gözeten ve ona değer veren birilerinin olduğunu bilmesidir.
İlahiGençliğin Özellikleri 02-06-2012 16:27 Yeni yetişen temiz fıtratlı gençlerimiz, Batı kültürünün etkisi altında kalarak fıtratlarından yüz çevirmekte, koca bir ömrü bir kuru sevda uğruna heba etmekte ve anlamamakta.
Fast Money. Sedat Uçar uçun gel tövbe eyle ilahi Sözü Fırsat bu fırsattır ömür geçîyor Günahlarım senden tövbe îstîyor Fîrakında değîlsîn kalbîn ağlıyor Ecelîn gelmeden gel tövbe eyle Nefsîn derkî daha zamanın çoktur Kîmsenîn elînde senedî yoktur Vallahî bîllahî hesabın zordur Son nefes gelmeden gel tövbe eyle Bütün delîlerle Kur’andır âyân Ateşîn söndürür kalptekî îman Bu çîrkîn gafletten gel sende uyan Kabrîn açılmadan gel tövbe eyle Nefsîn derkî daha zamanın çoktur Kîmsenîn elînde senedî yoktur Vallahî bîllahî hesabın zordur Son nefes gelmeden gel tövbe eyle Kalbînîn kapısını dînle ne söyler Duy senî Rabbîme şîkayet eder Bulanıklığını tövbeyle gîder Can tenden çıkmadan gel tövbe eyle Nefsîn derkî daha zamanın çoktur Kîmsenîn elînde senedî yoktur Vallahî bîllahî hesabın zordur Son nefes gelmeden gel tövbe eyle Allah sevgîsîdîr ruhun gıdası Bunu feryad eder arşın nîdası Savar mı tövbesîz gaflet yarası Cehennem tutmadan gel tövbe eyle Nefsîn derkî daha zamanın çoktur Kîmsenîn elînde senedî yoktur Vallahî bîllahî hesabın zordur Son nefes gelmeden gel tövbe eyle Sedat Uçan ilahilerinden gel tövbe eyle videosu
Şeytanın iğvâsına aldanarak tövbeyi geciktirmek, en büyük israflardan biri olan ömür bir mü’min, tövbede acele etmeli ve kendisini son nefese hazırlamalıdır. Rivâyete göre bir terzi, sâlihlerden bir zâta “–Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in Allâh Teâlâ, kulunun tövbesini, canı boğazına gelmediği müddetçe kabûl eder.» Tirmizî, Deavât, 98/3537 hadîs-i şerîfi hakkında ne buyurursunuz?” diye suâl etti. O zât da sordu “–Evet, böyledir. Ama senin mesleğin nedir?” “–Terziyim, elbise dikerim.” “–Terzilikte en kolay şey nedir?” “–Makası tutup kumaşı kesmektir.” “–Kaç seneden beri bu işi yaparsın?” “–Otuz seneden beri.” “–Canın gırtlağına geldiği zaman, kumaş kesebilir misin?” “–Hayır, kesemem.” “–Ey terzi! Bir müddet zahmet çekip öğrendiğin ve otuz sene kolaylıkla yaptığın bir işi o zaman yapamazsan, ömründe hiç yapmadığın tövbeyi o an nasıl yapabilirsin? Bugün gücün kuvvetin yerinde iken tövbe eyle! Yoksa son nefeste istiğfar ve hüsn-i hâtime nasîb olmayabilir... Sen hiç Ölüm gelmeden evvel tövbe etmekte acele ediniz!» Münâvî, V, 65 sözünü işitmedin mi?” Bunun üzerine terzi ihlâsla tövbeye sarıldı ve sâlihlerden oldu. Zîrâ Peygamber Efendimiz, insanların nasıl yaşarlarsa o hâl üzere öleceklerini ve nasıl ölürlerse öyle haşredileceklerini haber vermiştir. Kaynak Osman Nuri Topbaş, Faziletler Medeniyeti 1, Erkam Yayınları İslam ve İhsan
Günahlardan Tövbe Etmek İçin Dua Tevbe, istiğfar duâlarının manası, yaptığımız bütün günahlara pişmanlık duyduğumuzu ifade etmemiz, bundan sonraki hayatımızda bir daha böyle günah ve kusurları işlemeyeceğimize Rabbimize söz vermemizdir. Günah ve kusurlarına pişmanlık duyup, üzüntü ve elem hisseden mü'min, önce şu istiğfar duâsını huşû ve hudû ile okur "Estağfirullah. Estağfirullah. Estağfirullahe'l-azîm el-kerîm, ellezî lâ ilâhe illâ hüve'l-hayyü'l-kayyûmü ve etûbü ileyhi, tevbete abdin zâlimin li-nefsihî, lâ yemlikü li-nefsihî mevten velâ hayâten velâ nüşûrâ. Ve es-elühü't-tevbete ve'l-mağfirete ve'l-hidâyete lenâ, innehû, hüve't-tevvâbü'r-rahîm." "Yâ Settere'l uyûb, Yâ gaffare'z-zünûb! Bu ana gelinceye kadar benim elimden, dilimden, gözümden, kulağımdan, ayağımdan ve elimden bilerek veya bilmeyerek meydana gelen bütün günah ve hatalarıma tevbe ettim, pişman oldum. Küfür, şirk, isyan, günah ve kusur her ne türlü hâl vaki oldu ise, cümlesine nadim oldum, pişmanlık duydum. Bir daha yapmamaya azm ü cezm ü kast ettim. Sen bu tevbemi kabul eyle. Nefsime uyup, şeytana tabi olup da aynı günah ve kusurları bir daha tekrar etmeme imkan verme, yâ Rabbi. Bir daha iman ve ikrar ediyorum ki, Peygamberlerin evveli Âdem Aleyhisselâm, ahiri ise Hazret-i Muhammed Aleyhisselâm, bu ikisi arasında sayılarını bilemeyeceğim kadar çok Peygamber gelmiş, İlâhi kitapları tebliğ etmişlerdir. Bunların cümlesine inandım, iman ettim, hepsi de haktır ve gerçektir. Bütün peygamberlere, onlara gönderilmiş olan İlâhi kitaplara ve içindeki emirlere şeksiz ve şüphesiz iman ettim, dilimle ikrar, kalbimle tasdik ediyorum ve yine iman ve ikrar ediyorum ki en son kitap Kur'ân-ı Azimüşşân ve en son Peygamber de Hazret-i Muhammed Aleyhisselâm'dır." "Amentü billâhi ve melâiketihî ve kütübihî ve Rusulihi ve'l-yevmi'l-âhiri ve bi'l-kaderi, hayrihî ve şerrihî minellâhi teâlâ ve'l-bâsü bade'l-mevt. Hakkun, eşhedü en lâ ilâhe illâllah ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve Resûlüh."
Tövbe Guslü ve Namazı Soru Tövbe Guslü ve namazı hakkında bilgi verebilir misiniz? Cevap Sorunun cevabına geçmeden önce tövbe ve tövbenin hakikati konusuna değinelim. Tövbe; kulun Allah’a doğru yönelmesi veyahut dönmesi manasına gelmektedir. Tövbe; günahın pisliğinden fıtratın temizliğine, batıldan hakka, yanlış yoldan doğru yola, itaatsizlikten itaate, nefsaniyetten nefsin özüne dönmek anlamındadır. İnabe ise tövbe aşamasından, yani cismanîlikten ruhanîliğe, tabiattan fıtrata dönüşten sonra günahlardan arınan gönlün, aklın, kısacası insanî benliğin günahtan ruhaniyete ve fıtratın temizliğine erişmesinden sonra, fıtrattan ve ruhaniyetten Yüce Allah’a dönüş demektir. “Bil ki tövbe, çok önemli ve çok zor menzillerden biri olup günah ve itaatsizlik sonucunda fıtratın nur ve ruhaniliğinin tabiat karanlığıyla engellenmesi sonrasında, tabiattan nefsin ruhaniliğine dönüşten ibarettir. Nefs, fıtratın başlangıç aşamasında her türlü kemal, cemal, nur ve manevî sürurdan ve aynı zamanda bunların karşıtlarından yoksundur. Adeta her tür çizim ve tasvirden boş bir sayfa gibidir; ne ruhanî kemallere ve ne de bunların karşıtlarına sahip değildir. Ancak her makamı edinme yetenek ve yeterlilik nuruna sahiptir; fıtratı sebat ile ve mayası zatî nurlarla kaplıdır. Bu nedenle günah işlediği zaman gönlünde bir karartı oluşur ve işlenen günahın çokluğuyla karanlık da çoğalır. Ta ki kalp tümüyle kararır, karanlığa gömülür; fıtrat nuru söner ve ebedî bahtsızlığa uğrar. İnsan, gönül sayfası boydan boya karanlık tarafından kuşatılmadan önce bu hâlinden, gaflet uykusundan uyanacak ve uyanış menzilinden sonra tövbe menziline girecek olsa, tabiî karartı ve karanlık hâllerinden asıl fıtrat nuruna ve zatî ruhaniyet hâline dönecektir. Bu durumda gönlü tekrar kemallerden ve karşıtlarından boş bir sayfa gibi olacaktır. Nitekim bir hadiste şöyle geçer Günahtan tövbe eden kimse, hiç günahı olmayan kimse gibidir.’ Demek ki tövbenin hakikati, tabiatın hüküm ve getirilerinden, ruhanîlik ve fıtrat hükümlerine dönüştür. İnabenin hakikati ise fıtrat ve ruhanîyetten Allah’a dönüş, nefs evinden en yüce amaca hicrettir. şu hâlde tövbe aşaması, inabe aşamasından daha önceliklidir.”[1] Dolayısıyla tövbe aşamasında üç dönüş ve tövbe söz konusudur 1- Yüce Allah’ın, günahlarıyla kendisinden yüz çeviren, ama bazı yeteneklere sahip olan kuluna inayetiyle tövbe etmesi dönmesi “Sonra tövbe etsinler diye Allah onlara rahmetiyle tövbe etti döndü.”[2] 2- Günahkâr kulun Rabbine dönüş yapıp tövbe etmesi “Çeşitli kötülükler işledikten sonra arkasından tövbe edip iman edenlere gelince; şüphe yok ki, senin Rabbin o aşamadan sonra affedici ve merhametlidir.”[3] 3- Yüce Allah’ın tekrar bu kulunun günahlarını affederek ona tövbe etmesi dönüş yapması “Tâğuta kulluk etmekten kaçınıp, Allah’a yönelenlere müjde vardır.”[4] Bu üç tövbenin gelişmesinin ardından da bir üst merhaleye çıkma aşaması başlar ki, onun da adı inabedir. Bu makalede tövbeyi konu edindiğimiz için, inabeyle ilgili geniş bilgi vermiyor, yukarıdaki açıklamalardan sonra tövbenin sıhhat, kabul ve kemal şartlarına değiniyoruz Tövbenin Sıhhat şartı Tam anlamı ile tövbenin kabul olmasının iki asıl şartı bulunmaktadır. Eğer bu iki şart yerine getirilmez ise tam anlamıyla tövbe edilmiş sayılmaz. Biz burada bu konuya kısa ve öz olarak değinmek ile yetiniyoruz. Binincisi; pişmanlık ve nedamettir. İnsan yaptığı hata ve günahlardan dolayı gerçek anlamda pişman olmalı ve tabir yerinde ise kendini kahretmelidir. Kendisini kınayıp yüce yaratandan özür dilemelidir. Ondan kendisini bağışlamasını ve günahlarının üstünü örtmesini istemelidir. İnsan bir günah işleyip sadece dili ile tövbe etse tövbesi gerçek anlamda değildir. Gerçek anlamda kâmil olan bir tövbe kalpten olan ve pişmanlık ile beraber olan tövbedir. İkincisi, o günaha dönmemekteki azimdir. Bir daha o hatayı ve günahı yapmamadaki azim. Azim her işte olması gerektiği gibi, tövbe konusunda da esas rolü oynamaktadır. Farzları yerine getirmekteki azim ya da men edildiği şeyleri yapmama konusundaki azim. Tövbenin kabulü için ikinci kanat azimdir. Bir daha isyan etmeme konusunda, günah işlememe konusunda azim. Sonuç olarak gerçek tövbede sadece “estağfurullah” kelimesini dile getirmenin bir manası yoktur. Bu kelime pişmanlık ile ve kalpten çıkmışsa ancak gerçek bir tövbedir ve gerçek bir istiğfar. İslam dininde tövbenin önemi vurgulanmasına rağmen hala günümüzde bu önem yeterince kavranmamıştır. İran İslam İnkılabının önderi İmam Humeyni, Tahriru’l-Vesile adlı eserinde tövbe konusunu ayrıntılı bir şekilde beyan etmişlerdir “Günahtan tövbe etmek farzdır. Günah işleyen ya da vacip olan bir ameli terk eden birinin hemen tövbe etmesi vaciptir. Eğer tövbe ettiği anlaşılmazsa ya da bilinmezse, insanlar iyiliği emretme vazifesi olarak onu uyarmalıdırlar.” İmam Humeyni de bu hususta şöyle buyurmuştur “Bil ki Kâmil bir tövbenin kimi rükün ve şartları vardır ki, onlar olmadıkça sahih tövbe gerçekleşmez. Tövbenin doğruluk/sıhhat veya öncü veya temel şartı iki şeydir Biri, geçmiş hata ve günahlardan dolayı pişmanlık ve diğeri, günaha asla dönmemeye kararlılık. Gerçekte bu ikisi, tövbe hakikatini gerçekleştirmektir ve tövbenin zatî mukaddimeleri sayılır.” Tövbenin Kabul şartı Tövbenin kabulünün ise iki temel şartı vardır 1- Hakku’n-Nas dediğimiz kul haklarını yerine getirmek; kendilerine haksızlık edilen insanların haklarını eda etmek. Yani mahlûkun hakkını geri vermek. 2- Hakkullah dediğimiz ilâhî hakları yerine getirmek. Yani Halik’ın hakkını eda etmek. Tövbe eden kişi, halktan haksız yere aldığı her şeyi onlara iade etmeli, onlardan helallik almalı ve söz konusu hakkı mümkün şekilde telafi etmelidir. Aynı şekilde eğer Allah’ın haklarından birini terk etmişse, yapmadığı farzları kaza ve eda etmelidir. Tövbenin Kemal şartı Tövbenin sıhhati ve kabulü için gerekli olmayıp sadece kemali ve mükemmelliği açısından gerekli olan iki şartı vardır 1- Haramdan biten bedenin etlerini hüzünle eritmek; öyle ki bedende haramdan bir eser kalmasın. 2- Günahın, itaatsizliğin tadını alıp zevkini sürdüren bedene, itaatin zahmetini, acılığını ve zorluğunu tattırmak. Müminler Emiri İmam Ali huzurunda “Esteğfirullah Allah’tan bağışlanma diliyorum” diyen adama şöyle buyurdu “İstiğfarın ne demek olduğunu biliyor musun? İstiğfar, yüce makam sahiplerinin derecesidir. İstiğfarın altı şartı vardır İlki, geçmiş günahlar hakkında pişman olmak; ikincisi, o suçları ebediyen terk etmeye azmetmek; üçüncüsü, mahlûkatın haklarını eda ederek, üzerinde bir kul hakkı olmadan pürüzsüz olarak Allah’a kavuşmak; dördüncüsü, üzerine farz kılındığı hâlde zayi ettiğin her farizanın hakkını eda etmeyi kastetmek; beşincisi, haram kazançla bedeninde oluşan eti gamla ve hüzünle, deri kemiğe yapışıncaya kadar eritmek ve o ikisinin arasında yeni et oluşmasını sağlamak; altıncısı ise vücuduna asiliğin tatlılığını tattırdığın gibi, itaat elemini de tattırmak. İşte bunları gerçekleştirdikten sonra Esteğfirullah’ diyebilirsin.”[5] İmam Humeyni de İmam Ali’nin bu buyruğunu şöyle şerh etmiştir “Bu hadis-i şerif, öncelikle tövbenin iki rüknü sıhhat şartı olduğunu, bunların pişmanlık ve günaha tekrar dönmeme azmi olduğunu içermektedir. Ayrıca tövbenin kabulünün de iki önemli şartını ihtiva etmektedir. Bunlar ise, kul haklarını eda etmek ve Yaratıcı’nın haklarını yerine getirmektir. İnsanın sadece Tövbe ettim.’ demesi ondan kabul edilmez. Tövbe eden kimse, insanlardan haksız yere aldığını geri veren, üzerinde başka kul hakları varsa onları eda eden veya hakların sahibini razı eden kimsedir. Tövbe eden kimse, terk ettiği dinî farzları tümüyle kaza veya eda eden, eğer bunların tümünü yerine getiremiyor ise imkânı ölçüsünde hareket edip yerine getiren kimsedir. Müminler Emiri’nin buyurduğu diğer iki şart ise, tövbenin kemal şartlarından ve kâmil tövbenin şartlarındandır. Bunlar olmasa da tövbe gerçekleşir ve hatta kabul edilir; ancak onların yokluğu tövbenin kâmil olmadığını gösterir.” Son olarak şunu da hatırlatalım ki, etkisi kalpte hissedilecek şekilde dille istiğfar etmenin önemli olmasıyla birlikte, tövbenin gerçekleşmesi için illa da sözlü olarak tövbe etmek gerekmiyor. İnsanın iyi bir iş yapması da günahının bağışlanmasına sebep olabilir. Örneğin Mecmau’l-Beyan adlı tefsirde Ebu Osman’dan şöyle rivayet edilir “Bir ağacın altında Selman ile birlikte oturuyordum. Ağaçtan kuru bir dalı tutup yaprakları dökülünceye kadar silkeledi. Sonra dedi ki Ey Ebu Osman, niçin böyle yaptığımı sormayacak mısın?’ Dedim ki Niçin yaptın?’ Dedi ki Resulullah da böyle yaptı. Ben onun yanında bir ağacın altında bulunuyordum. Ağacın kurumuş bir dalını tutup bütün yaprakları dökülünceye kadar silkeledi. Sonra şöyle buyurdu Ey Selman, niçin böyle yaptığımı sormayacak mısın?’ Dedim ki Niçin yaptın?’ Buyurdu ki Bir Müslüman bütün gereklerini eksiksiz bir şekilde yerine getirmek suretiyle güzel bir abdest alır ve ardından beş vakit namazını kılarsa, onun günahları şu yaprakların dökülmesi gibi dökülür.’ Ardından, Gündüzün iki ucunda ve gecenin ilk saatlerinde namazı ikame et. Çünkü iyilikler kötülükleri giderir.’[6] ayetini okudu.” O halde ey aziz! En kısa zamanda toparlan, azmini güçlendir, iradeni güçlü kıl ve daha gençken, dünya hayatındayken tövbe et, Allah’ın lütfettiği fırsatı elden kaçırma, şeytani aldatmalara ve nefs-i emmarenin tuzaklarına itibar etme. Tövbe Namazının Kılınma Şekli Zilkade Ayının ilk Pazar günü veya bir günahtan sonra ya da yılın hangi günü tövbe etmek için kılınmak istenirse kılınabilir kılınması gereken tövbe namazı şu şekildedir Allah Resulü namazın şu şekilde kılınmasını bizzat kendisi buyurmuştur “Pazar günü önce tövbe guslü niyetiyle gusül alınmalı gusül öncesi veya sonrası abdest almalıdır. Sonra sabah namazı gibi iki şer iki şer olmak üzere dört rekatlı namaz kılmalıdır Namazın niyeti için, tövbe namazı kılıyorum gurbeten ilallah veya Allah rızası için kılıyorum demesi yeterlidir Namazın birinci ve ikinci rekatlarında bir defa Fatiha suresi üç defa ihlas suresi, bir defa “felak” ve “nas” sureleri peş peşe okunmalıdır. Namazlar bittikten sonra 70 kere “Esteğfirullahe rabbi ve etubu ileyh” diyerek istiğfar etmeli. Sonra şu zikri demelidir لا حَوْلَ وَلا قُوَّةَ اِلاَّ بِاللهِ الْعَلىِّ الْعَظيمِ “La havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim” Sonra şu duayı okumalıdır يا عَزيزُ يا غَفّارُ، اِغْفِرْ لى ذُنُوبى، وَذُنُوبَ جَميـعِ الْمُؤْمِنينَ وَالْمُؤْمِناتِ، فَاِنَّهُ لا يَغْفِرُ الذُّنُوبَ اِلاَّ اَنْتَ “Ya azizu ya ğaffar, iğfirli zunubi, ve zunube cemiel muminine vel mu’minat, fe innehu la yeğfiruz zunube illa ente” “Ey kudretli, ey bağışlayan! Benim ve tüm mümin erkek ve kadınların günahlarını bağışla. Hiç şüphesiz senden başka günahları bağışlayan yoktur.” Tövbe Namazının Fazileti Bu namaz hakkında Hz. Resulü Ekrem’den çok sayıda hadisler nakledilmiştir. Onlardan birisi şu şekildedir “Her kim bu namazı kılarsa tövbesi kabul olur, günahları bağışlanır, namaz kılanın kendisine ve ailesine bereket sebebi olur, Kıyamet günü ondan maddi ve manevi alacaklı olanlar, hakkı olanlar ondan razı olurlar, imanlı olarak dünyadan göçer, kabri onun için geniş ve nurani olur, anne ve babası ondan razı olur, onlar da Allah’ın mağfiretine şamil olurlar, soyundan gelenler bağışlanır, rızkı artar, ölüm meleği canını aldığı sırada ona hoşgörülü davranarak canını rahat alır.”[7] Allah Resulüne Ey Allah Resulü! Eğer bu ameli başka günler yaparsak aynı sevabı alır mıyız? Diye sorduklarında Allah Resulü şöyle buyurmuştur “Aynı sevap ve özelliğe sahiptir.” Sonra şöyle buyurdu “Bunları miraç gecesinde Cebrail bana öğretti.” Tövbe Namazının Vakti Bu namazın asıl kılınma zamanı Zilkade ayının ilk Pazar günüdür, ancak nakledilen rivayetin son bölümünde[8] de belirtildiği gibi başka ayların Pazar günlerinde de ya da istendiği zamanda bu ibadet yerine getirilebilir ve bu sevabı alır. [1] İmam Humeyni, Kırk Hadis şerhi, 17. Hadisin şerhi. [2] Tevbe, 118 [3] A’râf, 153 [4] Zümer, 17 [5] Nehcü’l-Belâğa, Hikmetli Sözler, 417. Hikmetli Söz [6] Hûd Suresi, 114. ayet [7] Kummi, Mefatihu’l Cinan, s. 344. [8] İkbalu’l A’mal, c. 1, s. 308.
Tövbe Duası ve Anlamı Tövbe Duası ve Anlamı Tövbe duası, kişinin yaptığı bütün günahkar davranışlardan pişmanlık duyduğunu ifade eden, bundan sonraki yaşamında günah ve kusurlu hareketlerden uzak duracağı hakkında Allah’a söz vermesidir. Allah’ın ve Resulünün yasakladığı, dinen hoş karşılanmayacak, uygun olmayan davranışların yapılması karşısında, kişinin aynı davranışları yapmamaya kendi iradesini kullanarak, yaptığı hatalardan ve işlediği günahlardan dolayı Allah’tan af dilemesi ve bağışlanmayı istemesidir. Hz Ali bu konuda şöyle buyurmuştur; “Günahı terk etmek, tövbe etmekten daha kolay bir ameldir.” Kişinin günahın içine girmesi halinde Allah’tan ümit kesmemesi, rahmetini dilemesi gerekir. Çünkü Allah’a doğru gitmek, nefsi ıslah etmek her zaman açık bir yoldur. Yüce Rabbimiz günahkar olan kulları için, tövbeyi ve kendisine dönüş yolunu açarak, onların kendine dönmesini, nefislerini pisliklerden ve günahlardan arındırmasını istemiştir. Tövbe günahlardan kurtuluş, işlenen günahlardan dolayı üzülmek ve pişman olmak, günahtan vazgeçerek, bundan sonra yeniden işlememek anlamındadır. Yüce Rabbimiz Maide suresi 39. ayette şöyle buyurmuşlar; “Her kim haksız davranışlar yaptıktan sonra tövbe eder ve halini düzeltirse, şüphesiz Allahü Teala onun tövbesini kabul eder, Allah bağışlayıcı ve esirgeyicidir.” Enam suresi 54. ayette, “Bizim ayetlerimize iman etmiş olanlar sana geldiklerinde onlara Selam olsun size, Rabbiniz rahmeti kendi üzerine farz kıldı ki, içinizden biri yaptığı günahlardan ve cehaletten ötürü kötü davranışlarda bulunur sonrasında tövbe ederek, kendini düzeltirse kuşkusuz Allah bağışlayan ve esirgeyendir.” Yapılan tövbe sonrasında müminler yersiz duydukları endişelerden kurtularak, ümitsizlikleri sona erer. Yaşamına yeni bir yön verme olanağına kavuşur. Kalbini Allah’a açarak, manevi açıdan rahatlama imkanına kavuşur. Kendi yaptıklarını Allah’ın affedeceğine emin olan kişiler, yaşamında başka kişilerin yaptığı hataları daha rahat affedecektir. Bu durum insanlar arasında kardeşlik, dayanışma, yardımlaşma gibi duyguları güçlendirir, birlikte yaşama katkı sağlar. Günah işlemiş olanlar, bunlardan kurtulmak için çaba harcamalıdır. Başlangıç olarak pişman olmalı, şirk derecesinde olan günahlardan imana dönmelidir. Büyük günahlarında dolayı tövbe etmeli ve yeniden günah işlememelidir. Zumer suresi 53. ayette; “De ki, aleyhlerine karşı ölçüyü kaçırmış olan kullarım, Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Şüphesiz Rabbimiz, bütün günahları affeder. Çünkü O esirgeyen ve bağışlayandır.” Necm suresi 32. ayette, Yüce Rabbimiz; “Ufak kusurların dışında büyük günahlardan ve çirkin amellerden sakınanlara, Allah’ın affı şüphesiz boldur.” demiştir. Al-i İmran suresi 133 ve 135. ayetlerde, “Yine onlar, günah olan bir amel yaptıklarında ya da kendilerine zulmettiklerinde, Allah’ı hatırlayarak hemen günahlarının bağışlanmasını isteyenlerdir. Allah’tan başka kim günahları bağışlayabilir ki, bilerek günah işlediklerinde ısrar etmeyenlerdir.” Tövbe duası Tövbe istiğfar etmek, Estağfirullah demektir. Haram işleyip sonradan pişman olmak ve Allah’tan korkarak, bir daha yapmamaya karar vermektir. Tövbe etmek, işlenen günahtan sonra bir daha bu günahı yapmamaktır. Günah sonrası tövbe etmek farzdır. Tövbe etmeyi ertelememek gerekir. Günah işledikten sonra tövbe etmek isteyenler aşağıdaki gibi dua etmelidir. “Estağfirullah, Estağfirullah, Estağfirullah, Estağfirullah, Estağfirullah, El – Azim, el – Kerim, er – Rahim ellezi la ilahe illa hü el-hayye’l Kayyum ve etübü ileyh Ve es’eluhu’t tevbete ve’l mağfirete ve’l hidayete lena innehü hüve’t tevvabu’r-ahim Tevbete abdin zalimin li nefsihi la yemliku linefsihi mevten ve la hayaten ve la nuşüra Allahümme ente Rabbi la ilahe ente Halakteni ve ene Abdüke ve ene ala ahdike ve va’dike mesteta’tu. Euzü bike min şerri ma sana’tu Ebu leke bi ni’metike aleyye ve ebu’u bi zenbi fağfirli, fe innehu la yağfiruz – zunübe illa ente Amentü billahi ve melaiketihi ve kütübihi ve rusulihi ve’l yevmi’l ahiri ve bi’l kaderi hayrihi ve şerrihi minallahi Teala ve’l Ba’sü bade’l mevti hakkun. Eşhedü en la ilahe illallahu ve eşhedü enne Muhammeden abdühu ve Resulüh. La ilahe illallah Muhammedu’r Resullullah.” Meali, “Ya Rabbi! Sen benim Rabbimsin. Sana inandım ve güvendim. Sana sığındım. Ellerimi açtım ve yüzümü sana döndürdüm. Kapına geldim, beni kulluğuna kabul et. Adem aleyhisselamdam bugüne kadar gelmiş tüm peygamberlere, kitaplara, meleklere ve ahiret gününe iman ettim. Bu güne kadar işlemiş olduğum tüm günahlarımdan pişman oldum. Bunları bir daha yapmamaya söz veriyorum. Günahlarımı affet, beni bağışla, beni kulluğundan ayırma, ellerimi boş çevirme, kapından kovma Ya Rabbi Beni kötü alışkanlıklarımdan terk etmeyi nasip et. Şeytana uydurma. Bana dayanmak için güç ver. Cehennem azabından koru, beni cennetine dahil et. Cennetinde Peygamber efendimize komşu olmayı ihsan et.“
daha gelmedimi tövbe zamanı ilahi